Gökyüzü Herkesindir
14 Mayıs 2018 Kültür Sanat Sinema

Gökyüzü Herkesindir


Twitter'da Paylaş
0

Ayşe Toprak imzalı belgesel Mr. Gay Syria, İstanbul’da yaşayan bir grup Suriyeli eşcinsel mültecinin zorluklarla dolu hayatlarına göz atıyor. Film, karakterlerin kimi noktalardaki çıkışsızlığını, umut ve umutsuzluğunu, ruh hallerini gerçekçi ve etkileyici bir dille aktarıyor.
Uğur Vardan
Suriyeli eşcinsel bir mülteci... Aslında onun için hayatın dik yokuşları, cinsel kimliği nedeniyle doğup büyüdüğü topraklarda başlamış. Lakin ülkesinin yaşadığı karmaşayla evini barkını terk edip başka topraklarda kendisine gelecek ararken dertler birken iki oluyor, yumak büyüdükçe daha da büyüyor. Hüseyin, İstanbul’da hayatını sürdürüyor. Haftada altı gün bambaşka bir rutinin peşinde; bir berberde çalışıyor, gerçek kimliğiyle buluşuyor, benzer dertlere sahip insanlarla vaktini geçiriyor. Yedinci gün annesinin, babasının, eşi ve minik kızının yaşadığı banliyöye gidiyor, ona biçilen ya da dayatılan rolü oynuyor. Bu ‘şizofrenik durum’ ne kadar sürdürülebilir ki? Suriyeli diğer eşcinsellerle ‘Çay ve Konuşma’ toplantılarına katılıp olası çözümlerin peşine düşüyor. “Kimlikler lütfen!” Berlin’de yaşayan eşcinsel aktivist Mahmut Hassino ise hem mülteci krizine hem de Suriyeli eşcinsellerin meselelerine dikkat çekilmesi amacıyla Malta’da düzenlenecek olan  2016 Mr. Gay World’e bir temsilci göndermek için çabalıyor. Bu temsilciyi de Mr. Gay Syria yarışması sayesinde ortaya çıkarmaya çalışıyor. Hüseyin bu yarışmada, annesine ört bas ettiği cinsel kimliğini hayali bir mektupla açıklayan bir temsil sunuyor. Performansıyla gönüllerde yer ediniyor. Daha önce Don’t Tell Us Fairy-tales ve The Fashion Issue gibi kısa belgesellere imza atan Ayşe Toprak, ilk uzun metrajlı belgeseli Mr. Gay Syria’da yukarıda konusunu özetlediğimiz sularda dolaşıyor. Film, bir sınır kapısında Hüseyin’i bize tanıtarak başlıyor, sonrasında altı ay öncesine dönüyor ve bu noktaya nasıl gelindiğinin öyküsünü izliyoruz. Mr. Gay Syria, sadece Hüseyin’e odaklanmıyor, denklemin içinde Ömer, Nadir, Mahmut, Ayman, Wissam gibi karakterler de var. Hepsinin ortak çabası tercihlerini açıkça yaşabilecekleri bir hayat düzeninin içinde yer almak, öte yandan mülteci kimliğinin getirdiği zorlukları dünya kamuoyuna bütün gerçekliğiyle hissettirebilmek ve birlikte çözüm yollarının bulunması için uğraş vermek. Bu konuda özellikle Almanya’da nispeten daha rahat koşullarda hayatını sürdüren Mahmut Hassino’nun çabaları dikkat çekici. Çünkü o bir tür köprü görevi üstleniyor. Ayşe Toprak bu karakterler ve onların yaşadıklarını aktarırken genel bir porteye de soyunuyor. Mesela filmin bir yerinde eşcinselliğin yasak olduğu coğrafyalardan bahsediliyor, İran ve Suudi Arabistan’da cinsel tercihi bu yönde olan insanların öldürüldüğüne dair vurgu yapılıyor, sonra sıra ister istemez mültecilerin o an yaşadıkları yere, Türkiye’ye geliyor. Hoşgörünün olduğu ama nerde, ne zaman sınırların belirsizleştiği çok da bilinmeyen bu topraklara yani... Mesela Mr. Gay Syria, bazı sahnelerinde Onur Yürüyüşü’nün yasaklandığı, polisin yürüyenleri dağıttığı, biber gazı attığı anlardan enstantaneler sunuyor. Oysa sistem birkaç yıl önce ‘Onur Yürüyüşleri’ne izin veriyordu; yani karar verici mekanizmaların keyfine bağlı her şey. İki üç yıl önce serbest olan bir şey, daha sonra yasak statüsüne girebiliyor. Toprak Mr. Gay Syria’da yabancı bir eleştirmenin de belirttiği gibi ‘Cinéma vérité’ (‘Gerçek sinema’) tarzında bir yapıma imza atmış. Kimi bölümleri itibariyle karakterlerin çıkışsızlığını, umut ve umutsuzluğunu, ruh hallerini size de benzer bir hissiyatla yükleyen bir anlatım bu. Toprak’ın çalışması, Antalya’ya alternatif olarak İstanbul’da düzenlenen ‘Ulusal Yarışma’da ‘SİYAD En İyi Film Ödülü’ne uzanmıştı. Sinemada gerçek dramlardan hoşlanıyorsanız bu özel belgeseli kaçırmayın derim... https://youtu.be/1-7ktYwMqcw 5 üzerinden 3,5 Mr. Gay Syria Yönetmen: Ayşe Toprak Türkiye-Almanya-Malta-Fransa ortak yapımı Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok Onur Ünlü’nün ‘benç’te duran filmleri parça parça oyuna dahil olmayı sürdürüyor. Son dönemde Cingöz Recai ve Manyak sahne almıştı, bu hafta Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok sahaya çıkıyor, Kırık Kalpler Bankası ve Put Şeylere ise beklemede... Malum, Ünlü’nün üretim tarzı eleştiri konusu. Bu meseleye yönelik görüşümüzü Manyak’a ilişkin eleştiri yazımızda dillendirmiştik; naçizane ben kendi adıma ortada itiraz edilecek bir şey olduğu kanısında değilim. Maç maç düşünmek ve her filmi ayrı değerlendirmek gerekiyor. Ünlü’nün vasat ve iyi filmleri var; bu da son derece doğal. Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok’a gelince; perdede görme yetisini giderek kaybeden cinayet masası dedektifi Salim’in hikâyesini izliyoruz. Karısından ayrılan Salim’in âşık olduğu kadınlar, ilginçtir kördür... ‘Tohumlar fidana’... ‘Ünlü külliyatı’na bakıldığında, son olarak Ankara Film Festivali esnasında Put Şeylere’yi izledim. Bu filmle kıyaslandığında Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok, yönetmenin klasik anlatımına ve üslubuna daha yakın duran bir yapım. Yeşilçam geleneği içindeki trüklere de göndermelerde bulunuyor. Ünlü’nün dünyasını ve espri anlayışını kendine yakın bulanlar için izlenmesi gayet zevkli ve keyifli bir film var karşımızda. Sizin için bir referans olur mu bilemem ama Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok’un son Adana Film Festivali’nde ‘En İyi Film’, ‘En İyi Yönetmen’, ‘En İyi Erkek Oyuncu’ (Fatih Artman) ve ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ (Hare Sürel) dallarında ödüle uzandığını belirtelim. Filmde dedektif Salim’i canlandıran Fatih Artmançok iyi, ayrıca ‘Aile Arasında’ ve ‘Sofra Sırları’ndan sonra bir kez daha seyirciyle buluşan Demet Evgar’ın da gayet başarılı bir performans sergilediğinin altını çizelim. Son olarak ‘TRT Çocuk Korosu’ klasiklerinden “Tohumlar Fidana, Fidanlar Ağaçlara” (ya da bilinen ismiyle “Yurdumda”) şarkısının filmde kullanılmasının da, Onur Ünlü’ye özgü (nostaljik) hınzırlıklardan biri olduğunu söylemeliyim. https://youtu.be/E9_iwdi6M90 Beş üzerinden 3 Yönetmen: Onur Ünlü  Oyuncular: Fatih Artman, Demet Evgar, Hare Sürel, Ezgi Eyüboğlu, Ayşenil Şamlıoğlu, Özgür Emre Yıldırım, Turgut Tuncalp, Umut Temizaş, İncinur Daşdemir Türkiye yapımı

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR