Etkisinden uzun süre sıyrılamadığım büyük eserler hakkında konuşmak benim için derin bir tutkudur. Sayfaları arasında kaybolmayı sevdiğim eserlerin bir kısmını, aşağıda, birer cümle ile konuşmak istedim.
Anna Karenina: Bir ressam olsaydım, bütün ömrümü Anna Karenina’nın sayfalarını resmetmekle geçirebilirdim.
Babalar ve Oğullar: Turgenyev'in Babalar ve Oğullar'ı Rusya'da yazılmış romanlar içinde en liberal olanıdır.
Buddenbrooklar: Sanatı duyumsayan ama icra edemeyen ticaretçi bir ailenin anlatısı olan Buddenbrooklar, bu yönüyle biz Doğululara benzer.
Bülbülü Öldürmek: Harper Lee, Bülbülü Öldürmek'in küçük kahramanları Jem, Scout ve Dill'i bir anne şefkatiyle roman boyunca büyütür.
Büyülü Dağ: Hans Castorp, salınımsız ve uzak bir yolculuğa çıkarır bizi.
Candide: Voltaire Candide’te sadece bir düşünür değil, en az Don Kişot’un yazarı kadar yaratıcıdır.
Eciniler: Eciniler romanını ne zaman hayal etsem kendimi şöyle derken bulurum: “Dostoyevski 19.yy’da Rusya’da meydana gelen özel bir cinnettir.”
En Uzağında Unutuşun: Hayatınızdan geçip giden ve unutmak zorunda kaldığınız bir kadının romanını yazmak isterseniz bunu P. Modiano okumadan yapmayınız.
Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu: Murakami biz okuru, surlarını ancak kuşların aşabileceği bir kasabaya inandırmayı başarır.
İlyada: Homeros’u büyüten şey bir savaşın ortasındayken düşmanla kendi toplumuna eşit mesafeden bakabilmesidir.
Kar: Kar romanı bütün siyasal tarafları bir yana, her büyük roman kahramanı gibi kendi hikâyesini arayan, her büyük roman kahramanı gibi toplumuyla başıbozuk olan bir adamın, Ka’nın romanıdır.
Kara Kitap: Kara Kitap’ta Orhan Pamuk biz okuru sadece İstanbul’da değil Türk kültür tarihinin son birkaç yüzyılında dolaştırmayı başarır.
Karamazov Kardeşler: Dostoyevski karakterleri, daima, hem kendi hikâyelerinin peşindedirler hem de toplumu adına işbaşındadırlar.
Kayıp Zamanın İzinde: M. Proust okumak uzun bir tren yolculuğunda bulunmaya benzer. Üstelik canınız hiç sıkılmaz, üstelik bütün kompartımanlar kuş gibi hafiftir.
Küçük Anılar: Saramago'nun Küçük Anılar'ına doğru şekilde girmeyi başarırsanız, oradan kendinize ait güçlü bir anı ile çıkabilirsiniz.
Ötekinin Rüyası: Julio Cortazar'a ait bir hikâye okumak bir rüyada dolaşmakla eş değerdir.
Sahilde Kafka: Karga adlı delikanlı ile konuşmak, kendi içimizde çıkacağımız en keyifli yolculuktur.
Tutunamayanlar: Oğuz Atay okumak okurda, Oğuz’un boğazına sarılmak, yanaklarından öpmek isteği uyandırır.
Yüzyıllık Yalnızlık: Yüzyıllık Yalnızlık’ta G. G. Marquez biz okura sadece iyi bir hikâye anlatmaz, üçüncü sınıf bir ülkede birinci sınıf işler yapabileceğimizi de hatırlatır.






