Gülendam Noyan Kurhan • Orman Yangınları
21 Mayıs 2017 Öykü

Gülendam Noyan Kurhan • Orman Yangınları


Twitter'da Paylaş
0

Nehirle aynı renk gondolun içindeyim. Daha önce gondola hiç binmedim. Tek kürekle nasıl ilerleyeceğimi aklım almıyor. Yanımdan balıklar geçip gidiyor. Az ötemde yazdan kalan orman yangını. Brandayla örtülmüş kayığı görüyorum. Nehir dalgalı olduğu halde duvara saplanmış, kıpırdamıyor. Biliyorum ki kıpırtılı dalgalar suyun yüzünde bir oluyor. Birbirine geçişleri fişek gibi saplanıyor aklıma.  Ötede duvarlar yok, yıkıldılar.

Şüphelenmek nasıl canavar oldu, diyorum. Korkutamazlar beni, canavarların yüzünü örtüyorum.  Kayığa dönerken buluyorum kendimi. Yine ona dönüyorum,  girdap tam altımda oluşuyor, birbirine geçişlerini seyredemiyorum, kalbim yokmuş, hissediyorum. Yıkılıyorum, ıslanıyorum, girdap derinlere çekiyor, çıkmıyorum, derinlerden korkmuyorum. Balıklara,  en son karideslere el sallıyorum,  sıcak yazdan daha sıcak, yanan ıslak toprağa giriyorum. Toprak çekiyor, içinde bulunuyorum. Kuşku olmasın, mutluyum. Bakıyorum, yine suya giriyorum, karideslerin altındayım, sonra bakıyorum Havai'de sahildeyim. Dünyanın altından girip altından çıkmışım. Bulutlara doğru ilerledikçe yazı küçülüyor, benimle aynı renk dünya küçülüyor. Daha önce buluta hiç binmedim. Yanımdan geçtiği halde almıyor beni. Umurumda değil kalbim. Güneşe doğru gittiğimi görmek beni delirtiyor, aman Allahım, aman Allahım, diyorum. Delirdikçe daha mutluyum. Biliyorum ki küreğim güneşe girdiğinde havai fişekleri tam altlarından seyrederkenki gibi hissedeceğim kendimi. Umurumda değil yanan sahiller, branda. El sallıyorum. Ağlamak tek başına kalsın, o bir başına olsun en azından yazıda.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR