“İnsanların başarılı olma ve hata yapmama konusunda takıntılarının olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Hata yapmaktan korktukları için eyleme geçemiyor, buna karşılık mükemmel olmak istiyorlar.”
Feza Karakaş Amerika’da yaşadığı dönemde Louise Hay, Wayne Dyer, Landmark Education, Byron Katie, Easter Hicks’in öğretilerinden etkilendi. Amsterdam’da Byron Katie ile tanıştı ve The Work eğitimi aldı. Yazar, 2019’dan beri eşiyle kurduğu farkındalık, meditasyon ve kabul atölyesi FMK Bilgelik Atölyesi’nde eğitimler, seminerler veriyor, kurslar düzenliyor, kitaplar yazıyor. Karakaş ilk kitabı Her Şey Bizim İçin Oluyor'da yazar ve eşinin kurdukları atölyeye katılan katılımcıların, kendilerini strese sokan zihin kalıplarını ve bu kalıplarla ilişkili deneyimlerini alçakgönüllü ve samimi biçimde paylaşmış, “sevgi eylemde” adını verdikleri bu süreç esnasında yaşadıkları değişimleri örnekler vererek -var olanı, doğayı, çevreyi, insanı sevmek- kitabın merkezine almıştı. Bekledikleri kişinin kendileri olduğu bilinciyle çıktıkları bu yolculukta, çevre ve doğayla uyumlu yaşama yeniden dönüş çabası belirgindi. Yazar, “Mutluluk Projesi” adlı ikinci kitabında öncelikle insanı mutsuz edecek elli üç düşünce ve inanç kalıbından bahsetti ve hangi düşünceler bağımızı kaynaktan koparmaya sebep oluyor ve tekrar nasıl bağlanıyoruz konularını işledi.
“Mükemmel şimdiki anda olandır. Gerçek ne ise, ne oluyorsa o mükemmeldir. Eksiksiz ve kusursuzdur. Çünkü olan olmuştur, bitmiştir ve tamamdır. Anda olan mükemmelse insanlar neden mükemmelliği arıyor? Çünkü olana direniyor. Evrenin planından başka bir plana –olandan çok daha iyi olduğunu düşündüğü bir plana- inanıyor, bu planı çok iyi bildiğini düşünüyor ve zihni hakikat ile tartışıyor.” (Byron Katie, Olanı Sevmek, Butik Yayınları)
Feza Karakaş’ın “Mükemmel Olmalıyım. Bu doğru mu?” alt başlığı taşıyan son kişisel gelişim kitabı Özgürlük Projesi geçtiğimiz ay Destek Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Öncelikle kitabın alt başlığında yer alan mükemmel sözcüğünün sözlük anlamlarına bakalım. Mükemmel; olgun, eksiksiz, kusursuz, tam ve yetkin olmak demek. Kemâl’den üretilen bir sıfat aynı zamanda. Kemâle erdirilmiş, kemâl bulmuş, tekmil, güzel ve âlâ anlamları da var. Mükemmeliyetçi ise tanımda yer alan durumlara ulaşma kaygısı nedeniyle yaşamını sınırlayan, girdiği cendere nedeniyle hayatını kısıtlı biçimde yaşayan ve olup bitene dar açıdan bakan bireyler için kullanılan bir sıfat. İşte Feza Karakaş’ın son kitabı bu kapana kısılan, deyim yerindeyse zihninin bir tür kölesi olan insanların açık ve özgür bir zihne ulaşmaları konusunda bir başvuru kitabı niteliğinde. Yazar kitaba mükemmeliyetçiliğin tanımı ve mükemmeliyetçi bir zihnin özellikleri hakkındaki düşünceleriyle başlıyor, devamında mükemmeliyetçiliğin yaşam üzerindeki etkilerini aktarıyor. Nasıl bir yaşam biçimi, nasıl bir aile, eğitim, ilişkiler ve sonuç olarak hangi etkenler mükemmeliyetçi bir birey olmanın yolunu açar? Ardından tam ve yetkin olma arzusu, dış görünüm-ebeveynler ve kariyer konusundaki mükemmellik konulu takıntılar, hata yapma korkusu, rezil olma-utanç ve başarısız olma korkusu gibi kalıplar üzerinden içine düşülen döngüden nasıl çıkılır meselesine odaklanıyoruz. Mükemmeliyetçilikle ilintili kalıplar ve etkilerden nasıl özgürleşebileceğimiz meselesini sorguluyoruz. Burada okurların yol göstericisi yazarın önceki iki kitabında olduğu gibi Byron Katie’nin geliştirdiği The Work yöntemi. Bizi mutsuz eden zihin kalıplarımıza ve inançlarımıza yönelik dört temel soru ve bir eylemden oluşuyor bu yöntem: “Bu doğru mu, bunun doğru olduğunu kesinlikle bilebilir misiniz, bu düşünceye inandığınız zaman nasıl tepki veriyorsunuz, ne oluyor, bu düşünce olmadan nasıl biri olurdunuz? Son olarak da tersine çevirmeler.” Bu başlıklardan hareketle katılımcılar zihinlerini tutsak eden mükemmeliyetçilik kalıplarıyla ilgili hikâyeleri samimi biçimde anlatıyor ve sorguluyor. Kitabın hemen her bölümünde yazarın samimi, akıcı ve yalın anlatımlarına ek olarak katılımcı diyalogları ve alıştırmalar yer alıyor. Katılımcı hikâyeleri, The Work yöntemi ve FMK Bilgelik Okulu’nun temel özellikleriyle ilgili özlü bilgilerle birlikte kitap sona eriyor.
“Mükemmeliyetçi bireyler, haklı olma ihtiyacı duyar. Bakış açısının doğru olduğunu ötekilere ispat etmek için elinden geleni yapar. Ne pahasını olursa olsun egosunu ve algısını savunur, eleştirilerden kaçar. Kendisiyle barışık insanlar geribildirim ve eleştirilere açıktır. Onların değerini bilir, eleştirileri dürüstçe değerlendirir. Bu deneyimden neler öğrendiğine, kendini nasıl geliştirebileceği meselesine odaklanır.”
Nerede ve ne zaman bir hata görüp hemen müdahale ediyor, düzeltmeye çalışıyorsanız; bir işin nasıl en iyi yapılacağını siz biliyorsanız; yapıp ettiğiniz işlerde ne kadar iyi olursanız olun başarılı sonuç alamadığınızda mutsuz oluyorsanız; en ufak hatada bile sürekli kendinizi suçluyorsanız; yapmak istediğiniz işleri ya bekletiyor ya da bir türlü bitiremiyorsanız; standartlarınız ve beklentileriniz hep yüksekse ve bütün bunlar yüzünden kendinizi sürekli strese sokuyorsanız mükemmeliyetçi davranış kalıplarına sahip bir insan olabilirsiniz. Değişmek istiyor ve zamanınızı boşa harcamamak istiyorsanız Feza Karakaş’ın kişisel gelişimle ilgili son kitabı Özgürlük Projesi. Mükemmel Olmalıyım. Bu doğru mu? kitabını okumak sizin için iyi bir başlangıç olabilir.






