Hüseyin Bul • Huysuz
18 Ocak 2017 Öykü

Hüseyin Bul • Huysuz


Twitter'da Paylaş
0

Efendim iyi günler, milenyum araştırma şirketinden arıyorum, zamanınız varsa birkaç dakikanızı alacam. Size de iyi günler, sağ olun, nereden dediniz? Milenyum araştırma şirketi efendim. Kusura bakmayın, inanın ki hiç zamanım yok. Efendim çok kısa sürecek, beş dakika. Beş dakika çok uzun bir süre. Tamam, efendim, kısaltmaya çalışacağım. Zamandan mı çalacaksınız yoksa sorulardan mı? Efendim? Diyorum ki beş dakika içinde içtiğiniz çay soğuyabilir, Efendim, anlayamadım. Beş dakika sürer dediniz anketiniz, ne hakkında olduğunu bile bilmiyorum ama beş dakikada nelerin olabileceğini biliyorum. Haklısınız efendim. Anket konumuz… Ne hakkında olacağının önemi yok, benden almayı düşündüğünüz beş dakikanın nasıl geçtiği sonraki iki saatimi etkileyecektir. Ama efendim başlasaydık… Arkadaşlarıma, dostlarıma ayırmam gereken zamandan kısarsam dostluğumuz elbet sarsılmaz ama bu konuda onlara karşı hiç ketum davranmadım. Tamam, anladım efendim, sanıyorum sizin zamanınız… Gün içinde başkalarından aldığınız beş dakikaları üst üste koyduğunuzda elinizde artık bir değer, affedersiniz artık bir zaman olacak, Beyefendi isterseniz… Diyeceğim o ki; beş dakika içinde bir kahve içebilirim, bir dostumu arayabilirim,  sevdiğim bir resme doya doya bakabilir, çok sevdiğim bir şarkı dinleyebilirim, yanılıyor muyum? Evet efendim. Nasıl, anlamadım, yanılıyor muyum yani? Evet, beyefendi, yanılıyorsunuz, hayat dediğiniz planladığınızda bir anlamı olmayan kupkuru, tek düze bir şeydir. Hatta ve hatta… Anketinizin konusu neydi? Sürprizleri sever misiniz? Hayır. Hayır, anketimizin konusu bu. İyi, madem… Teşekkür ederim efendim, gerek kalmadı. Ne demek gerek kalmadı, o zaman niye arayıp rahatsız ediyorsunuz? Özür dilerim efendim, ben anketi çoktan yaptım! Hadi ordan, yapmış mış. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Tabi tabi, sahte anketler yapın sonra da…

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR