Kitapta çok temel bir yöntem sunuluyor, katılımcılar bu yöntemi hayata geçirmeye çalışıyor, bu yöntem The Work Yöntemi. Bizi mutsuz eden inançlarımıza yönelik dört temel soru ve bir eylemden oluşuyor yöntem: “Bu doğru mu, bunun doğru olduğunu kesinlikle bilebilir misiniz, bu düşünceye inandığınız zaman nasıl tepki veriyorsunuz, ne oluyor, bu düşünce olmadan nasıl biri olurdunuz? Son olarak da tersine çevirmeler.”
Feza Karakaş, Amsterdam’da Byron Kate ile tanışmış ve The Work eğitimi almış, ardından kolaylaştırıcı olmuş. Yazar 2019’dan beri eşiyle kurduğu farkındalık, meditasyon ve kabul atölyesi FMK Bilgelik Atölyesi’nde eğitimler, seminerler veriyor, kurslar düzenliyor, kitaplar yazıyor. Yazarın Karina Yayınevi’nden çıkan ilk kitabı Her Şey Bizim İçin Oluyor kurdukları atölye katılımcılarının samimi paylaşımları sonucunda ortaya çıkmış. Katılımcılar, kendilerini strese sokan zihin kalıplarını ve bu kalıplarla ilişkili deneyimlerini alçak gönüllü ve samimi biçimde paylaşmışlar. “Sevgi eylemde” adını verdikleri bu süreç esnasında yaşadıkları değişimleri örnekler vererek-var olanı, doğayı, çevreyi, insanı sevmek- kitabın merkezinde anlatmışlar. Bekledikleri kişinin kendileri olduğu bilinciyle çıktıkları bu yolculukta çevre ve doğayla uyumlu yaşama yeniden dönüşün ilk ışıkları yanmaya başlamış.
Her Şey Bizim İçin Oluyor Karakaş’ın yalın, samimi ve paylaşımcı yazılarıyla açılıyor. Kitabın temel meselesi şu: Özgürlüğe ve özümüzdeki mutluluğa ulaşmak için olumsuz duygularımızdan, zihin hapishanesinden, koşullanmış kişiliğimizden kurtulmak ama nasıl? Acı ve keder veren hikâyeleri fark etmek, sorgulayarak zihnin ürettiği asılsız hikâyelerden kurtulmak, kendi hakikatimize dönmek; kişiyi mutluluğa götüren belki de tek yol bu. Elimizdeki metnin gövdesinde atölye katılımcılarının aldıkları eğitim sonucunda aktardıkları deneyimler var. İçine sıkıştığımız ön yargılardan kurtulabilirsek gerçek ve koşulsuz mutluluğa ulaşabiliriz. Bunun için öncelikle zihnimizde sürekli dönüp duran kalıp düşüncelerin ve inançların farkında olmamız gerek. Kitapta çok temel bir yöntem sunuluyor, katılımcılar bu yöntemi hayata geçirmeye çalışıyor, bu yöntem The Work Yöntemi. Bizi mutsuz eden inançlarımıza yönelik dört temel soru ve bir eylemden oluşuyor yöntem: “Bu doğru mu, bunun doğru olduğunu kesinlikle bilebilir misiniz, bu düşünceye inandığınız zaman nasıl tepki veriyorsunuz, ne oluyor, bu düşünce olmadan nasıl biri olurdunuz? Son olarak da tersine çevirmeler.” Bu başlıklardan hareketle katılımcılar yaşam çemberleriyle ilgili hikâyeleri yalın, akıcı ve samimi biçimde anlatıyor ve sorguluyor.
İlk bölümde Karakaş’ın denemeleri, ikinci bölümde katılımcılarla olan görüşmeler samimi bir dil ve anlatımla aktarılmış, sunulan yöntem okurların kendilerini sorgulamalarına neden oluyor ve onları aktif kılıyor. Burada temel sorular şunlar: Beni üzen, strese sokan, korku, endişe veren bir durumda hangi hikâyeye inanıyorum? Beni andan ve özümden hangi hikâye uzaklaştırıyor? Hangi hikâye bana acı veriyor? Hangi hikâyede yanlış bir şeyler oluyor ve başkalarını suçluyorum? Katılımcıların bütün bu sorulara verdiğin cevaplar, sorgulamalar ve tersine çevirmelerden hareketle şu cümleleri metnin iletisi olarak dile getirebiliriz: Yöntemli çalış ve yeni dünyana doğru yol al. Gerçeğin ve duygularının farkına var. Geçmiş ve gelecek arasında patinaj yapmayı, takıntılarınla uğraşmayı bırak. Yaşadığın ana odaklanmaya çalış. Olumsuz duygularını sorgula. Kendinle barışık olmak için ego'nla, kendine sürekli anlatıp durduğun hikâyelerle ve sürekli yeniden kurgulayıp yeniden ürettiğin bu hikâyeler üzerinden içine düştüğün kısır döngüyle hesaplaş.
Her Şey Bizim İçin Oluyor'un son bölümünde yazar Feza Karataş’la yapılan nitelikli bir görüşme var. Burada yönteme, kaynaklara, atölye çalışmalarına dair ayrıntılılar ve ek bilgiler yer alıyor.
Özümüze ulaşmak, koşulsuz mutluluğu yakalamak, hayatımızı olumlu yönde değiştirmek ve zihnimizdeki kalıp yargılardan kurtulmaya başlamak için ihtiyaç duyduğumuz cesareti katılımcıların samimi yaklaşımları üzerinden veren bir ilk kitap: Her Şey Bizim İçin Oluyor.






