Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Ağustos 2022

Kitap

Huzur'lu Hayatlar Her Dönemde Yaşanabilir mi?

Hasan Hakan Boyraz

Paylaş

1

0


Okuma eylemini kendimiz için amaç edindiğimizde zamanla şu soruyu zihnimizde tekrar ederiz: “Okuduğumdan bana ne kaldı?”

Okuyoruz, değiştiriyoruz, okuyor değişiyoruz. Modern zamanda hayat o kadar hızlı akıyor ki değil okuduklarımız, yaşadıklarımız dahi artık zihnimizde kendine yer bulamıyor. Hayatı yakalayamayan modern zaman kurbanı birisi olarak ben de bu soruyu kendime çok sordum. Okuduklarımdan, yaşadıklarımdan bana ne kalmıştı? Sonra gördüm ki okuduklarını akıllarında tutamayan James Collins de aynı soruyu kendine sormuş ve bu sorunun cevabı için uzman nörolog Maryanne Wolf’un yanında soluğu almış. Wolf’un cevabı ise çok manidar: "Sen, bütün o okuduklarının özetisin."

Nasıl ki insan okuduklarının, yaşanmışlıkların özetiyse, edebi metinler de yazarın okuduklarının, tecrübelerinin ve tüm hayatının özeti niteliği taşır. Bülent Ayyıldız’ın son kitabı olan Biraz Evhamlı İshak Hoca’nın Karda Yürüyüşü kitabı işte tam da bu noktada bize bunun canlı örneğini oluşturacak bir eser. İlk baskısını 2021’in Kasım ayında yapan eser Bülent Hoca’nın önceki eserlerini okuyanlar için kesinlikle bir an önce okunacaklar listesinin en başına getirilmeli. Yazarın kurgudaki başarısı gerçekten dikkat çekici.

Romanın temelinde her ne kadar İshak Hoca ana karakter olarak ele alınsa da aslında yan karakterler temelin harcını oluşturuyor. Bülent Hoca anlaşıldığı kadarıyla ya çok büyük bir Ahmed Hamdi Tanpınar hayranı ya da sadece Huzur romanı onun için apayrı bir yer taşıyor. Roman bizlere “Her dönemin kendi içerisinde bir Huzur’u olabilir.” mesajını veriyor adeta. Eserin ana karakteri olan İshak Hoca ile yan karakter olan Murat bize Huzur romanındaki Suat ve Mümtaz’ı hatırlatıyor. Romanın içerisinde sürekli ve detaylı olarak Huzur romanından bahsedilmesi aslında eserin temel ekseninin de buradan başladığını gösteriyor. İshak Hoca’nın üniversite hayatının daha başlangıcında tanıştığı Suat ve Mümtaz karakterleri ona hayatının geri kalanında eşlik ediyor. Ilk sevgilisi Hatice olan ilişkisi, üniversitedeki en yakın arkadaşı ile Huzur romanı üzerinden yaptığı münakaşalar ve diğer birçok bölümde bu romandan beslenilmesi yeni bir şeyler denendiğini gösteriyor.

Bir yazarın kült bir eserinden yola çıkılarak yeni bir metin oluşturulması daha önce karşılaşmadığımız bir husus değil. Bu konuda akla ilk gelen Necip Tosun’un Emanet Hikâyeler adlı çalışması. Edebiyatımızdaki akıllarda yer edinmiş birçok hikâyenin üzerine yazılan metinlerden oluşan bu eserden Bülent Hoca’nın eserini ayıran şey romanda Huzur’un tamamen ana karakterin şekillenmesinde bulunduğu nokta. Bülent Hoca sadece Huzur’dan bahsetmiyor, onu kendi okuma ve düşünce süzgecinden geçirdikten sonra metin kurgusunda kullanıyor.

Romanda en dikkat çekici şey karakterlerin kelime jargonu. Özellikle son dönemlerde yayınlanan hikâye ve romanlarda jargonun önemine değinilmiyor. Kimi hikâyelerde dilenci karakteri İstanbul beyefendisi gibi konuşturuluyor, kimi metinlerde yolda yürüyen bir vatandaş evliya gibi bir role giriyor. Haliyle bu durum eseri yapay bir hale büründürüyor. Ayyıldız bu konuyu kaleminde oldukça pekiştirmiş. Alkolik bir insanın ne tavır vereceğini ince detaylarla oldukça başarılı aktarırken aynı zamanda üvey evladı ile iletişim kurmaya çalışan birisini de gözümüzde hayatın akışına uygun olarak veriyor. Bu başarı işte eseri okumaya elverişli kıldığı gibi ona değer de kazandırıyor. Çok iyi bir gözlem gücü olduğu anlaşılan Bülent Hoca gözlemlerini kâğıda da ustalıkla aktarmış

Bülent Hoca kurmaca yazınında oldukça başarılı. Hiçbir Şey Göründüğü Gibi Değil adlı fantastik romanında yakaladığı ivme hiç durmadan artarak devam ediyor. Bazen Bülent Hoca’nın kitaplarında bir açık yakalamak için titiz okumalar yaparım. Çok fazla övdüğümü düşünür sanki abartıyormuş gibi hissederim. Fakat o her seferinde okuyucuyu şaşırtır. İshak romanında okuldan çıkarken karşılaştığı bir akademisyenle determinizm ve kaygıcılık üzerine yaptığı konuşmadan sonra İshak Hocanın bu konuşmalarda anlatılanları aynı gün derste yaşadıklarıyla kendi iç hesaplaşmasında yaşaması metnin ne kadar ince bir şekilde işlendiğini görünce insan şaşırmamak için kırk sebep arıyor. Bülent hoca hep yazsın, biz onu hep kıskanalım.

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

(Kadın) YazarJ. C. Oates
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Benjamin Smith

6 Ağustos 2025

Trajik Gerçekçilik ve Meksika Narko-Ed..

Meksikalı yazarlar polisiyenin gerçekçi geleneğiyle dalga geçseler de mesele devlet olduğunda çok daha gerçekçi, hatta acımasız bir portre çizerler. Polisiye artık gerçekten küresel bir edebiyat türü. Reykjavik, Oslo ya da Barselona’yı kendin..

Devamı..

Gerçek Ne Kadar Gerçek

E. O. Ekşioğlu

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024