Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

8 Mayıs 2017

Hayat

Gelecek Ütopyalarına Gerçeklik Kazandırmak

Semih Gümüş

Paylaş

30

0


Kapitalizmin neoliberal piyasasını da, güçlü devlet örgütlerini de tedirgin eden bu yeni olanaklar, gelecek ütopyalarını da değiştiriyor, yeni modeller çıkarıyor. Sol bu modellerle bir tek burada mı ilgilenmiyor?
Semih Gümüş
Duvar yıkıldıktan sonra dünya değişti. Değişecekti demek. Yol açtığı çöküntü bir göktaşının açabileceği çukurdan daha küçük olmadı. Ağaçlarımız kavruldu, ormanlarımız çöl oldu, ışığımız azaldı. O günlere gelene dek bir çeyrek yüzyıl boyunca bu ülkenin batısında sanırım bir daha görülmeyecek karşılıksız özveriler ve acılarla mücadele edenler için bu çöküşün moral etkisini anlatmak kolay değil. Paul Mason, Dinyester Irmağı’nın serbest piyasa kapitalizmi ile Vladimir Putin’in yönettiği ve dilediğiniz adı verebileceğiniz sistem arasında bir coğrafi sınır olduğunu söylüyor. Bir yanda serbest piyasanın yoksullaştırdığı, günde 5 dolara sefalet içinde çalışan insanların yaşadığı Moldova var, öte yakada mafyanın ve gizli polisin kontrolündeki Transdinyester adı verilen kukla Rus devleti. Mutsuzluğu neyin yarattığı konusunda kesin sözler etmek doğru olmaz. Gene de Paul Mason Kapitalizm Sonrası'nda tozlu yollar ve asık suratlarla dolu o kurşuni dünyayı komünizmin değil, kapitalizmin yarattığını belirtiyor. Böylece bütün tezleri için bir giriş yapıyor. Onun tezlerinin tartışılmasında sonsuz yarar var, ortaya attığı savlar bu arada elbette sorgulanabilir. Büyük ideallerin getirdiği mutluluk yıllarımız, yol açtığı düş kırıklıklarıyla mutsuzluğun ne olduğunu da yaşattı. Kaldı ki Stalin döneminin akıl almaz kıyımının orada yol açtığı mutsuzlukların şiddetini anlamamız da olanaksız. Buradaysa solun Stalin dönemini değerlendirmekten bugün bile bu denli uzak oluşu herhalde tuhaf sayılmalı. Mason, sonra uzun uzun açıkladığı çıkış seçeneğini baştan belirtiyor: “Birincisi, neoliberalizmi başımızdan defederek küreselleşmeyi yaşatır, ardından kapitalizmin kendisini geride bırakarak gezegeni yaşatırız; ve böylece kendimizi kargaşadan da, eşitsizlikten de kurtarmış oluruz.” Mason çok iyimser gelebilir ama bir gelecek tasarısı kurmak için onunki gibi sözlere de gereksinim var. Bugün Batı’da kriz büsbütün atlatılmış değil, tersine, krizin yükünü üstünden atan deveye bir dizi hendek daha atlatılmaya çalışılıyor, hem de önümüzde yeni bir dipsiz çukur açılmak üzereyken.
Kapitalizm elbette doğal ve sonsuz bir düzen değil. Demek bir boşluk oluşuyor, fırsatlar doğuyor. En azından buna inanılabilir.
Üstelik burada krizden çıkış, sözgelimi Latin Amerika’daki gibi sol iktidarlara kapıları açmıyor. Yakın gelecekte krizin uçaktan paraşütsüz atacağı bu ülkede, seçenek yalnızca, herhangi bir otoriter sağcı iktidar yerine onun zayıflığını örtecek bir sivil diktatörlük olarak görünüyor. Solun en sağında çırpınanlar seyirci konumunda, onun solundaki sol da toplumsal karşılıkları olmadığı için yalnızca fikir üretebilecek durumda. Zor durum. Kapitalizm elbette doğal ve sonsuz bir düzen değil. Piyasanın kontrolsüz çalışması da onun toparlanmasını engelliyor. Daha uzun bir zaman boyunca nitelikli bir toparlanma olmayacak. Demek bir boşluk oluşuyor, fırsatlar doğuyor. En azından buna inanılabilir. Kapitalizm sonrası tünelin ucunda görünmüyor belki ama bu da yapılması gerekenleri ertelemeyi gerektirmiyor. Sosyalist soldan beklenen, bu gelişmeleri öngören bir strateji geliştirmesi. Siyasal stratejilere tok kalıp ekonomik ve kültürel alanları yeni değerler doğrultusunda tasarlayan değişim tasarılarına gereksinim var. Mason, “Eğer kapitalizmden daha iyi bir sistem olduğuna inanıyorsanız, geçen yirmi beş yıl ‘Dünyada kalakalmış bir Marslı’ olma duygusunu aratmıştır,” diyor. “Toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin açık bir görüşünüz vardır ama oraya ulaşmanın bir yolunu bulamazsınız.” Durumumuz böyle ama sorun şu ki, bu duruma yenik düşmedik. Şimdi dünyayı birbirine bağlayan bir ağ var ve o ağ içinde etkin olanlar birbirlerini harekete geçirmeye de çalışıyor. Yeni medya, demokratizmin yepyeni bir biçimi, ne derseniz deyin, bu olanak dünyanın halini çok değiştirdi. Bu ağ, otoriter devletlerin kontrol altına alamadığı bir hareket ettirici enerji veriyor. Hiç kuşku yok ki kapitalizmin neoliberal piyasasını da, güçlü devlet örgütlerini de tedirgin eden bu yeni olanaklar, gelecek ütopyalarını da değiştiriyor, yeni modeller çıkarıyor. Sol bu modellerle bir tek burada mı ilgilenmiyor? Oysa düşünce tembelliği hemen köleleştirir.
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Zambak Kadar BeyazA. Ömer Türkeş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

S. E. Breitegger

13 Mayıs 2025

Bir Mektup

Okuduklarım içimde birikiyor, büyüyor, içimde bir şeyler inşa ediyor, ben hepsini sana yazmak, seninle bunları konuşmak ihtiyacı duyuyorum.Sevgili dostum, Bu ara çok okudum, okuduklarımla ne yapacağımı bilemiyorum bazen, ben de sana bir mektup yazmaya karar verdim. Mektuplar hayatımızdan ç..

Devamı..

Toplumsal Gerçekçi Romanlar (Gerçekçil..

Kemal Gündüzalp

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024