Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

30 Ağustos 2021

Öykü

Kısa Kısa Öyküler

Simran Kadim

Paylaş

1

0


Zamanı öldürmek

Başımın üzerinde birinin durduğunu duyup gözlerimi açıyorum. Yanılmamışım, o yine gelmiş. Bu kez daha solgun, zayıflamış gibi görünüyor gözüme, zaman onun yararına çalışmıyor tabii. Peki daha ne kadar olur, gidiyor, geliyor, gidiyor, geliyor, peşimi bırakmak bilmiyor benim! Ağzımı açıp konuşmaya da üşeniyorum. O ise karşılığında yüksek sesle, susmak nedir bilmeden söylenip duruyor:

“Kime ne yapıyorsun ki, gel sen bırak bu serseriliğin, aylaklığın başını. Ben sana yardım etmeye geliyorum, seninse hiç dinlemeye bile tahammülün yok. Benden yararlanman gerek, aklını başına al, değerlendir beni. Sonra, her şey için geç olacak. Çok geç!.. Mumla da arasan beni bulamayacaksın. Anlasana, en büyük servetinim, hazinenim ben senin! Kıymetimi bil, tükeneceğim yoksa, uçup gideceğim! Elinde telefon ne yapıyorsun sabahtan akşama kadar? Boş boş işlerle meşgul ol, sokak sokak dolaş, yalnızca gezip tozmakla geçir gününü. Konuş hadi, cevap ver, bunun bir yararı var mı sana?!”

O durmadan konuşuyor, konuşuyor, bense bunalıyorum, içim daralıyor. Esas boş boş işlerle meşgul olan, yelkovan gibi dönüp dolaşıp aynı yere gelerek yanımda aylaklanan kendisi, haberi yok. Çileden çıkıp yerimden kalkıyorum. Tam gözlerinin içine bakıyorum öfkeyle, köşeye sıkıştırıp buz gibi soğuk, sert ellerimle boğmaya başlıyorum onu.

“Sen... sen beni yönetmek yerine yine öldü-rü-yor-sunn...”

“Evet, evet, öldürüyorum, öldürüyorum ben seni!..” çığırarak daha sert sıkıyorum ellerimi.

Nefes nefese kalıp inildemeye, kesik kesik sesler çıkarmaya başlıyor. Sonra, tüm vücudu avulup dökülüyor, kum tanecikleri gibi parmaklarımın arasından savrulup gidiyor basbayağı. Biliyorum, çok geçmeden o yine gelecek, aynen tekrarlanacak her şey ve ben onu yine öldüreceğim.

 

Aynalar

Aniden çok zayıf, boğuk bir ışık süzüldü. Alakaranlık, soğuk, ıssız bir mekândaydı, birçok aynaların arasında. Bu neydi böyle; rüya mı, hayal mi, gerçek mi?!

Aynalardan birinin önüne geçip baktı kendine. Aman Allah’ım, gözlerine inanamadı, ayna tümüyle tahrif etmişti onu: vücudunun aşağısı çok şişman, dolgun, yukarısı son derece sıska, çelimsizdi. Başka aynanın önünde durdu: Şimdi de uzamış gibi görüyordu kendini. Sanki bedeninin kenarlarından kesip boyuna katmışlardı. Diğerlerindeyse türlü türlü, garip, tuhaf şekillerde: Dairesel, basık, çarpık...

Birçok aynanın karşısından geçip gitti, her sefer de çok dikkatle, uzun uzun baktı. Gerçeği, onu olduğu gibi göstereni yoktu ama. Olabilir miydi ki hepsi hakikati, gerçeği yansıtıyor, onun anlamasında, algısında yanlışlık var sadece? Ya hakikat tek değil, birkaç türdeydi belki?

“Beynim de bu aynalara benziyor galiba, alıştığım gerçeklik yalnızca benim gerçekliğim” diye düşündü.

En sonunda, tüm aynaların önünden geçip sabırla, tek tek denedi. Sonuncusu kalmıştı. Onun karşısına gelince dehşet, ürperti kapladı içini. Aynada kimse, hiçbir varlık yoktu; o kaybolmuştu tamamen!..

“Belki yokum ben, ya hiç olmadım burada” diye düşündü yine kendi kendine. Sonra da, ışıkla beraber aynaların arasında sönüp gitti.

 

Arayış

Ben arıyorum. Deli gibi bir o tarafa bir bu tarafa koşarak köşe bucak arıyorum sadece. Her yere baktım: Evdeki dolaplara, yatağın altına, banyoya, perdelerin ardına, kapı pencere aralıklarına... Öyle bir yer yok ki aklımdan çıkarayım. Hem de tek evde değil, dışarıda, yolda, işte, çarşı pazarda, misafirliklerde de bulmaya çalışıyorum. Ağaçların dibine, dalların üstüne göz atıyorum; yazı masasının çekmecelerine, koltukların arasına, hatta çay içtiğim bardağın içine de. Ne gece karanlığı diyorum  ne kar ne yağmur ne de fırtına. Bir boylanıp evlerin çatısına bakıyorum, bir de eğilip toprağın altına. Uçakta, gemide, trende!.. Tüm hücrelerimle, varlığımla arayıştayım kısacası. Daha nerelere bakmadım ki?!

Uzun uzun yıllar geçti artık, yaşlanıp elden ayaktan düştüm. Ama arıyorum yine, ölünceye kadar da arayacağım pekâlâ. Bazen hızla aklımdan böyle bir soru geçiveriyor, durup düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi: Ben ne arıyorum acaba?

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

10 Soruda Edebiyat ManifestolarıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

S. E. Breitegger

24 Mayıs 2025

Goethe Evi’nin Üçüncü Katında

Goethe’yi ilk okuyuşum değil, tanışıklığımız eskiye dayanıyor. Hatta bence, ünlü şair tarihteki en güzel kitap adını bulmuştur.İnsan yalnız mıdır? Yalnızlık ne anlama gelir, yanımızda olmayan biri de yalnızlığımıza çare olabilir mi? Cevaplaması güç sorular. Benim ilgimi ..

Devamı..

Hayattan Notlar

A. Dilek Şimşek

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024