Elektronik mektubun kolaylığı varken, twitter ya da facebook'a yazacağımız üç, beş satırla dilediğimiz duyuruyu tanıdık, tanımadık çevremize ânında duyurabilecekken, kim eline kalemi kâğıdı alır da mektup yazar. Zorlukları da az değildir üstelik. Ayrıntılar anlatılmalıdır, düşünerek tane tane dökülmelidir sözcükler.
Üstelik bu arada yanlış yapmamak da çok önemlidir, yanlışlıkla yazılmış bir sözcüğü silmek neredeyse olanaksız olduğundan, üstünü karalamak da ayıp kaçacağından, cümleyi kurtarmak için ne taklalar atmak gerektiğini ancak mektup yazanlar bilir. Evden çıkmalı, pul ve zarf almalı, postahaneye kadar yürümelidir. Böyle güçlükler olunca da, zamanla mektuplaşmayı bıraktık hep birlikte. Oysaki mektup yazmanın ne incelikleri vardı. Editöryel kurulda da yer alan İrlandalı yazar Colum McCann'ın yazdığı mektupta belirttiği gibi, mektup yazmanın en güzel yanı nerede biteceğini hiçbir zaman bilememek bunlardan yalnızca biridir.
Şimdilerde İngiltere'de Nottigham Üniversitesi'nin akademisyenleri, mektup yazma sanatını yüreklendirmek için, www.theletterspage.ac.uk adlı, mektup temalı bir edebiyat dergisi hazırlıyor. Yılda üç kez yayımlanacak dergi, PDF formatında ücretsiz olarak indirilip okunabilecek. Yılda bir kez de, sınırlı sayıda basılarak satışa sunulacak.
Mektubun yazının en eski formlarından biri ve yazınsal kültürün önemli bir parçası olduğunu söyleyen Profesör McGregor proje sayesinde bugünün yazar ve okuru için ifade ettiği anlamı görmeyi de amaçladıklarından söz ediyor. Deneme, anı, kurgu, gezi, söyleşi, şiir, eleştiri gibi yazının her türlü yaratıcı formuna açık olan gönderiler için tek şartları mektup formatında olması.
Mükemmel olmasını beklediklerini özellikle vurguluyorlar. Kurul tarafından en iyilerin seçilip yayımlanacağı, el yazısıyla yazılan mektuplar, usulüne uygun olarak da postayla gönderilmiş olmalı. İllustrasyon eklenebileceği, kahve lekesinin kabul edilebileceği de koşul olarak açıkça tanımlanmış. Ancak kahve lekesinin doğal olması gerektiği, sahte bir lekenin hemen anlaşılacağı da özellikle not düşülmüş.
İlk sayı için Kanada, ABD, İspanya, Kıbrıs, Almanya, Fransa ve İrlanda Cumhuriyeti'nden pek çok mektup almışlar. Hapishanelerden yazanlar olduğu gibi, teşekkür, şikâyet, haber, aşk içerikli olanlar da var.
Proje devam ederken, yalnızca dergiyle sınırlı kalmayacak, okuma, araştırma, bloglara katılım, açık editoryel toplantılar gibi pek çok aktivite de gerçekleştirilecek. Katılımcıların bilgilendirilmesi, mektup yazma sanatının geliştirilmesi amaçlanıyor böylece. Yayımlanan mektuplara da ayrıca 100 ingiliz sterlini ödeniyor.
İkinci sayı için tema 'kalem arkadaşlığı'. Dünyanın her köşesine açık, elbette ingilizce olmak koşuluyla.
Kaynak: Independent