Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

28 Mayıs 2020

Sanat

Silah ve Petrol Şirketleri Gururla Sunar

Gavin Grindon

Paylaş

0

0


Kendisine etki ağı inşa etmek isteyen işletmeler, ikiyüzlü bir şekilde sanatı araç ediniyor.

Şubat ayında bir grup aktivist, Londra’daki British Museum’a tahta bir at getirmişti. Sonraki sabah onlara katılan diğer bin kişiyle beraber antik şehir Truva’ya adanan sergiye petrol şirketi BP’nin sponsor olmasını protesto etmişlerdi. Bunun ardından Guggenheim Müzesi de dâhil birçok başka müze, petrol ve silah ticaretiyle, kentsel dönüşümle ya da sömürgecilikle olan bağları yüzünden eylemlere sahne oldu. Bazı durumlarda toplumsal baskı, yönetim kurulu üyelerinin istifa etmesine dahi sebep oldu.

Açıkça görülüyor ki müzeler yeni eylem alanları haline geldi. Bu eylemler hem sanat dünyasının hem de halkın yoğun ilgisini çekiyor. Bu belki de sanatın toplumsal değeri yok edildiği için böyle: Müzeler ne için ve kim için var? Protestoların sorduğu bir diğer soru da sanatın  sponsorlar ve bağışçılar için neden bu kadar önemli olduğu.

Bu yıl, müze eylemlerinde yaşanan dönüm noktasının dördüncü yıl dönümü. 2016’da Tate Müzesi, altı yıl süren eylemlerden sonra İngiltere’de fosil yakıt şirketlerinden bağış almayı bırakan ilk büyük müze olmuştu. Tate Müzesi'ni, Van Gogh Müzesi de dâhil birçok farklı kurum takip etti. Avrupa ve ABD’deki önemli müzelerde sponsorlara, bağışçılara ve bazı yöneticilere yönelik birçok eylem düzenlendi. Kültürel kurumlar toplum içindeki rolünü yeniden şekillendirmeyi kabul ederse, bu protestolarla yaşanan değişimler yeni bir müze anlayışının olanaklı olduğunu gösteriyor.

Sponsorlar ve bağışçıların kültürel etkinlikleri desteklemesinin nedeni diğer herkesinkinden çok farklı. Büyük petrol, ilaç ve silah endüstrisi elbette sadece iyilik yapmaya çalışmıyor. Onlar için sanata sponsor olmak hayırseverlik işi değil, stratejik masraf. İşlerini idare etmek isteyen şirketler, şehirde yoğunlaşmış kurumlar üzerinde etki ağı yaratmak zorunda ki böylece başka yerlerde petrol çıkarmaya, taşımaya ve satmaya devam edebilsin. Bu yasal, siyasi ve teknolojik kozlar elde etmekle, hükümet dairelerinden destek kazanmakla ya da yeni projeler için izin koparmakla ilgili. Aksi takdirde sorgulanabilecek şeyler yapan işletmelerin kültürel kurumlar vesilesiyle toplumsal meşruiyet ve kabule ihtiyacı var. Tüm bunlara ek olarak bağış yapmak vergi indirimi sağlayabiliyor ve bağışçıların azımsanamayacak miktarda tasarruf yapmasına izin veriyor.

Müzelerin bu maddi destek olmaksızın ayakta kalıp kalamayacağını soranlar oluyor. İngiltere’de kendini bu endüstrilerden uzaklaştıran sanat kurumları, ortaklık sonlandırıldıktan sonra fazla zorluk çekmedi. Aksine bu, iklim acil durumu ilan etmek gibi ilerici adımlar atmasını sağladı.

Müzeler uzun zamandır özgürlükçü kamusal alana hizmet eden ideal yerler olarak övülüyor, fakat bu eylemlerin ortaya çıkmasıyla bu iddiaları yeniden test edilmeye başladı. Bağış ve sergi etiğinin birbirinde ayrılamayacağı aşikâr. Bağış modelleri bir kurumu ve değerlerini gözler önüne seriyor.

Müzeler, kamu görüşünün artık fosil yakıtları, silah endüstrisini ve sömürgeciliği kırmızıçizgi olarak gördüğünü kabullenebilecek mi? Bu endüstrilerden gelen bağışların toplumsal meşruiyeti amaç edindiğini, dünyada gerçek sonuçlara yol açtığını ve müzelerin de bu konuda sorumluluk sahibi olduğunu anlayabilecekler mi? Birçok geleceği yok edenlerle aynı safta durunca tarafsız olmadıklarını? Bu sorular müzelerin yüzleşeceği yeni sınavlar olacak.

(NYT)

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

(Kadın) YazarJ. C. Oates
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Benjamin Smith

6 Ağustos 2025

Trajik Gerçekçilik ve Meksika Narko-Ed..

Meksikalı yazarlar polisiyenin gerçekçi geleneğiyle dalga geçseler de mesele devlet olduğunda çok daha gerçekçi, hatta acımasız bir portre çizerler. Polisiye artık gerçekten küresel bir edebiyat türü. Reykjavik, Oslo ya da Barselona’yı kendin..

Devamı..

Gerçek Ne Kadar Gerçek

E. O. Ekşioğlu

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024