Edebiyat, yemek ve fotoğraf arasındaki bağın temeli kurmaca metinlerde Hayali Ziyafet sofralarıdır. Yemek yemek, sosyalleşmeyi ve hayatta kalmayı birbirine bağlayan bir aktivitedir. Edebiyatta sık sık yemek hazırlayan ve tüketen karakterlerle karşılaşırız. Yemek imgesi günlük yaşamın ritüellerini derinden ortaya koyduğu için hikâye anlatımında dönüm noktası gibidir. Hikâyeye hayat verirken yemek bir karakteri tanımlayabilir veya başka bir temayı aktarabilir: karakterleri sosyal ya da kültürel kimlikle ilişkilendirir. Hem yemek hem sözcükler insan ırkı için önemlidir ve edebiyatla bir araya getirilme şekli o zamanki toplumla alakalıdır. Yemek fiziksel ihtiyaçları karşılarken aynı zamanda duygusal beslenmeyi de sağlar.
Heidi - Johanna Spyri
Oyun Sonu - Samuel Beckett
Sırça Fanus - Sylvia Plath
The Annotated - Alice Lewis Carroll
Goldilocks and the Three Bears - Jacob&Wilhelm Grimm
The ingenious Hidalgo Don Quijote of la Mancha - Miguel de Cervantes
Çavdar Tarlasında Çocuklar - J. D. Salinger

Pippi Longstocking - Astrid Lindgren
Viper in the fist - Hervé Bazin

Ulysses - James Joyce
Aslan, Cadı ve Dolap Clive - Staples Lewis
Oliver Twist - Charles Dickens
Kolera Günlerinde Aşk - Gabriel Garcia Marquez

Göz - Stephen King
Kayıp Zamanın İzinde - Marcel Proust
Deniz Feneri - Virginia Woolf
Dönüşüm - Franz Kafka
Dumpling - Guyde Maupassant

Sefiller - Victor Hugo

We Have Always Lived in The Castle - Shirley Jackson
Jane Eyre - Charlotte Bronte
Moby Dick - Herman Melville
Balzac and the Little Chinese Seamstress - Sijie Dai
The Bluest Eye - Toni Morrison
(Charlesroux)
Çeviren: Yaprak Sayın






