Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

23 Haziran 2021

Kitap

Sevgi Dilinde Sevmeye Gönüllüyüm Seni

Yasemin Avcı

Paylaş

1

0


Eşinizle oturup konuşmak istiyorsunuz ama o size çiçek gönderiyor. Siz ev yemeği istiyorsunuz ama o size sarılarak doyuyor. Sorun sevginizde değil, sevgi dilinizde. Dünyaca ünlü yazar Dr. Gary Chapman, Beş Sevgi Dili adlı kitabında insanların sevgilerini farklı şekillerde nasıl ifade ettiklerini ortaya koyuyor ve bunları şöyle sıralıyor: onaylayıcı kelimeler, kaliteli zaman geçirmek, hediye alma, hizmet eylemleri ve fiziksel temas.

Sevgi bütün dillerde en önemli ve düşündürücü kelimelerden biridir. Psikologlar sevildiğini hissetme ihtiyacının öteki duygusal ihtiyaçların önünde olduğunu düşünmektedir. Sevgi iletişiminde etkili olmak istiyorsak öncelikle eşimizin baskın sevgi dilini keşfetmek ve öğrenmek zorundayız. Bu aslında yabancı dil öğrenmek gibi. Biz İngilizce konuşuyoruz ama eşimiz Fransızca konuşuyor. Eşimiz baskın sevgi dilimizi anlamıyorsa onun kendi baskın sevgi dilini keşfedip öğrenmekten başka yolumuz yok, aksi takdirde ne yaparsak yapalım sevgi mesajlarımızı ona ulaştıramayız.

Hemen herkesin beklentisi ilişkinin ilk başlarındaki heyecanın, karnımızda uçuşan kelebeklerin sonsuza kadar kalacağı yönündedir. Öncelikle kabul etmemiz gereken, bu aşk hâlinin yoğun hormon salgılanmasından kaynaklandığı ve bu salgılanmanın bir gün sona ereceği gerçeğidir. Aşkın ömrü iki ya da üç yıldır. Âşık olduğumuzda karşı taraftan hiçbir beklentimiz olmaz. O bizim için mükemmel insandır. Varlığı bize armağandır. Hatta o sırada sizin aşkınızın herkesin aşkından, sevgisinden ve ilişkisinden farklı olduğunu, ömür boyu süreceğini, biten aşkların ve ilişkilerin birer başarısızlık olduğunu düşünebilirsiniz. Onlar başaramamıştır ama siz şimdiden başarmışsınızdır. Hormonlar normale dönmeye başladığında gerçeklerle yüzleşmeye ve karşımızdakinin eksiklerini, kusurlarını görmeye başlarız. Bu yüzden yoğun aşk duygusuyla evlenmek çok sağlıklı değildir. Çünkü evlendikten sonra hayal kırıklığına uğrama ihtimaliniz çok yüksek olacaktır. Elbette kimse mükemmel değildir ancak önce karşımızdaki kişinin eksikliklerini görmek ve onu o şekilde kabul ederek evlenmek, evlendikten sonraki yüksek beklentilerimiz karşılanmadığında ortaya çıkan hayal kırıklığının daha az olmasını sağlayacaktır.

Aşkın sevgiye evrildiği nokta, hormonların normale döndüğü ve karşımızdaki kişinin varlığını kabul ettiğimiz noktadır. Sevgi emek ister ve gerçek şudur ki evliliklerde sevgiyi korumak çok önemlidir. Bu eşimizin sevgi deposunu sürekli dolu tutmakla mümkündür. Evliliği bir arabaya benzetirsek yolculuk sırasında yakıt ikmali yapmazsak bir gün yakıt bitecek ve yolda kalmamız kaçınılmaz olacaktır. O yüzden evliliğimizde eşimizle sevgi depolarımızı sürekli doldurmalı ve buna gönüllü olmalıyız. Aşk kendiliğinden işleyen bir süreçken sevgi seçimdir, tercihtir.

İnsan, değer gördüğü, sevilip önemsendiği ve güven duyduğu ilişkide mutlu olabilir. Evlilik, bütün bu duygusal ihtiyaçların sağlıklı yollardan karşılamak amacıyla tasarlanmış, toplumlarca desteklenen ve sağlıklı olduğu kabul edilen bir sistemdir. Henüz yerine konabilecek alternatif bir sistem de yoktur. Hızla artan boşanma oranlarının yanı sıra ikinci ve üçüncü evliliklerdeki boşanma oranlarının da yüksek oluşu bizleri evliliği geliştirip güçlendirmeye yönelten bir işaret olabilir. Bu demek oluyor ki birincide başaramayanlar ikinci ve üçüncü evliliklerinde de başarılı olamayabiliyor. Dahası aşka, sevgiye ve evliliğe olan inançlarını yitiriyorlar. Günümüzde sosyal ağların etkisiyle çoğu insanın var olan ilişkisine ya da evliliğine emek vermek yerine, farklı seçeneklere yönelmesi de bir seçim olarak düşünülebilir elbette.

Boşanma oranları gösteriyor ki çoğu aşkla başlayan ilişki sevgiye evrilemeden sona eriyor. En büyük boşanma oranları evliliğin ilk üç ve beşinci yıllarında yaşanıyor. Bu yüzden aşk hâlinin ve sevginin ne demek olduğunu bilmek çok önemli. Aşk uyum ve paylaşımla sevgiye dönüşmezse duygusuz bir evlilik ya da ayrılık kaçınılmaz olacaktır. Beş sevgi dili sadece sevgi değil saygı ve değer dilidir aynı zamanda. Eşinizin sevgi dilini öğrendiğinizde onun size karşı davranışlarını temelden değiştirebilirsiniz. Çünkü sevgi depoları dolduğunda insanlar farklı hisseder, farklı davranır. Gerçek ilişkilerde onarma vardır, dağıtma değil. Burada eşlerin açık iletişimde olmasının, duygularını ve taleplerini dile getirmekten çekinmemesinin gerçek ilişkinin kapısını aralamada anahtar rol oynadığını olarak düşünebiliriz. Maalesef çoğu insan duygularını, sevilme ihtiyacını dile getirmeyi zayıflık olarak görüyor ve bundan kaçınıyor.

Bazıları ya bunu istemiyorsam diye sorabilir. Birçoğumuz sevgiyi almak zannediyoruz. Aslında gerçek sevgi, vermekle ilişkilidir. İstemediğin hâlde eşini mutlu etmek için o istemediğin eylemi yapmaktan geçer. Sevgideki gerçek emek budur, sorumluluk almayı gerektirir. Emek harcamadığın bir insana sevgi duymanın bir anlamı yoktur. Emek göstermenin sorumluluğunu alamayacak insanların sevmesinin de anlamı yoktur. Sevdiğin hâlde hiçbir sorumluluk alamıyorsan sevginin hiçbir değeri yoktur.

Evliliğiniz ne durumda olursa olsun, ilişkinizi daha iyi bir seviyeye taşıyabilirsiniz. Hayat kalitesi sevilme duygumuzun tatminiyle ilişkili. Seçimin başlangıcı tutum ve düşünce tarzıdır. “Seninle evlendim, iyiliğini düşünmeyi tercih ediyorum,” der sevgi. Sevginin amacı elde etmek değil, sevdiğin kişiyi mutlu edecek şeyler yapmaktır.

Aşkı seçemezsiniz ama sevmek bir seçimdir ve hatta sanattır.

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Okumaya Övgü: Ruhumuzu İnşa Eden ve Bi..Arnold Weinstein
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gürkan Yavaş

13 Temmuz 2025

Bugünün Akıllılarına Dünden Bir Öykü: ..

Türkiye yakın tarihinin bu kritik yılları, salt romanın kurgusundaki temel çelişki ve çatışma için değil, kimi örtük mesajların algılanıp yorumlanması için de işlevsel bir zaman dilimine işaret eder. Ahmet Büke’nin “yetişkinler için yazdığı ilk ..

Devamı..

Çeşme’de Gün Batımı İzlenecek 6 Manzar..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024