Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

12 Ekim 2022

Kitap

Kendi Dünyasını Yaratan bir ‘Yabancı’

Meryem İpek Doğan

Paylaş

0

0


Barbaros Altuğ baskıya, hor görülmeye, aşağılanmaya direnen, kendini hep yalnız ve ‘yabancı’ hissetse de dimdik ayakta duran, doğduğundaki bedene de isme de hapis kalmayıp kendi ‘dünya’sını yaratan Dunya ile yol arkadaşlarını size, bize, okurlarına emanet ediyor...

Yazar Barbaros Altuğ, sekiz yılın ardından yeni bir kitapla Türkiye’deki okurlarının karşısında. İthaki Yayınları’ndan çıkan Yabancı, üç kadın arkadaşın kesişen ve ayrılan yollarını ‘Dunya’ karakterinin tuttuğu günlük üzerinden anlatıyor. Queer kimliği nedeniyle dışlanan ve şiddete maruz kalan Dunya’nın yaşadıkları, okuyanların hafızasında çarpıcı bir iz bırakacak nitelikte.

Dunya, Tuba ve Suna... Onlar üç yakın arkadaş. Yollarının kesişme hikâyesi İstanbul’un Cihangir semtinde başlıyor, Portekiz’in Lizbon şehrine uzanıyor ve Almanya’nın başkentinde son buluyor.

Yazar Barbaros Altuğ, “Yabancı” romanında yarattığı üç karakterin başına gelen sıra dışı ama bu ülke insanları için bir o kadar tanıdık olayları, Dunya’nın tuttuğu günlük üzerinden sunuyor okurlarına.

Edebiyat dünyasının Biz Burada İyiyiz ve Ruhumdaki Yaralar adlı kitaplarıyla kalemini tanıdığı Barbaros Altuğ’un bu yeni eseri, İthaki Yayınları tarafından okura sunuldu.

Altuğ, yıllar önce çeşitli gazete ve dergiler için kaleme aldığı köşe yazılarıyla da adından söz ettirmiş bir isim. Değer görüldüğü yazarlık burslarıyla Almanya, Ermenistan, Hollanda ve Hırvatistan’a gitmişti. Bu süreçte kitaplarından bölümler Almanca, İngilizce ve İsveççe yayımlandı. Ayrıca tüm romanları Almancaya çevrildi.

Yaşamını halen Berlin’de sürdüren yazar, sekiz yıl aradan sonra Türkiye’deki kitapseverlerin karşısına Yabancı ile çıktı.

"Dünya"nın Planları Çok Başka

Yabancı romanında olaylar zinciri; Dunya, Tuba ve Suna’nın askeri darbe teşebbüsünün hemen ardından tatil için Lizbon’a gitmeye karar vermeleriyle başlıyor.

Valizlerini toplayıp hevesle havaalanının yolunu tutarken planları; ülkenin kaotik ortamından biraz olsun uzaklaşıp nefes almak, Lizbon’da birkaç gün kalıp eski yaşamlarına yenilenmiş bir ruh haliyle dönmek.

Bu ‘mola’ya özel yaşamlarındaki kaosu atlatabilmek için de ihtiyaç duyuyorlar. Zira Suna biten evliliği sonrası yeni bir arayış içinde, Tuba boşanmanın eşiğinde ve Dunya da sevgilisi tarafından aldatıldığını öğrenmenin şoku içerisinde...

Biraz da bu sebeple Lizbon tatilinin hayatlarında bir milat olmasını umut ediyorlar.

Ancak içinde yaşadıkları “dünya”nın Dunya ve arkadaşları için çok başka planları var. Öyle ki birkaç günlüğüne gittikleri şehir onları umduklarından çok daha uzun süre ağırlamak zorunda kalıyor, çünkü ülkelerine dönmeleri bir daha mümkün olmuyor.

Üç arkadaşın hayatlarının değişmesine yol açan, gazeteci olan Tuba ve Dunya’nın birlikte hazırladığı, Suriye İç Savaşı’na ilişkin özel haber dosyası.

Onlar Lizbon’dayken evleri basılarak dokümanlara el konuluyor ve üçü de ülkelerinden uzakta bambaşka hayatlara adım atmak zorunda kalıyor.

Acılarla Dolu bir Var oluş Mücadelesi 

Yabancı'nın sürprizi ise Dunya’nın queer kimliği...

Okuyucu, Dunya’nın tuttuğu günlüğün satırlarında gezindikçe, sürgün hayatında başına gelenlerin yanında; geçmişine, var oluşunu anlamlandırma çabasına, kimliğini kabul ettirme mücadelesine, gözyaşıyla biten ilk sevdasına ve geride bıraktığı hayatında yaşadığı diğer acılara da şahit oluyor:

“Zaman bütün acıların merhemidir, derler. Değil. Acı gitmiyor. Zaman belki merhem, ama acıları yok edemiyor. Üstünü bir kabukla kaplıyor. O acı orada duruyor. Benden daha iyi kim bilebilir bunu?”

Kendini bulma yolculuğunda dışlanan, şiddete maruz kalan, ‘ötekileştirilen’ genç kadın, belki de hayatındaki en önemli varlığı olan annesine de yanında durmadığı/duramadığı için çok kırgın.

Ona olan sitemini dile getirirken, geçmişiyle hesabını kapatıyor:

“Ben söylemek istediklerimi sakladım, kırıldıkça üstünü örttüm, gösterdiğim insandan farklı birini büyüttüm içimde, kendime daha yakın. O içimde büyüttüğüm kendim olunca ayrıldı yolumuz. Ama eski benken de ara ara mutlu oldum, bunu da unutmayacağım. O mutluluk anlarını hatırladıkça, geçmiş beni artık üzmüyor.”

Onlar Artık Emin Ellerde

Barbaros Altuğ baskıya, hor görülmeye, aşağılanmaya direnen, kendini hep yalnız ve ‘yabancı’ hissetse de dimdik ayakta duran, doğduğundaki bedene de isme de hapis kalmayıp kendi ‘dünya’sını yaratan Dunya ile yol arkadaşlarını size, bize, okurlarına emanet ediyor:

“Artık size emanet Tuba, Suna, Dunya; emin ellerde olacaklarını biliyorum, içim rahat.”

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

(Kadın) YazarJ. C. Oates
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Benjamin Smith

6 Ağustos 2025

Trajik Gerçekçilik ve Meksika Narko-Ed..

Meksikalı yazarlar polisiyenin gerçekçi geleneğiyle dalga geçseler de mesele devlet olduğunda çok daha gerçekçi, hatta acımasız bir portre çizerler. Polisiye artık gerçekten küresel bir edebiyat türü. Reykjavik, Oslo ya da Barselona’yı kendin..

Devamı..

Gerçek Ne Kadar Gerçek

E. O. Ekşioğlu

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024