Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

7 Ekim 2020

Edebiyat

Resimli Kitapla Emily Dickinson’ın Hayatına Bir Bakış

Maria Popova

Paylaş

1

0


“Annen piyano çalarken onu dinle. Sürekli aynı parçayı çalma pratikleri yapıyor ve bir anda mucize oluyor, müzik hayat buluyor, nefes alıyor. İnsanın tüylerini diken diken ediyor bu. Açıklaması zor, bir gizem. İşte bunu sözlerle yaptığında şiir ortaya çıkıyor.”

Emily Dickinson (1830-1886) yirmi iki yaşındayken erkek kardeşine yazdığı bir mektupta, “Çocuk olmayı çok seviyorum,” demişti. “Keşke hep çocuk kalsaydık. Büyümek nasıl işliyor, hiç bilmiyorum.” Gerçeği, şiirlerinde samimi ve yenilikçi bir dille irdelerken içindeki çocuğa hep atıfta bulundu. Kendi hayatı şiire dönüştü, yorumların resmedildiği tuvalde hakikatleri aradık.

Gerçek ve kurgu arasındaki bu boşluktan, yazar Michael Bedard ve sanatçı Barbara Cooney'nin 2002 resimli kitabı Emily ortaya çıkıyor – ebeveynleriyle, Dickinson'ın Amherst'teki evinin karşısına taşınan küçük bir kızın hikâyesi. Bir gün, küçük kızın piyanist annesi için gönderilen mektup kapının altından atıldığında anlatıcı; sokağın karşısında yaşamakta olan, “efsane” olarak bilinen, her daim beyaz giydiği söylenilen ve kendini şiir denen tuhaf işe adamış olan gizemli kadın hakkında düşünmeye, ondan büyülenmeye başlıyor.

Hikâyenin kahramanı kurgusal olsa da akıllara Mabel Loomis Todd’un kızı Millicent Todd’u getiriyor – Emily’nin abisinin hayatının aşkı (abisi William, Emily’nin aşkı ve ilham kaynağı Susan’la evli olsa da).

Emily evinin üst katında saklanırken Mabel ailesinin evine gelip piyano çalardı, Emily’nin “Amherst Efsanesi” lakabını o bulmuştu, Emily’nin yazdığı mektuba bastığı çiçeklerin resmini yapmıştı ve şairin çığır açıcı şiirlerinin bulunduğu kitabın ilk baskısının kapağını Mabel yapmıştı. Ayrıca yine kitabı düzenleyip yayımlayan Mabel’di.

Mektubun onlara ulaşmasından sonra küçük kız, esrarengiz komşusunu merak etmeye başlar, babasına sorular yöneltir:

“Sarı evdeki hanımefendi nasıl görünüyor?” diye sordum.

“Bilmiyorum canım. Yüzünü gören fazla kişi olduğunu sanmıyorum. Minyon olduğunu söyleyenler var gerçi. Bir de hep beyaz giyiyormuş.”

“Sence yalnız hissediyor mu?”

“Sanırım bazen. Hepimiz bazen yalnız hissederiz. Ama ona arkadaşlık eden kız kardeşi var ve bizde olduğu gibi çiçekleri var. Ayrıca şiir yazdığını söylüyorlar.”

“Şiir ne?” diye sordum.

Avucuma solmuş yapraklar koydu. “Annen piyano çalarken onu dinle. Sürekli aynı parçayı çalma pratikleri yapıyor ve bir anda mucize oluyor, müzik hayat buluyor, nefes alıyor. İnsanın tüylerini diken diken ediyor bu. Açıklaması zor, bir gizem. İşte bunu sözlerle yaptığında şiir ortaya çıkıyor.”

Ertesi gün küçük kız annesinin elini tutar ve ikisi, esrarengiz komşularıyla tanışmak için yolu tutar. Emily'nin kız kardeşi onları sıcak bir şekilde karşılar, şairin onlarla görüşemeyeceğini ama odasından onları dinleyeceğini söyler.

Annesi, Dickinson çocuklarının meşhur tablosunun altında piyano çalarken, genç anlatıcı sessizce oturma odasından ayrılıp merdivenlerden yukarı çıkarken efsaneyle karşılaşıyor. İkisinin bu karşılaşması ve aralarında geçen konuşmalar, nefes alan şiire benziyor.

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Brainpickings)

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Turgut Çeviker: “Kitaplarımla birlikte..Semih Gümüş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nigel Andrew

27 Ekim 2025

Rousseau’nun Yöntemindeki Delilik

18. yüzyıl düşünürlerinden Thomas Day, Jean-Jacques Rousseau’nun eğitim yöntemlerinin fanatiğiydi ve her birini test edeyim derken tamamını çürütmüş oldu. Derby’li Joseph Wright’ın İngiltere Tate Müzesi’nde sergilenen çarpıcı portrelerinden birinde kibar giyimli bir ..

Devamı..

Dan Brown’dan Sırların Sırrı

Sam Leith

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024