Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

16 Haziran 2024

Kültür Sanat

Marvel Mezopotamya ile Buluştuğunda

Louise Pryke

Paylaş

0

0


Geçmişte Irak ve Kuveyt’in tamamıyla Suriye, İran ve Türkiye’nin bir kısmını kapsayan Antik Mezopotamya, bize bildiğimiz en eski ve gösterişli kahramanları bahşetti.  

Marvel’in Flash olarak bildiğimiz süper kahramanının büyük büyük dedesi, muhtemelen antik tanrılar tarafından hayvanlara olan nezaketi sebebiyle süper hız becerisiyle ödüllendirilen Lugalbanda’ydı.

Fakat Antik Mezopotamya’nın ilahi varlıkları, modern pop kültür için hâlâ birer sembol olmaya devam eden Theseus, Herakles ya da Horus gibi kahramanların aksine büyük ölçüde gözlerden uzak kaldı. 

Bunun bir istisnasıysa Mezopotamya kültürünün bilimkurgu, fantezi ve çizgi romanlarda karşımıza çıkan temsilleri oldu. Mesela Marvel ve DC’nin hikâyelerinde ölüler diyarının tanrıları Nergal ile Ereşkigal gibi Mezopotamya’ya ait ilahi varlıklar ya da Uruk şehrinin kralı Gılgamış gibi Mezopotamya kahramanları her zaman yer buldu.  

Yenilmez Gılgamış

Marvel’in çizgi romanlarında gördüğümüz Gılgamış, çizgi roman yazarı Jack Kirby tarafından yaratıldı ama daha sonra Roy Thomas’ın da içinde olduğu pek çok isim tarafından kullanıldı. Gılgamış şu an Kaptan Amerika, Thor ve Hulk ile beraber ünlü Marvel serisi Yenilmezler’in bir üyesi ve ona sayısız savaşta eşlik eden Kaptan Amerika ile yakından bağlantılı.

Aslında her ikisi de kendi zamanlarının dışında duran, ayrıksı karakterler. Kaptan Amerika için bu 1940’lı yıllardaki Amerika, Gılgamış içinse Antik Mezopotamya.  Kişisel anlatılarının merkezindeyse bir yandan geçmiş geleneklere sıkı sıkıya bağlı kalma öte yandan modern dünyada yön bulma çabası var.

Gılgamış’ın Yenilmezler’in bir üyesi olarak ortaya çıkışı ilk kez 1989 yılında, Inferno Squared isimli üç yüzüncü sayısında oldu. Hikâyedeki ismiyse – oldukça yerinde bir tabirle – Unutulmuş Olan’dı. Ve bu isimle aslında Marvel serilerindeki ilk görünümüne (1976),  Sprite’ın onun için “mazide kalan eski efsaneler gibi yaşıyor,” yorumunu yaptığı zamanlara atıfta bulunuluyordu.

Gılgamış’ın farklı bölümlerdeki görünümlerine gelirsek; Yenilmezler’in üç yüz dördüncü sayısındaysa Kaptan Amerika ve Thor ile birlikte Ellis’e gider. Mekân olarak kullanılan Ellis Adası, kahramanların kendi geçmişleri hakkında düşünmelerine yol açar: tıpkı İskandinav krallığı Asgard’dan gelen Thor gibi, Gılgamış da yabancı topraklardan gelmektedir. 1992 tarihli Kaptan Amerika Annual’ın on birinci sayısındaysa serinin kötü karakterlerinden Kang, Kaptan Amerika’yı zaman yolculuğuyla MÖ 2700 yılına, Uruk’a gönderir. Kaptan Amerika orada Uruk kralının yakın arkadaşı Gılgamış olduğunu fark eder ve birlikte farklı maceralara atılırlar.

Orijinal efsanede Gılgamış, ona sonsuz gençlik getireceğine inandığı ölümsüzlük bitkisini bulur, bulur bulmaz da bir yılana kaptırır. Yılan, Marvel’in çizgi roman uyarlamasında dönüşüm geçirir ve karşımıza Kaptan Amerika’nın Gılgamış’ı kurtarabilmek için mücadele etmek zorunda kaldığı devasa deniz yılanı olarak çıkar. Gılgamış’ın ölümsüzlük saplantısı çizgi romana, Kaptan Amerika’yı yılanla baş başa bırakıp yine bitkinin peşine düşmesiyle yansır. Öyle ki, Kaptan Amerika kadim dostunun ekip çalışmasını öğrenebilmesi için aradan birkaç bin yıl daha geçmesi gerektiği yorumunu yapar.

