Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

6 Mayıs 2020

Edebiyat

Adınla Çağır Beni Rüyası Devam Ediyor

Spencer Kornhaber

Paylaş

1

0


“Konuşmak mı daha iyi yoksa sessiz kalmak mı?”

André Aciman’ın 2007’de yayımlanan Adınla Çağır Beni romanının ve aynı adla kitaptan uyarlanan 2017 Oscar ödüllü filmin âşıkları Elio ve Oliver, bugün bütün bir çağdaş kurgu alanında geylerin gözdesi olmuş durumda.

Aciman’ın romanı, yazarın planladığı bir İtalya seyahatine dair yazmaya başlamasıyla ortaya çıkmış, bu süreçte, yazdıkları, ailesinin villasında yaşamayan bir gencin bir kadını arzulayışını anlatan bir hikâyeye dönüşmüştü. Daha sonra hikâye yeniden değişti ve saplantı nesnesi bu kez bir erkeğe dönüştü, yani yaz tatili için Amerika’dan gelen havalı yüksek lisans öğrencisi Oliver’a…

Yayımlandıktan sonraki on yıl içinde Adınla Çağır Beni niş bir bağlılık nesnesi olmakla kalmayıp büyük ölçüde popüler bir ilgi alanı haline geldi, çünkü Aciman’ın tercihi Elio ile Oliver’a istediklerini –birbirlerini– vermek olmuştu. Eşcinsel edebiyatı ise çoğunlukla, Viktorya dönemi kurgularındaki üstü kapalı imalardan James Baldwin’in Giovanni'nin Odası romanındaki mersiyelere ve Larry Kramer’ın The Normal Heart’ındaki AIDS dönemi acılarına kadar, bastırılmış arzu ve trajik sonlarla ifade edilegelmişti. Aciman, Adınla Çağır Beni ile bu geleneğe ters düştüyse de, bu yalnızca bir tesadüfün eseri. Queerliği bir toplumsal güç olarak –tarihi ve politikası olan bir topluluk ve kimlik biçiminde– kurgulamak değildi yazarın aklındaki. Aklında olan, arzunun doğasıydı.

Şimdiyse, yine, kendi –ve de yarattığı karakterlerin– heveslerinin peşinden giderek daha geniş çaplı bir kültürel açlığa hizmet eder gibi görünüyor Aciman. Hayranlarının yıllarca kitabın devamını yazması için yalvardığı 68 yaşındaki yazarın beşinci romanı Bul Beni, Oliver ile Elio’ya yeniden dönüyor. On yılları kapsayan ve dört bölümden oluşan, üç farklı karakterin bakış açısı etrafında dönen kitapta, Aciman, iki adamın da ayrı geçirdikleri onca yıl boyunca her şeye rağmen birbirlerine duydukları özlemi gözler önüne seriyor. Romanın nabzını ise yine Adınla Çağır Beni’de ayrıntılı biçimde üzerinde durulan o ikilem tutuyor: “Konuşmak mı daha iyi yoksa sessiz kalmak mı?” Başka bir deyişle, sonuçları ne olursa olsun kazanan arzu mu olmalı? Hayran kitlesi, Oliver ve Elio’nun bu soruyu nasıl cevapladıklarını duymaya can atacaktır. 

andre aciman

Öncekinde olduğu gibi, roman başta kurmaca otobiyografi türünde bir oyun olarak yazılmıştı. 2016’da Aciman, onursal vatandaşlık almak için Bordighera’ya –Adınla Çağır Beni’nin geçtiği İtalya şehri– gitmişti. Trende, dönüş yolundayken, ölen babasıyla ilgili bir yazı yazmak için bilgisayarını açtı. O sırada yanına genç bir kadın oturdu ve konuşmaya başladılar. Daha sonra kadın durakta indi. “O gider gitmez, trende otururken yarı yaşındaki bir kadınla tanışan bir adam hakkında yazmaya başladım,” diyor Aciman. “Beş altı sayfa gittikten sonra şunun farkına vardım: Sami’ydi bu.”    

“Sami”, Aciman’ın Adınla Çağır Beni kitabında isimsiz olan ve James Ivory’nin film senaryosunda da Samuel olarak geçen Elio’nun babasının adının kısaltılmış hali. Hem kitap hem de film, Samuel’ın, oğlunun Oliver’la olan ilişkisini onayladığını –ve de buna dair bir kıskançlığı– ifade etmesiyle son bulmuştu. Yıllar boyunca, özellikle de filmden sonra, okurlar ve izleyenler Samuel’ın söylediklerinin, aslında onun gey olduğu ama hiç buna yönelik bir eylemde bulunmadığı anlamına gelip gelmediğini merak ettiler. Aciman ise, en başında durumu bu şekilde kurgulamadığını ama yine de böyle düşünülmesinin hoşuna gittiğini ifade ediyor.

Bul Beni, Samuel’ın cinsel yönelimini gizlediği gibi bir imada bulunmuyor yine de. Bir ergenin eşcinsel arzularını anlatan o içten hikâyenin devamı, yaşça büyük bir adamın kendisinden genç, güzel bir kızı seyrederken şöyle sormasıyla başlıyor: “Neden suratın asık?”

***

Aciman, güncel söylemlere dair kayıtsızlığını bir özgürleşme biçimi olarak tasvir ediyor: Kendisi, günümüz New York’undaki “püritenlik kalıntılarını” değil, 50’lerin ve 60’ların İskenderiye’sinde içinde yetiştiği “hoşgörülü” atmosferi model alıyor. Adınla Çağır Beni, homofobinin adının bile neredeyse hiç geçmediği bir eşcinsellik romanı olmaktan öte, aynı zamanda on yedilik bir gencin yirmi küsur yaşlarındaki bir diğeriyle yaşadığı ilişkiyi, reşitlik meselesine dair herhangi bir meşruluk veya suç çerçevesinde hiç tartışmadan konu alan bir roman. Bul Beni’de de, Samuel ve Miranda’nın flörtü mayıs-aralık boyunca sürüyor, ki bu da edebiyat tarihinde –ve gerçek yaşamda– hayli aşina olduğumuz bir durum. “Miranda’nın ilgisini çeken, Samuel’ın ağırbaşlılığı, belki bilgeliği… Samuel’i çeken de onun enerjisi, gençliği, içindeki kıvılcım,” diyor Aciman. Yazarın bu tür ilişkileri yazmasının nedeni ise yaş farkı, güç ya da toplumsal cinsiyet üzerine kinayeli yorumlarda bulunmak değil; daha ziyade, kendi deyişiyle, karakterler arasında “bir ölçüde kurulması mukadder olan o köprüden” keyif alıyor.

Çeviren: Beki Nil Levi

(The Atlantic)

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Devrimi Popüler Kültür Ürünü Haline Ge..Andre Pagliarini
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Şevval Uzun

3 Ağustos 2025

Zamana Yazılmış Bir Eğer

“Hatıralarımız ağır gelir ruhumuza, yaprakların ağır geldiği gibi can çekişen bir ağaca.” Kitaplarda, filmlerde, anlatıların çoğunda zaman hep güçlü bir unsur olarak karşımıza çıkar. Zaman sadece bir çerçeve değil; karakterleri yönlendiren, hikâyeyi dönüştüren, duyguları teti..

Devamı..

Yazarken Konfor Alanının Dışına Çıkmak

M. C. D. –. A. LaPlante

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024