Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

10 Haziran 2020

İnsan

Tehlike: Covid-19

Simran Kadim

Paylaş

0

0


Ölümün soğuk soluğunu boynumuzun ardında duyduğumuz, ecelin insanlığı gölge gibi takip ettiği bu dönemlerde aklı başında biri kesinlikle evden çıkmak, vatandaş sorumsuzluğu sergilemek istemez. Tek kendinin değil hem de ailesinin, yakınlarının, başka insanların hayatını risk altına atmaktan kaçınır. Kim ister ki virüse bulaşıp ölümle yüz yüze gelmeyi?  

Herkesin evde kaldığı, daha doğrusu mutlaka evde kalmalı olduğu bugünlerde zamanı değerlendirmenin birçok yolu var. Çağımızda hemen hemen herkes televizyonla yüzlerce kanalı izlemek imkânına sahip, dünyada binlerce seyredilecek film, dizi var. Sonsuz sayıda okunacak kitap, izlenecek program, dinlenecek müzikler var. Düşününce sıkılmak için neden bulamıyorsun. Üstelik modern teknolojilerin – internetin, sosyal medyanın, akıllı telefonların ve smart televizyonların, tabletlerin, bilgisayarların olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Böyle bir durumda boş kalmak, hele bir can sıkıntısından bunalmak ne demek? Tam tersine aşıp taşan bu bollukta şaşırıp kalıyorsun, Rus yazar İvan Kirılov’un öyküsündeki gibi bu kez beynimizi aynı anda birçok yere çekip çekiştiriyorlar sanki. Kitap okuyunca film izlemek, film izleyince müzik dinlemek istiyorsun. Evimizin içindeki, elimizin altındaki sonsuz büyük çerçevede, kendi küçük alanımızı yaratmak yalnızca bizim elimizde.

Edebiyatın ve filmlerin alternatif gerçeklikler yaratması, karakterlerle birlikte bize farklı farklı dünyalara seyahat etmek şansını tanıması bulunduğumuz durumda vazgeçilmez. Monotonluktan, can sıkıntısından kurtulup kendimizi zenginleştirmek, hayal gücümüzün sınırlarını genişlendirip hem bir şeyler öğrenmek hem de vaktimizi iyi geçirmek için daha ne lazım ki? Öte yandan gündemle ilgili eserler, yazılar bulup okuya, belgesel veya film izleyebiliriz. Bazı şeyleri, dünyanın yüzleştiyi gerçekliyi daha iyi anlamak ve daha derinden kavramak için bu çok önemli.

Bilim adına sık sık sosyal medyada, hatta bazen radyo, gazete, televizyon gibi geleneksel araçlarda iki şeyle karşılaşıyoruz: Ciddi, net, dünya bilim insanları tarafından oybirliğiyle kabule dilen araştırmalar ve bazı ilgi kitlelerinin yaydıkları sahte, asılsız pseudo bilim teorileri. Bunları mutlaka birbirinden ayırıp güvenilir kaynaklara yönelmek, doğru düzgün veriler almak gerekiyor. Böylece gerçekten bilgilenmiş ve güvenliğimizi sağlamış oluruz.

İnsan hayata her zaman belirli bir “gözlüğün” ardından bakar. Hayat görüşü, eğitim seviyesi, karakter, terbiye, hayat tecrübesi gibi faktörler bu gözlüğün camını değişip şekillendirir. Onu çıkarıp objektif gerçekliği görmek şansımız ise hemen hemen hiç yok. Nasıl vücudumuzun içinde hapisteysek gerçeklikleri kavramak için tek araç olan beynimizin sınırlarından da kenarlaşamayız. Tek yol yeni yeni bilgiler almak, sürekli zihnimizi güncellemek. Bu zaman bahsettiğimiz o gözlüğün camı şeffaflaşıp aydınlanmaya, dolayısıyla bizi aydınlatmaya başlar.

Ölümün soğuk soluğunu boynumuzun ardında duyduğumuz, ecelin insanlığı gölge gibi takip ettiği bu dönemlerde aklı başında biri kesinlikle evden çıkmak, vatandaş sorumsuzluğu sergilemek istemez. Tek kendinin değil hem de ailesinin, yakınlarının, başka insanların hayatını risk altına atmaktan kaçınır. Kim ister ki virüse bulaşıp ölümle yüz yüze gelmeyi? En önemlisi paniğe, kötümserliğe, nihilizme kapılmadan sabırla krizin sona ermesini beklemek, umutla, iyimserlikle geleceğe bakıp temkinini korumak.

Tarihe baktığımızda görüyoruz ki şimdiye kadar insanlık defalarla bundan da ağır, yüz milyonlarca insanın ölümüne neden olan birçok hastalıklarla, pandemilerle yüzleşti: Veba, çiçek, kolera, sarı humma, İspanyol Gribi gibi. Günümüzün belası koronavirüs pandemisi de, kuşkusuz yakın gelecekte tarihin derinliklerine kavuşup yok olacak hiç olmamış gibi. Ancak insanlığın bundan hangi çapta zarar göreceği ve ne kadarımızın virüse bulaşıp telef olacağı büyük bir soru. Kimler kendini koruyup sağ salim kurtulacak bu kasırgadan, kimler virüsün pençesinde dünyadan gidecek, bilinmiyor.

Ünlü tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari insanlığın iki seçim karşısında bulunduğunu söylüyor: Totaliter gözetimle özgürlükler ve milliyetçi izolasyonizmle küresel dayanışma arasındaki seçim. Yakında devletler ateşimizi, kan basıncımızı kontrolde tutan biyometrik bileklikler uygulayacak belki de, sürekli gözetim altına alınacağız. Nelere, nasıl tepki vermemiz kaydedilecek. Mesela dinlediğimiz hangi habere sevinip hangisine ağız büzmemiz gibi. Bunu nasıl karşılayacağız peki? Sonuçta çözümü zor bir ikilem ortaya çıkacak. Gizliliyimiz, özel hayatımızla sağlığımız arasındaki ikilem.

Koronavirüs sonrası dönemde dünya ortaya çıkan sorunları çözmeye çalışacak: Ekonomik, politik, sosyal ve psikolojik sorunları. Her şey aniden önceki gibi olmayacak elbette, hayatın kolayca düzenlenmesini bekleyemeyiz. İddialara göre küreselleşme bitecek. Fütürologlar sanal rejime geçileceğini, canlı iletişimin tamamen azalacağını söylüyorlar. İnsanlar bugünlerin etkisinden çıkmakta zorlanacaklar. Topluma karışmamak, tokalaşmamak, obsesif kompulsif bozukluğa varan hijyen. Bütün bunlar uzun yıllar devam edecek.

Korku hissi, insanı tehlikelerden koruyan, heyecan sinyali gibi seslenip kendini ateşe atmaktan, yersiz cesaretten sakındıran bir his. Her zaman kaostan düzen kurmaya çalışan insanlık, bugün asıl kaosla, korkuyla karşı karşıya. Şu anda herkesin yapmalı olduğu tek bir şey var. Durumun daha fazla kontrolden çıkmaması, geri dönüşü olmayan bir hâl alıp tarihi felakete, Hollywood filmlerindeki kıyametlere dönüşmemesi için evden çıkmamak.

“Putları kırın, stereotipleri aşın, arketipleri unutun, klişelerden kaçın – sağlıklı düşünce çıkacak ortaya.” Sağlıklı düşünce, normal zekâ, rasyonellik ise insanlığı yalnızlığa ve yalnızlık, kurtuluşa götürecek her zamanki gibi.

#evdekal  #evdekitapoku

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

10 Soruda Edebiyat ManifestolarıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

S. E. Breitegger

24 Mayıs 2025

Goethe Evi’nin Üçüncü Katında

Goethe’yi ilk okuyuşum değil, tanışıklığımız eskiye dayanıyor. Hatta bence, ünlü şair tarihteki en güzel kitap adını bulmuştur.İnsan yalnız mıdır? Yalnızlık ne anlama gelir, yanımızda olmayan biri de yalnızlığımıza çare olabilir mi? Cevaplaması güç sorular. Benim ilgimi ..

Devamı..

Hayattan Notlar

A. Dilek Şimşek

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024