Marvel’in Antik Mezopotamya’dan esinlenerek yarattığı tek karakter Gılgamış değil elbet. 1974 tarihli Barbar Conan’ın The Friend from the Forgotten City (Unutulmuş Şehirden Bir Dost) isimli kırkıncı sayısında Mezopotamya’nın aşk tanrıçası İnanna ile karşılaşırız. Hikâyede Conan, bu antik ve unutulmuş şehirde yağmacılarla mücadele ederken tanrıça ona yardım eder. Marvel’in İnanna’sı da tıpkı aslı gibi, şifacılık da dahil olmak üzere pek çok doğaüstü kabiliyeti sahiptir. Fakat asıl ilginç olan, Mezopotamya söz konusu olduğunda Marvel’in vurguladığı “unutulmuş olma” durumu. Kim bilir, bu belki de Mezopotamya gibi kadim bir kültürün günümüzde bilinmiyor olmasına yapılan bir göndermedir.

Mit okuryazarlığı

Kaptan Amerika’nın 1992 yılındaki Antik Mezopotamya macerasının o yıllardaki siyasi atmosferle, bilhassa da Körfez Savaşı ile ilgili olduğu düşünülebilir. Fakat bizzat çizgi romanın yaratıcı Roy Thomas’a bu soruyu yönelttiğimde bana e-posta yoluyla verdiği yanıtta, antik mitlere karşı özel bir ilgisinin olduğunu, Gılgamış’ın ise kendi üniversite günlerinden ve lise öğrencilerine antik efsanelerle ilgili dersler verdiğinden beri fazlasıyla dikkatini çektiğini belirtti.

Thomas’ın, niçin mitleri bilmemiz gerektiğine dair sağlam gerekçeleri var. Her şeyden önce bilgiyi aktarmak için bilinen en eski ve güçlü yöntem hikâye anlatıcılığı. Mitler, onları okuyan ya da dinleyen kişiye hem empati kurma kabiliyeti kazandırıyor hem de bir olaya farklı açılardan bakabilmenin önemine dikkat çekiyor.

Mitoloji öğretimi sayesinde edinilecek sosyal ve analitik beceriler, yaşam boyu devam edecek bir öğrenme sevgisine temel teşkil edebilir. Üstelik yakın tarihli araştırmalara bakılırsa çizgi romanlar vasıtasıyla anlatılan hikâyeler, görsel doğaları sebebiyle daha fazla akılda kalıyor ve Mezopotamya gibi çoğu insan için bilinmezliğini koruyan bir kültürün yeniden bilinir hale gelmesi için bu önemli bir bulgu.

Bilim kurgu ve fantezi meraklılarının mit okuryazarlığı, günümüzde pek bilinmeyen antik figürlerin bu tarz çalışmalarda temsiline olanak tanıyor. Mesela Marvel çizgi romanları Mezopotamya’ya ek olarak Yunan, Roma ve Asgard panteonlarından farklı figürlerle dolu. Fakat nispeten de olsa daha tanınır olan bu dünyalar haricinde Marvel çizgi romanlarında, Aborjin ve Maya mitlerinden, Hawaii ve Kelt inançlarından pek çok ilahi varlığa yer veriyor.

Mezpotamya’nın gördüğü ilgiyse modern çağın kadim efsanelere duyduğu olağanüstü ilginin bir kanıtı. Günümüzde çizgi romanlar vasıtasıyla yaratılan bu çoklu evrenler hem aradaki dört bin yıllık boşluğu doldurarak hikâye anlatımının geniş kitleler tarafından takdir görmesini sağlıyor hem de bu kadim anlatıları gelecek nesiller için korumuş oluyor.

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Eleştiri Ne Âlemde?Maurice Blanchot
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tuba Karamuklu

31 Ağustos 2025

Annelik, Bağ ve Yüzleşme Üzerine Bir R..

Her Şey Bir Kırmızı Paltoyla Başlıyor...İnsan bazen bir hikâyeyi olay örgüsünde değil, kelimelerin titreşiminde, satır aralarındaki boşluklarda, sessizlikte hisseder. Kırmızı Paltolular, işte tam da böyle bir roman. Luigi Ballerini, ON8 K..

Devamı..

Rusya Svalbard'a Dönüyor

Elisabeth Braw

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024