Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

26 Kasım 2023

Edebiyat

Yazma İsteği Oluşturan Kitaplar

Halil Yörükoğlu

Paylaş

2

0


Bazen bu cümlede uzun süre kalıyorum. Kitabın matbaasının adresinin yazdığı detaylara kadar bakıyorum.

Bir yazarın yaşadıklarından, okuduklarından, duyduklarından ya da gördüklerinden yola çıkıp kendi üslubuyla bizi bir yerlere davet etmesi belki insanın aklına ilk olarak "ben neden senin bu davetine katılayım" sorusunu getirebilir. Çünkü bence deneme türü böyle bir alan. Günlük de öyle. Hatta anı, günce, mektup da. Bu türleri herkesin bir şekilde yapabildiğini ama bu türlerin sadece doğru isimlerle bir edebi lezzete dönüşebileceğini düşünüyorum. Zor çünkü. İsmi ve cüret etmesi ne kadar kolay olsa da yazması denenmesi ve bunu ben yazdım denilmesi kesinlikle bıçak sırtı. Sınırları keskin bir şekilde çizilmeyen bir edebi türde metin üretmek bunun en azından asgari edebiyat geleneğine göre değerlendirilmesi falan en azından bir okur olarak bana tehlikeli gelir. Ama konumuz bu tehlikeler değil. Ki eserleri bir çizginin içinde değerlendirmek ya da değerlendirmemek de başka bir tartışma konusu tabi. Tanımlamalardan bahsetme sebebim de yine kendimi tekrar edeyim bu zorluk.

Bunlara ilaveten bu konuda terimsel bilgim yok ama deneme de anladığım kadarıyla kendi içinde bir sürü çeşitliliğe sahip. Çoğu tür gibi. Bence bu alanda da kıymetli akademisyenlerimiz şu an bir yerlerde kafa patlatıyorlardır.

Aslında ben, metinlerin isimleriyle ilgilenenmem. Okunabilir ya da okunamaz olmalarıyla alakadar olurum. Bu zaten bana yeter. Okunabilirse lezzetlidir. Lezzetliyse ilham verici ve yine twitter aforizmasıyla "insanda yazma isteği uyandıracak cinstendir." Bir eserin yazma isteği uyandırmasından daha önemli nasıl bir amacı olabilir bilmiyorum. Yazmak isteğinden kastım salt yazarlık uğraşıyla ilgili değil. Yazma isteğiyle anlatmak istediğim, içimizde ortaya çıkıveren o güzel koku, hoşluklar, kelimeler, göz dolmaları, sarılma istekleri, ağlaya yazmalar, kahve içmek istemeler, dertlenmeler. Yazma isteği uyandırmak, benim için, bildiğim ya da bilmediğim hislerin bir cümlelik hali.

Bazen bu cümlede uzun süre kalıyorum. Kitabın matbaasının adresinin yazdığı detaylara kadar bakıyorum. Amacım asla bir kitabı kutsamak değil. Söylemek istediğim bir kitabı sevince onun her şeyiyle ilgilenmek. Ona ahiret sualleri sormak. Yazma isteği, okuma isteğini, o da beraberinde bakma hassasiyeti getiriyor ya hani işte ben onu seviyorum. Zaten bu istekler içinizde varsa vardır. Ama bazen unuturuz ya hani ondan bahsediyorum. Sonra unuttuğunuz bir anda bir kitap yeniden bunları hatırlatır. Sonra başka kitap sonra yine başka bir kitap diye bu serüven devam eder. Hepsi bir okuma süreci oluşturur. Hepsi bir cümlenin bir harfine götürür bizi. Ve tabi her kitap başka başka sevdirir kelimeleri. Bu ara cümlelerim Onur Çalı'nın Sia Kitap tarafımdan yayımlanan Gemilerle Seyahat Eden Sözcükler'i ile ilgili.

Onur Çalı'nın edebi yolculuğu öykü, yayıncılık ve deneme olarak devam ediyor diyebiliriz. En azından biz okurlara yansıttığı bu. Bize yansıttıklarını önemli buluyorum. Çünkü onu, özellikle denemelerinde, duygularını ve fikirlerini ortaya dökme konusunda cesur buluyorum. Belki bu cesaret dediğim de artı bir şey değildir. Ama denemelerini okurken içimde uzun süre yalnız kalma isteği oluşuyor. Film izleme, kitap okuma, yürüme ve şarkı dinleme isteği. İnsan bunlardan ibaret değildir tabi. Sokaktan, caddeden şehirden kasabadan da geçer yolu. Okuyunca, oralara da gitmek istiyorum. Belki o da gitmek istediğinden yazıyordur. Ama ben kesinlikle gitmek istediğimden okuyorum. Ve bunları arabeskleşmeden yapmasını, okuduktan sonra bir sürü duygu yoğunluğu sunmasını, literatürle ilgili dertlerini aktarmasını, bu çerçevede edebiyat geçmişimizden ve bugünümüzden bize listeler armağan etmesini de önemsiyorum. Sahip olduğu coşkun dili, edebiyata sakince hizmet etme gayretini ama en çok da kendi halinde bir yazar olarak belki de metinlerinde normalden daha fazla hissedilen sükunetinli halini seviyorum.

Son olarak, asla üşenmiyorum ve kolaya kaçmak derdinde de değilim. Ama kitabın kaç sayfa olduğundan, kitabın neresinde ne anlattığından, başlıklarından bahsetmek istemiyorum. Ki bunları dediğim gibi baktım öğrendim. Lakin bir kitaptan yazarın bile niyetinin olmadığı anlamlar çıkartmayı kıymetli buluyorum. Kelime kelime bakıldığında sade, bütün haldeyken ritmik bir zevk haline gelen ve sonrasında içimize işleyen o cümlelerin peşine düşmeyi ya da o cümlelerin beni buralara getirmesini fazlasıyla önemsiyorum.

Yine öyle oldu.

Bence Türkçe kullanıldığında mükemmel dil. İyi Türkçe demiyorum kullanılınca zaten doğası hoş olan bu dilin bazı metinlerle bize yansımasını okurluğundan güzelliğinden sayıyorum. Bu türün devam etmesini arzu ediyorum. Onur Çalı'ya bu türde kolaylıklar diliyorum.

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Oscar 2022: En Çok Dalda Aday Gösteril..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Çetin Devran

10 Mart 2025

Gerçeklerden Kaçarken Kendimize Söyled..

Eğer hayatınızdaki bazı kalıpları kırmak, geçmişte yaptığınız hatalardan ders almak ve gerçekten daha bilinçli bir şekilde yaşamak istiyorsanız, bu kitap size çok şey katacak.Bazı kitaplar vardır, okuduğunuzda sizi rahatsız eder. Çünkü size, aslın..

Devamı..

Kısa Kısa Roma İmparatorluğu

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024