Ünlü Yazarların Evleri
25 Eylül 2018 Edebiyat

Ünlü Yazarların Evleri


Twitter'da Paylaş
0

Roald Dahl

Roald Dahl, ailesiyle birlikte Buckinghamshire, İngiltere’de yaşarken çocukları çok gürültücü olduğu için bir çalışma ortamına ihtiyaç duydu. Dylan Thomas’ın Galler’deki kulübesini gördükten sonra kendisine bahçesinde bir kulübe yaptı.

Dahl, Charlie’nin Çikolata Fabrikası ve Matilda gibi bütün büyük eserlerini bu kulübede yazdı. Kendi kalça kemiği dahil olmak üzere birçok fotoğraf, nesne ve hatıra eşyasını burada topladı.

Jane Austen

Jane Austen hayatının son sekiz yılında (romanlarının dört tanesinin yayınlandığı zaman) kız kardeşi ve annesiyle İngiltere’nin güney kıyısında Hampshire’da küçük bir evde yaşadı. Küçük evi onlara kardeşleri Edward Knight hediye etti. Bu ev Knight’a onu evlat edinen çocuksuz bir aileden miras kaldı.

Bu küçük ev şu anda Austen tarafından yazılan orijinal elyazması, romanların ilk basımları ve ilhamını Austen’dan almış diğer kadınların eserlerini içeren bir kütüphaneye ev sahipliği yapan Chawton Cottage olarak da bilinen Jane Austen Müzesi.

Müzede en çok ilgi çeken eser de Jane Austen’in küçük masası olabilir. Ceviz onikigen masası birkaç kâğıt, tüylü kalemi ve mürekkep kabı için aslında yeterince büyük.

Müzede ayrıca diğer öğeler arasında Austen’in turkuaz taşından yapılmış küçük altın yüzüğü ve ailesine ait küçük çerçeveli silüetler var.

James Baldwin

Yazar James Baldwin kırk altı yaşında yabancılaştırıldığı ve işkence gördüğü ülkesi Amerika’yı terk edip Fransa’nın Côte d’Azur bölgesinde Saint-Paul-de-Vence adında bir ortaçağ köyüne yerleşti. Hayatının son on sekiz yılını biberiye ve yabani çilek bahçeleri arasındaki villasında geçirdi. An Open Letter to My Sister, Miss Angela Davis gibi birçok ünlü eserini burada yazdı.

Ne yazık ki Baldwin’in eski evi büyük olasılıkla daha fazla dayanamayacak. Çünkü evinin bulunduğu arsa, ölümünden kısa süre sonra bir müteahhit tarafından satın alındı. Ailesi ve bir grup arkadaşı tarafından engellenmeye çalışılsa da evin Baldwin’in yaşadığı kısmı çoktan yıkıldı.

Baldwin bu evde Josephine Baker, Miles Davis, Nina Simone, Ella Fitzgerald, Beauford Delaney, Harry Belafonte ve Sidney Poitier gibi ünlü isimleri ağırladı. Saint-Paul-de-Vence’deki ünlü ziyaretçilerinin listesine Henri Matisse, Georges Braque, Pablo Picasso, Fernand Léger, Joan Miró, Alexander Calder, Jean Cocteau ve Marc Chagall’ı da eklenebilir.

Baldwin’in bahçesindeki büyük masa konukların neşeyle yemek yediği, sohbet ettiği masa olarak hatırlanır. Baldwin’in son eseri de “Welcome Table” olarak adlandırılır.

Dylan Thomas

Şair Dylan Thomas kısa yaşamının son dört yılı boyunca Boathouse’da ailesiyle birlikte yaşadı. Ev, Laugharne, Galler’de Taf Estuary’ye bakan bir falezin üzerinde yer alıyor. Yolun biraz aşağısındaki kulübeyi yazı stüdyosu olarak çok az kullandı Gitme O Güzel Geceye Usulca, Over Sir John’s Hill şiirlerini ve Under Milk Wood oyununu burada yazdı.

Thomas, otuz dokuz yaşında New York’a yapılan bir seyahatte çok içmekten ve zatürreden öldü.

Duvarlara fotoğraflar, resim reprodüksiyonları, listeler ve dergi kupürleri yapıştırırdı.

Virginia Woolf

Virginia Woolf ve kocası Leonard 1919’da Monk’un evini satın aldı ve sık sık ziyaret etti. 1940’ta Bloomsbury, Londra’daki daireleri hava saldırısında hasar görünce diğer eve temelli taşındılar. Woolf, İtalyan bahçesi, küçük bir göleti, teras ve meyve bahçesi olan etrafı yemyeşil evi çok sevdi. Ana bina, yakınlarda yaşayan kız kardeşi ressam ve dekoratör Vanessa Bell’in yardımıyla dekore edildi. Bell’in resimlerinin çoğu bugün hala duvarlarda asılı.

Çift, Bloomsbury grubunu (ünlü İngiliz yazarları, filozorfları ve sanatçıları) yeni evlerinde ağırladı. Hatta E. M. Foster’ın, Leonard’la birlikte ağaç budarken fotoğrafları da var.

Woolf en büyük eserlerinin birçok kısmını “yazı köşkü” olarak adlandırılan kulübede, Doğu Sussex’teki en yüksek noktalardan biri olan Caburn Dağı’nın manzarasını izleyerek yazdı. Aynı zamanda 28 Mart 1941’de cebinde taşlarla Ouse Nehrine gitmeden önce Leonard’a veda mektubunu da burada yazdı.

Woolf, Kendine Ait Bir Oda’da kadınların yazma ve yaratma özgürlüğüne sahip olabilmek için paraya ve kendi odalarına ihtiyaçları olduğunu ve çoğu zaman sahip olamadıklarını belirtiyor.

Brontë Kardeşler

Charlotte, Emily ve Anne Brontë, şair ve papaz olan babaları Patrick 1820’de atanınca Batı Yorkshire’daki Haworth Parsonage’a taşındı.

Patrick Brontë, 1861’de öldüğünde (tüm çocuklarını geride bıraktı) evdeki eşyalar açık arttırmayla satıldı. Onlarca yıl sonra, 1893’te bir kütüphanecinin ısrarıyla Brontë Derneği kuruldu ve Brontë ailesine ait eşyalar toplanmaya başladı. Brontë kardeşler aslında isimlerini evdeki kitapların üzerinde görmelerine rağmen (babalarının şiir kitapları yayınlanmıştı) kendilerini erkek olarak göstererek Currer (Charlotte), Ellis (Emily) ve Acton (Anne) Bell takma isimleriyle ilk şiirlerini yayınladılar. Kitap üç kopya sattı.

Yüzyılı aşkın süreden sonra Brontë kardeşlere ait koleksiyonlar bulunduktan sonra Charlotte’un maun masası da bulundu ve 2011 yılında müzeye bağışlandı.

Çeviren: Yaprak Sayın

(Paris Review)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR