Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

5 Aralık 2016

Öykü

Kadire Bozkurt • Esma'nın Dediği

Kadire Bozkurt

Paylaş

13

0


Annemi birisi aramış. Ben, demiş, Halim ağbinin arkadaşıyım, kaç gündür görünmedi, merak ettik, bir şey olmuş olmasın. Kamyoneti kapıda mı, demiş annem. Kapıdaymış. Numaramızı nerden bulmuş bu bizim, dedi. Ne dertli başım varmış, sen de git ağbinle, yalnız koma, dedi. Başını çattı bizi yolcularken. Otobüse bindik önce, Mudanya’dan da minibüse. Denizi gördüydüm küçükken. Unutmuşum. Allahım ne büyüksün, dedim görünce. Sonra ağbime, ben acıktım, dedim. Çay bahçesinde oturduk ama kıyıdaki masalar hep dolu. Kâğıt gibi tostla iki çaya on lira verdik. Tuhaf kuşlar geçti üstümüzden. Ağbim, balıkçıl, dedi. Garson, çayları tazeleyeyim, demese kalkmazdık daha. Hesabın da yirmi beş kuruşunu iç etti, bozuğu yokmuş, haram zıkkım olsun.

Kamyonet kapıda, arkasını yüklemiş, torna tezgâhı, paslı banyo kazanı, makineler, fırınlar, ıvır zıvır. Kapıya vurduk. Baba diye seslendi ağbim. Ben ses etmedim. Hayalimde açıldı kapı, bizi görünce bir bozuldu evvela, merak ettik seni, geldik, deyince, gözleri dolu dolu, affedin çocuklarım, dedi, çok yaptım size. Kapı açılmadı. Akşama kadar dikelecek değiliz ağbi, dedim. Naylonu kes gitsin. Pencereye gerili naylonu iki yanından kesti çakısıyla. İçeri baktık. Ortası göçmüş kanepede yığın yığın battaniyeler. Ağbim elini sokup sürgüyü açtı. Girdik. Yerde çamaşır selesinde bulaşıklar, sineğin biri inip biri kalkıyor, giyimleri, çoraplar, gazeteler, şişeler ortalıkta saçım saçım. Baktım kanepenin dibinde yarım somun ekmek, öpüp başıma koydum, sonra yükseğe. Ağbim battaniyeleri araladı, oradaymış meğer. Üzerinde sararmış atleti, uzun içlik pantolonu. Küçücük kalmış. Bir cız etti yüreğim. Yok, dedim. Yapma. Ya o paçavra çıkacak kafandan, ya siktir git dediğini unutma. Ağbim bileğini tuttu. Ben başımı çevirdim, içim çekilir gibi oldu. Ölmüş, dedi ağbim. Sırtım buz kesti. Birisi mi öldürmüş, dedim. Kapı sürgülüydü ya, dedi. Fısıldıyoruz ikimiz de. Polisi mi arayalım, dedim. Kızdı. Saçmalama manyak, dedi, ne polisi. Eve götüreceğiz. Kamyoneti boşaltalım da hele.

Banyo kazanıyla, paslı çamaşır makinesini en uca koymuş, halatla bağlamış. Ağbim kasaya çıkıp tarttı, mümkünü yok, dedi. Mecbur içerde oturacak. Ben onun yanına oturmam, dedim. Ya ne, dedi. Otobüsle dönerim ben, dedim. Kız başına, dedi.

İçeri döndük. Yerdeki pantolonu alıp ceplerini karıştırdı. Cüzdandan otuz yedi lira buldu, kendi cebine koydu. Kanepeye yatacakmış gibi eğilip babamı sırtladı. Kamyonetin anahtarını al, dedi masanın üstünü göstererek. Zıkkımlandığı şişelerin arasından aldım anahtarı, sıyırıverdim masadakileri yere. Ağbim başını eğmiş kapıdan geçiyordu tam, şangırtıya döndü. O da ağbimin tepesinden aralık gözlerini gözüme dikti, ölmemiş bu, dedim. Kızarsa elim çarptı diyeceğim. Öyle baktı yalnız.

Ağbim soluk soluğa bıraktı babamı koltuğa, tut da düşmesin, dedi. Ellerimi göğsüne dayadım. Utançtan önüne eğmişti başını. Ağbim öbür tarafa geçip koltuk altlarından tuttu, çekti içeri. Bacaklarını çevirip düzeltti. Baktı. Düşer, dedi, emniyet kemeri olsa. Yeniden eve girdi. Elinde iple döndü. Babamı koltuğa bağladık.

Ağbim kamyonete dayanıp ellerini yüzüne kapadı. Onu hapislere düşüren adam için ağlıyor bir de. Yok. Ben ağlamadım. Ha babam, ha şu sokak köpeği. Sevgi koymadı ki içimde. Okulu bıraktıysam bıraktım. Ben Allah rızası için kapanmışım. Sana ne. Şimdi versin hesabını. Sövdüğü kitaptan, tövbe estağfurullah, imanın şartlarından sorulunca. Kafa tutabilecek mi bakalım orada da. Sor Allahım yırttığı mantomun, sobada yaktığı eşarplarımın hesabını. Davacıyım. Zebaniler dikenli tokmaklarıyla döksün bağırsaklarını. Susadım dedikçe ateşten kadehlerde kaynar su versinler. Derilerini yenile yeniden yak. Odun yap o büyük ateşe.

Motor nazlandı, eyvah, dedim. Sonra çalıştı neyse. Yola koyulduk denizi sağ yanımıza alıp. Kapıya yapıştım, arkamı döndüm ki görmesin gözüm. Ele güne rezil olmak da varmış, bir başına öldü sizin yüzünüzden diyecekler. Allahım gaddarların yüreğine merhamet ver. Doğru yolundan ayırma güzel rabbim.

Deniz bitti sonra. O baraka bizim mi artık, dedim ağbime. Pencereyi aç, hava sıcak, dedi.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Ütopya ve Distopya Edebiyatı kitaplarıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Erhan Sunar

23 Aralık 2025

Şaka

Kundera’nın gittikçe dokunaklı bir hal alan bağlantılarla birbirine geçirdiği ilişkiler, sonrasında daha da durulacaktır…Kendisiyle özdeşleşmiş hale gelen tekniği bu ilk romanında uygularken, Milan Kundera bazen kararsız görünür: Denemeye yaslanan pasajlar hikâyeye soluk aldırırken, ilerleyen ya..

Devamı..

Sophie Hannah ile Hayatındaki Kitaplar..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024