Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

28 Mayıs 2017

Öykü

Remzi Karabulut • Özel Sipariş

Remzi Karabulut

Paylaş

50

0


Hey yavrum hey.

“Şu çöpü dök Taklacı,” demesi kolay.

“Git fırından açık ekmek getir,” demesi kolay.

Sular kesilince, “Koş camiden bidonla su getir,” demesi kolay.

Git şuraya, git buraya, demesi kolay.

Bulmuş benim gibi garibanı, her şeyi bana yaptırıyor.

Zati para mara verdiği yok. Hepsi verdiği, günde bir dürüm, o da hep soğan. Bir de iki çay, iki cığara, başka bir şey yok.

O gün de felaket acıktıydım.

“Süleyman Usta,” dedim, “bir dürüm yap da yiyim.”

Kızdı.

“Mikrop herif,” dedi, “bu kalabalıkta yemek mi istenir.”

Kalabalıkta bana her şeyi yaptırıyon da, yemek niye yapmıyon? Böyle diyecektim ama denmiyor işte.

Zoruma gitti. Çok zoruma gitti. Açlıktan iliğim üzüldüydü o gün.

O an kafama koydum, lan, dedim kendi kendime, lan kebapçı Süleyman, ben de bunun acısını çıkarmazsam senden, bana da Taklacı demesinler.

Ona bir oyun oynamayı düşündüm. Ama aradan bir iki gün geçsin ki durumu çakmasın dedim.

Birkaç gün sonra gittim jetonla postaneden telefon ettim.

“İşbankası’na beş tane bir buçuk acılı el kıyması kebap,” deyip kapadım.

Ben biliyorum, iki güne bir öyle yemek gidiyor oraya. Telefonu kapadıktan hemen sonra dükkâna döndüm. Baktım, Süleyman Usta iştahla işe başlamış bile.

Sen bana yemek vermiyon ha, dedim içimden, hey yavrum hey.

Lokum gibi etle yapıyordu bankaya gidecek kebabı. Ette bir gram sinir olmazdı, hepsini elle kıyardı.

“Usta,” dedim, “taze ekmek getirim mi?”

“Koş hemen,” dedi.

Gittim fırından taze açık ekmek getirdim.

Kebaplar pişti, salatalar hazırlandı. Tepsi bir güzel süslendi.

Her zamanki gibi kalfa kucaklayıp götürdü.

Ben bir şey belli etmiyordum tabii. Oraları süpürüyor, çöpleri döküyordum.

Biraz sonra baktım, kalfa kebap tepsisini götürdüğü gibi geri getirdi.

“Usta,” dedi, “bankadan kebap mebap isteyen yok.”

Süleyman Usta tokat yemiş gibi oldu.

“Nasıl olur lan,” dedi, “iyi sordun mu?”

“Sordum usta,” dedi, “bankadaki herkese sordum, kimse kebap istememiş.”

Ben de Süleyman Usta gibi hayretler içindeydim, mahsustan.

Usta kirli önlüğünü çıkardı, tepsiyi aldı, kendisi götürdü bu defa.

Kalfa arkasından seslendi:

“Usta boşuna götürme, kimse kebap mebap istememiş.”

Usta dinlemedi.

Hey yavrum hey, tabii isteyen yoktu.

Biraz sonra nefes nefese geri geldi, tepsiyi bırakıp öteye itti. Terlemiş, perişan olmuştu. Cığara yaktı, bağırdı, ağzına geleni söyledi.

Siniri biraz yatışınca, kalfa, “Usta,” dedi, “ne yapalım bu kebapları?”

Elinin tersiyle birilerini kovuyor gibi yaptı.

“Yiyin, kaldırın lan onları, gözüm görmesin,” dedi sinirli sinirli.

İşte o gün hayatımda ilk defa ağız tadıyla bir buçuk acılı kebap yedim. Kebabı yedikten sonra gittim kahveden iki çay getirdim. Birini ben aldım, öbürünü ustaya verdim.

Usta hâlâ söylenip duruyordu.

“Hangi Allahsız yaptı bunu bana, bir bulsam var ya, bilirim ben ona neyimi yedireceğimi.”

Dışarıya tabure attı, yine cığara yaktı.

Sen bana yemek vermiyon ha, dedim kendi kendime, hey yavrum hey, hey yavrum hey.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Art Nouveau Eserlerinin Vazgeçilmezi Ç..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Toprak Işık

14 Mayıs 2025

Anlam Kazandırmak ya da Anlamsızlığa K..

İnsanlar yüzlerce yıldır hayatlarına anlam katma arayışı içindeler. İsviçreli yazar Peter Stamm’ın, Gece Mavisi Bir Saatte adlı eserini Ufuk Tonka Türkçeleştirmiş ve Tudem markası altında yer alan Delidolu Yayınları ülkemiz okuru i..

Devamı..

Ölümle Randevumuz Var

Cüneyt Ayral

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024