Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

31 Aralık 2021

Öykü

Pirzolayı Kibar Yiyen Kadın Severim

Deniz Longa

Paylaş

5

0


 ‘Şöyle geçelim mi penceresi denizi gören tarafa? ‘Denizi gören taraf sizin arkanızda kalırsa olur. İlerlerken saçlarının her adımda bir sağa bir sola sallandığını fark ettim. En sevdiğim danstır bilsin isterim.

‘Ne içersin?’ Siz demedim bakalım o bana ne diyecek. ‘Sıcak bir sahlep alayım.’ ‘ya da öncelikle yemek yiyelim ne dersin?’ ‘pek aç değilim biraz da üşüdüm gelirken, sahlep iyi gelecek’

 Garsonların en cılızı bize doğru gelirken göğsümü daha da dikleştirerek iki tane sahlep söyledim. ‘havalar da iyice soğudu baharı beklerken’ ‘evet ya öyle oldu’ ‘İstanbul’un bu aylarını çok severim insanda olgunluğu hatırlatır.’ Deyivermişim. ‘Hım, olgunluğu seversiniz yani öyle mi?’ ‘Olgunu kim sevmez? Meyvenin bile olgunu makbuldür’ ‘insanın da mı öyledir?’

 Öncelikle masaya doğru eğildim. Gözlerine bir dakikaya yakın baktım ve geriye yaslandım. Ne aradım bilemiyorum. ‘Evet, öyle midir?’ dedi tekrardan. ‘Yani ben olgun her şeyi severim.’ ‘Kadının da olgununu seversiniz her halde’ Şimdi evet mi demeli hayır mı? ‘Onu bilemem’ ‘Bunu fark edecek kadar çok kadın tanımadım demeyin bana’

 O arada içeceklerimiz geldi. Dudağıma götürürken önce onun içmesini bekledim. Üstünde biriken sütün kaymağını işaret parmağıyla alışını sonra o parmağını ağzına götürüşünü sonra da içişini. Sıranın bana gelmesini bekledim. ‘Soruma cevap vermediniz’

 İnce dudaklarını fincana yaklaştırarak sahlebi ağız boşluğuna sundu. ‘Yani bu konu ne kadar yaşın olduğunla değil de ne yaşadığınla alakalı’ dedim. Bu cümlemin üstüne üç yudum daha içti. ‘Biliyor musunuz son erkek arkadaşım bana fazla çocuksun derdi, sanırım en çok da bu yüzden ayrılmıştık’

 Hemen ardında eliyle peçete uzattı bana; çünkü üzerime biraz dökmüştüm. Kolunu tuttum birden. ‘Bu kadar sıcak olacağını tahmin etmemiştim.’ Dedim. ‘Olur, öyle’ dedi. ‘Al sana olgunluk bak işte, ben aslında olgun diyerek bakış açısından bahsediyordum. Yani hayat felsefesinin ağırlığından. Yani mesela ben kırk bir yaşındayım ama hala çocuk gibi sevinebilirim.’ ‘Bir su alabilir miyim ben?’ dedi. Sahlep onunda yakmıştı içini belli ki.

‘Halanızı teyzem çok severmiş’ ‘Hala da…’ ‘Evet’ dedim. ‘Halanız da severmiş’ ‘Evet, hala da sever’ dedi. ‘Teyzem de’ dedim buna karşılık. ‘Çok severler’ dedi. Güldü bana. Bana mı güldü halasına mı anlamadım. Ama halasının teyzemi çok sevdiği aşikâr ‘Bizim çok iyi anlaşacağımızı düşünmüşler de’ ‘Evet, onlar iyi anlaşınca bizimde öyle olabileceğimizi düşünmüşler’

‘Kendini bana biraz anlatır mısın? Mesela nasıl bir insansındır?’ ‘Önce sen anlat’ ‘Yok, valla olmaz önce kadınlar’ dedim. ‘Bence sen başlamalısın benim aklıma bir şey gelmiyor öyle hemen sorulunca’ ‘Peki, o zaman seni kırmayayım madem çok ısrar ettin.’

‘Kadınlarla aram çok iyidir.’ ‘Hım’ diye bir ses çıkardı. Anlamadım sordum tekrardan. ‘Ne dedin?’ ‘Yok, bir şey lütfen devam et’

‘Mesela bir kadının ne istediğini bilirim. Erkekler hep bunu düşünüyorlar biliyorum bu kadınlar ne istiyor bizden diye? İşte ben onları çok iyi bilirim’ Ben acayip bir şey dedim? Heyecanlandı birden, sandalyesinden hafifçe kalkıp geri yerine oturdu. ‘Sevilmek isterler okşanmak isterler, sen iyisin sen güzelsin denmesini isterler.’ Diye devam ettim. ‘Güzel olmasan bile ben sana güzel derim mesela; çünkü yalanı da seversiniz siz’

 ‘Hım demek öyle’ dedi. ‘Anlarım sizin dilinizden.’ Sandalyesini geriye doğru ittirdi. Bana doğru yaklaşacağını tahmin ettim.

 ‘E sonra’ Bu yol iyi oğlum dedim doğru yoldasın devam et. ‘İlişkide hep verici taraf benimdir.’ ’Ne gibi’ ‘Ben’ dedim. ‘Çok hediye alırım. Kadınlar gerekli gereksiz hediye alınmasını severler. Doğum günü, tanışma yıldönümü falan değil ha’

 ‘Peki, ne zamanlar ne zamanlar?’ Çok heyecanlandırmıştım onu belliydi bu. ‘bana ilk seni seviyorum dediğin gün yıldönümü falan işte. Zamanlı zamansız hediye alırım.’ ‘Ne kadar değişikmişsin, erkeklerin çoğu özel günlerde bile hediye almayı düşünmezler bak sen vay vay vay’

 Aradan ne kadar zaman geçti böyle bilmiyorum, ben anlattım o dinledi. O hep dinledi ben hep konuştum. Sustuğum zamanlarda daha çok anlatmamı istedi. Bende inanıp inanmadığım, arkasında durmadığım, birileri konuşurken kulak misafiri olduğum ne varsa döktüm ortaya. Baktım kız sevdi muhabbeti, ben tam gaz devam… Garson bir daha geldi. Bu kadar fazla oturunca bir daha sipariş vermemiz gerekti. ‘Acıkmışsındır, ne yersin?’ ‘Madem ne istediğimizi bilirsin söyle bakalım ne yerim?’

‘Hım… Biraz balık etlisin, hatta kitle vücut endeksin normalin üstündedir de. Bu yüzden sen şöyle yağlı bir pirzola yersin, seni salata malata kesmez.’ ‘Ne kadarda açık sözlüymüşsün sen ya’ ‘Kadınlar dürüst erkekleri sever.’ ‘Ama bak bildin.’ ‘Bilirim tabi.’ Kendime de ona da ikişer porsiyon tam yağlısından pirzola söyledim.

 Öyle bir yedi ki… Öyle kısa sürede bitirdi ki… Salatanın suyunu da kâseyi eğe eğe öyle bir içti ki… Yemek yer yemez kalkmak istedi. Evine kadar bırakmayı önerdim. İstemedi. Taksiye de bindirmemi reddetti. Yürürse yediği onca pirzolaları eritirmiş. Bunları söylerken hep güldü hep güldü. Bir de yolda iki kâse sütlaç yiyeceğini de söyledi. Davet etmedi ama olsun.

 Eve varmadan aradı teyzem. Nasıl geçti Kadir görüşme? Anlaştınız mı beğendiniz mi birbirinizi? Ya teyze dedim. Sana bir şey söyleyeyim mi? Söyle teyzesinin kuzusu dedi teyzem. Teyze dedim. Olmaz be teyze. Kız çok beğendi beni o belli de dedim. Olmaz bu iş, ben pirzolayı kibar yiyen kadın severim.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Ütopya ve Distopya Edebiyatı kitaplarıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Erhan Sunar

23 Aralık 2025

Şaka

Kundera’nın gittikçe dokunaklı bir hal alan bağlantılarla birbirine geçirdiği ilişkiler, sonrasında daha da durulacaktır…Kendisiyle özdeşleşmiş hale gelen tekniği bu ilk romanında uygularken, Milan Kundera bazen kararsız görünür: Denemeye yaslanan pasajlar hikâyeye soluk aldırırken, ilerleyen ya..

Devamı..

Sophie Hannah ile Hayatındaki Kitaplar..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024