Feride
11 Ocak 2019 Öykü

Feride


Twitter'da Paylaş
0

Adım Feride. Gördüm.

Görmemem gerekiyordu ama gördüm.

Adım Feride. Sol ayağımın parmakları kırık. Bastı çünkü üstüne o. Basıp, topuğuyla döndü, parmaklarım çok acıyor.

Adım Feride. Bu bir ses kayıt cihazı. Komşunun serseri oğlundan aldım; o da memelerimi elledi buna karşılık. Memelerime bir şey olmadı. Ayak parmaklarım kırık. Acıyor.

Bu, bir ses kayıt cihazı. Deneme yaptım. Çalışıyor. Parmaklarım. Kanamış. Çoraplarıma geçmiş kan.

Hizmetçi vapuru vardır, biliyor musunuz? Vapur dediysem, motor işte. Sabahları buradan kalkar, karşıya geçer. On dakika bile sürmez, sıcaktır, biz hep oradayızdır. Binseniz, baksanız sağınıza solunuza, hep bizizdir. İskeleye yanaşır, dağılır gideriz. Herkes kendi çalıştığı eve.

Bazıları yolda konuşur çok, ben sevmem. Orospu hanımlar pezevenk beyler varsa ben bilmem. Bakmam hiç oralara. Başımı çevirir süpürgeyi çalıştırırım, çarşafları katlarım, kahvaltı masasını toplarım.

Gördüm ama. Ben, Feride. Gördüm. Görmemem gerekiyordu. Gördüm.

Kalırım bazen geceleri. Bazen değil. Cumartesileri hep kalırım. Gezmeye giderler akşam. Kal derler. Kalırım.

Biri üç yaşında, öbürü dokuz. İkisi de kız. Bana bırakırlar. Çerez yaparım onlara, kendime de kahve, film izleriz. Sinema salonu gibi. Uyurlar sonra. Uyumak istemezler ama uyurlar. Küçüğü sarılır bana uyurken. Örterim üstlerini. Sonra kucaklayıp taşırım tek tek.

Ben, Feride. Bekârım. Nerede olduğunu bilmiyorum onun. Belki de yoktur artık. Kızım da onun gibi. Havaalanında bir şey oldu ona. Kızıma. Sordum ziyaret yerinde. Yok dedi. Bir şey yoktu üstümde, yalan dedi.

Ben, Feride. Bilmiyorum hiç. Hiçbir şey bilmiyorum artık.

Balkona çıkarım sonra. Çocukları taşıyınca yani. Geniş minderler vardır. Kendime çay demlerim. Ayaklarımı uzatır, sigara içerim. Sessizce otururum orada. Gelmelerini beklerim. Sorarlar, nasıldılar diye, anlatırım. Küçük odaya geçerim. Kavga ederler bazen, duymam. Yorganı çekerim üstüme. Duymam.

Küçüktü. Çok küçüktü. Balkon demirlerinin arasından gördüm. Karanlıktı balkon. Karşıdaki evde, bahçeye açılan kapının camları kırılınca baktım ben. O zaman baktım. Bahçeye fırlayıp koşmaya başladı. Çıplaktı. Çırılçıplak. Sonra adam koştu arkasından. Küçüktü. On üç on dört bile yoktu yaşı. Çıplaktı. Adam yakaladı. Yaşlı, şişman. Bahçedeki lambanın tam altında yakaladı. Vurdu. Çok vurdu. Yere düştü. Gördüm.

Sonra kaldı öyle. Yerde kaldı. Çıplaktı. Küçüktü. Gördüm.

Sonra adamlar geldiler. Siyah torbalar getirdiler. Çevreye baktılar durup. Sigaram yanıyordu ağzımda, alıp söndürdüm hemen. Gördüler.

Siyah torbalar getirdiler. Kaldırıp içine koydular. Küçüktü. Çok küçüktü. Kaldırıp içine koydular. Tutup taşıdılar. Garaja doğru. Araba çıktı sonra. Arkasına koydular.

Ben, Feride. Bu benim sesim. Gördüm.  Araba gitti. Sonra yine baktılar her tarafa. Bana baktılar sonra. Büzüldüm minderlerin üstünde. Küçücük oldum. Baktılar.

Siyah ceketli, sakallı olan tuttu kolumu iskelede. Sabah. Pazar sabahı. Kimse yoktu salonda. Tuttu kolumdan. O değil, öteki. Sakalsız olan bastı ayağıma. Basıp topuğuyla döndü parmaklarımın üstünde.  “Ezilirsin” dedi. “Böyle ezilirsin” dedi. Bağırmadım. Bağıramadım. Kulağıma eğildi öteki, kolumu sıktı, kızımın yattığı koğuşu söyledi. “Yazık olur” dedi.  

Bağırmadım. Bağıramadım. Motor geldi. Bindim.

Ben, Feride. Evimdeyim. Bu, benim kendi sesim.

Gördüm. Görmemem gerekiyordu. Gördüm. Küçüktü. Çok küçüktü. Siyah torbaya koydular. Gördüm.

Ben, Feride. Bitti. Bu kadar.

Ne yapacağımı bilmiyorum.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR