Hayatın Sanatı Taklit Ettiği Trajik Örnekler
26 Nisan 2019 Edebiyat İnsan Liste

Hayatın Sanatı Taklit Ettiği Trajik Örnekler


Twitter'da Paylaş
0

Hayatın sanatı yansıttığı fikri herkesin aşina olduğu bir fikirdir. Birçok durumda, gerçekle kurmacanın arasındaki benzerlikler tehlike arz etmez. Ancak öyle anlar vardır ki ikisi arasındaki silik çizgi, ortada rastlantıdan daha fazlası olduğunu gösterir.

Agatha Christie’nin kaybolması

Tüm zamanların en çok satan roman yazarlarından biri olan Agatha Christie, 1926 yılında kitaplarıyla değil kişisel hayatıyla ilgileri üstüne topladı. Kitaplarına konu olabilecek bir olay yaşadı: Christie birden ortadan kayboldu. Bu açıklanamayan durum, gazetelere manşet oldu, binlerce gönüllü ipuçları bulmak için ülkeyi dolaştı. Arabası bir maden ocağının yanında, paltosu ve kimliği arabanın içinde bulununca herkes en kötü ihtimalin gerçekleşmiş olduğundan korktu. Kocası yakın zamanda başka bir kadın için Christie’yi terk edeceğini duyurmuştu, bu sebeple bütün gözler ona çevrildi. Christie, kaybolduktan on bir gün sonra bulundu. Ama bulunması mutlu bir sona varmadı. Kayıp olduğu süre içerisinde Christie kocasının yeni sevgilisinin adını kullanarak otele giriş yapmıştı ve ne yaptığıyla ilgili en ufak bir şey hatırlamıyordu. Doktorlar ona amnezi teşhisi koydu ve beyin sarsıntısı geçirmiş olabileceğini söylediler. Yeni teoriler, Christie’nin intihar etmeyi düşündüğünü ve din kaynaklı sebepler yüzünden bu durumdan utanıp günlerce kendini sakladığını öne sürüyor. Bir başka inanç, kocasının ihanetinin üzerinde yarattığı stres ve annesinin kaybından kaynaklanan depresyonun bir araya gelip onu bu duruma ittiği yönünde.

Mary Shelley’nin kocasının boğulması

Frankenstein’in yazarı Mary Shelley’nin kısa romanı Mathilda, yazar öldükten yıllar sonra basıldı çünkü Shelley’nin babası kitabın basılmasını engellemişti. Shelley'nin babası kitabı okuyan insanların, ensest ilişki tasvirleri içeren bu romanın otobiyografik olduğunu düşünmesinden korkmuştu. Romanda denize doğru koşmakta olan kahramanın tasvir edildiği bir bölüm var. Bu kahraman, sevdiği insanın öldüğünü düşünüyor ve onu kurtarmak için çok geç kalmış olabileceğinden korkuyor. Romanın yazılmasından birkaç yıl sonra Shelley, kocasının boğulması durumunda, kahramanla aynı kaderi paylaştı. Shelley, daha sonra bu iki olay arasındaki esrarengiz benzerlikler hakkında yorum yaptı. Kendini, trajik kahramanı ile nasıl özdeşleştiğini anlattı ve kitabının kehanette bulunmuş olabileceğine inandığını söyledi.

H.G. Wells ve atom bombası

Dünyaların Savaşı, Zaman Makinesi ve Görünmez Adam gibi bilim kurgu romanlarıyla bilinen H.G. Wells’in, zamanının ilerisinde düşündüğüne ve düşüncelerinin ileride gerçek olabileceğine inanılıyordu. Gerçekleşecek olan rahatsız edici tahminlerinden biri, 1914’te yazdığı Özgür Bırakılan Dünya romanında yer alıyordu. Yazar, bu kitabında uçaklardan atılan, inanılmaz güçlü bir bombayı tasvir etti ve ona “atom bombası” adını verdi. Otuz yıl sonra, betimlediği bombaya korkutucu derecede benzeyen, aynı isimli bomba üretildi. Bombayı geliştiren ekip bile Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan bombanın sebep olduğu yıkımdan son derece rahatsız oldu. Well’in kurgusunda var olan ahlaki uyarılara dikkat edilseydi, belki de farklı sonuçlara ulaşılabilirdi.

J.K. Rowling’in annesini kaybetmesi

J.K. Rowling, ilk kitabı üzerinde çalışmaya başladıktan altı ay sonra annesi skleroz hastalığı yüzünden hayatını kaybetti. Annesi kırk beş yaşında öldüğünde, kızını bekleyen şöhretten bihaberdi. Rowling’in yazdığı ilk Harry Potter kitabının taslağında, yani en başından beri Harry, bir yetim olarak karşımıza çıkıyordu. Rowling, annesini kaybedince kahramanının yaşadığı duyguları çok daha iyi anlamaya başladı. Böylece kitabın, birini kaybetmekten bahseden bölümleri üzerinde yeniden çalıştı. Harry’nin ebeveynlerinin ölümü artık üstünkörü bir şekilde anlatılmıyordu, tam tersine, dokunaklı ve duygusal anlamda ağır anları kapsıyordu. Bu durum hikâyenin gelişmesini sağlasa da Rowling’in, birini kaybedince duyulan hissi tam anlamıyla kavramak için Harry’nin acısını doğrudan deneyimlediği unutulmamalıdır.

Titanik gemisinin batması

Morgan Robertson’un 1898’de yazdığı kısa roman Futility ya da Titan’ın Enkazı, buzdağına çarpıp batan ve neredeyse içinde bulunan herkesin ölümüne yol açan, lüks bir okyanus gemisiyle ilgiliydi. Evet, bu durum da kurguda, gerçek hayatta gerçekleşecek olan şeylerden bahseden örnekler arasında. Kitap, Titanik batmadan 14 yıl önce yayımlandı, ancak gemilerin isim benzerliği ve kaderleri, gerçek Titanik ile kitaptaki gemi arasındaki tek benzerlik değildi. Gemilerin boyutu, kapasitesi ve filikaların sayısı gibi ince detaylar da birbirine benzerlik gösteriyordu. Gemilerin battığı tarih dahi aynıydı. Öngörü ya da rastlantı olup olmadığı bilinmemesine karşın bu durum, hayatın sanatı taklit ettiği en trajik vakalarından biridir.

Carrie Fisher ve Prenses Leia’nın kaderi

İkiz topuzları, uçuşan beyaz elbisesi ve elinde silahla aklımızda resmettiğimiz aktris ve yazar Carrie Fisher, ikonik Yıldız Savaşları kahramanına hayat veren kadın olarak tanınır. Fisher, 2016 yılının sonlarında Londra’dan Los Angeles’a uçarken kritik bir sağlık sorunu yaşadı. 60 yaşındayken vefat eden Fisher, ölümünden kısa bir süre önce Yıldız Savaşları: Bölüm VIII-Son Jedi filminde beşinci kez Leia olarak oynamıştı. Onu büyük ekranda tekrar görmek mutluluk verici olsa da, Fisher’ın kardeşi dahil birçok kişi filmin bazı sahnelerinin kabullenmesi zor olduğunu düşündü. Bölüm VII’de Leia karakteri komaya giriyor, hem de bu durum Fisher’ın gerçek hayatta birkaç ay önce başına gelmişken. Fisher hayatını kaybederken, Leia yaşamaya devam etti. Fisher’ın mirası, oynadığı karakter ve sahneler sayesinde daha uzun seneler yaşayacak.

İlginç olan örneklerden biri de Sherlock Holmes’ün yazarı Sir Arthur Conan Doyle’un yanlış bir şekilde suçlanan iki insanın davalarının çözülmesi için Sherlock Holmes’e dönüşmesi. Doyle, davaya karşı çıkarak ve deliller sunarak davalardan birini çözüp, suçlanan kişiyi darağacından kurtarmıştır.

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Listverse)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR