Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

22 Temmuz 2017

Edebiyat

Sonsuz ve Büyük

Şükrü Erbaş

Paylaş

31

0


Şükrü Erbaş
Sen sinemadan çıkardın ya, sen çıkmazdın da Belgin Doruk, perdeden köpük köpük taşan gamzeleriyle Lise Caddesi’ni samanyoluna çevirirdi. Rüzgâr, kâküllerinin o ılıman iklimini Saat Kulesi’ne kadar çıkarır, sonra bir gönül acısıyla küçücük avuçlarımıza doldururdu. Ben o kâküllerin her bir teliyle canımı topuklarına bağlardım. Muhterem Nur ağzını birden çekerdi sevdiği oğlanın ağzından. Kalbim çok erken bir Leyla ağıdı, çam dallarından düşer düşerdim. Sen, caddenin geniş soluğundan, her şeyin mahcubiyete dönüştüğü daracık bir sokağa dönerdin. Saçların dönerdi, parmakların dönerdi, kulak memelerin dönerdi, yüzündeki ışık, ağzındaki buğu dönerdi. Filmdeki bütün erkekler topuklarının değdiği her bir yere kirpiklerini düşürerek seni severdi. Bir ışık topu olarak girerdin eve. Yüzün bir sinema perdesi, ışıklı bir şehrin ışıklı kadınlarını tutkuyla anlatırdın. Ben, bir başka evde, o şehrin bütün erkeklerini, hayranlıkla öfkenin dikenli tellerine dizer, ay ışığına, taşra kasabalarının çaresizliğini anlatırdım. Sonra bir gün bütün sinemalar kapandı. Sonra bir gün bütün sinemalar senin yüzün oldu. Beliklerin sol omzundan göğüslerine iniyordu. Ben beliklerinin ucundan eteklerine dökülüyordum. Gökyüzü ayak bileklerinde halka halka bir beyazlıktı. Kirpiğin yüzüne düşünce akşam oluyordu, bulutlara değince dünyamıza iyilikler yürüyordu. Çivit mavisi bir pencereden doğuyordun. Sardunyalı bir avluda gölleniyordun. Karpuz kollu bir elbiseden akıyordun. Ben bütün köşe başlarında zarfsız pulsuz bir mektuptum. Ter içinde adını söylüyordum. Harfler sesimden dökülüyordu. Sen başını başka tarafa çevirip öyle gülümsüyordun. Elini tuttum bir gün. Bütün eşikler, pencereler sessizce önlerine baktılar. İnsan yaşadığı yerden büyükmüş. Sokaklar evlerden büyükmüş. Dokunmak hayal etmekten büyükmüş. Şimdi oğlan, gökyüzünden bir salonda dünyanın bütün kadınlarını seviyor. Şimdi kız, anlattığı perdelerin içinden dünyamıza arzular bağışlıyor. Kasaba, yoksulluğunu unutuyor. Bahçeler düğün alayı. Çatılarda rüyaların buğusu. Anneler yemenilerinin ucuyla gülümsüyor. Babalar biraz daha ıssız. Saat Kulesi’nden çamlığın başına bir çift turna havalanıyor. Sinema kapısında iki çocuk, afişteki bütün isimleri tek tek okuyor. Birden ürperiyorum. İçimdeki yara bir daha hayat veriyor. Ey dünya, sen ne sonsuz, ne büyük bir bağışsın...

Temmuz 2017

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bu Eleştirel ve Gerçeküstü Karikatürle..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tan Doğan

6 Şubat 2025

ârâfî

kendimi sıka sıka kırk beş yıl olmuş iş-ev arası hayatta! okullar, okumalar, okul: derslerin esîri olmuşum tam yirmi yıldır. tatiller de olmasa bizimkileri görmem güç. nefesiyle hemhâlım yalnızlığımın. insan zamanla alışıyor mu ne sesten, sözden öte, gölgesine? gün yorgunu, akşam tutkunu, gece ..

Devamı..

Bunun Adı Findel ..

Şevval Tufan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024