Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

16 Ocak 2017

Hayat

İntikam almanın sizi iyi hissettirmesinin nedenini biliyor musunuz?

Denis Gürcü

Paylaş

31

0


“Saldırganlık, negatif yorum alan katılımcının üzerindeki olumsuz etkiyi azaltmakta ve onu pozitife çevirmekte oldukça başarılıydı. Ancak pozitif yorumlar alan katılımcıların üzerinde benzer bir etkisi olmadı.”
Denis Gürcü
İntikam, birçok romana ve filme konu olmuş güçlü bir duygu. Güney Kore yapımı efsanevi Old Boy, Uma Thurman’ın oyunculuğunda zirve yaptığı Kill Bill serisi, Alexandre Dumas’ın Monte Cristo Kontu ve onlarca örnek daha. Nefesimizi tutarak bizi hikâyeye odaklayan bu hikâyeler, herkesin aklına, “Benim başıma gelse ne yapardım,” sorusunu getirmiştir. Elbette günlük hayatta birçoğumuz düğünümüzü basan gangsterlerden intikam almak için Hattori Hanzo kılıcı öğrenmeye gidecek kadar aksiyonlu olaylar yaşamıyoruz. Ancak sadakatsiz eski sevgilinin kıyafetlerini çöpe atmak, niçin insana garip bir keyif verir? Ya da yenildiğimiz bir oyunun rövanşı, niçin öbüründen daha heyecanlıdır? Daha da önemlisi sosyal kimliğe yapılan herhangi bir darbeye intikam gibi saldırgan bir tepki vermek yerine, sakin kalmanın ve iyi hissetmenin bir yolu var mıdır? Yapılan yeni bir araştırma, bu soruların cevabını veriyor. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin aylık olarak çıkarttığı Kişilik ve Sosyal Psikoloji dergisinde (Journal of Personality and Social Psychology) yayımlanan bir çalışma, kendini kabul görmeyen ve istenmeyen biri olarak hisseden insanların intikama yatkın olmalarının sebebini, aslında bilinçaltlarında duygularının dengeli olduğu biçime geri dönmek istemeleri olduğunu söylüyor. Çalışmada araştırmacılar 1.700’ün üstünde katılımcıya, sosyal olarak kabul görülmemeyle agresiflik arasındaki duygusal bağın incelendiği 6 adet deney uygulamış. Elde edilen sonuçlara göre: “Reddedilmiş insanlar, intikamın keyifli yanını kullanarak zarar görmüş ruh hallerini yeniden eski haline getirme motivasyonuyla agresif davranıyor.” Deneylerin birinde katılımcılar, internet üzerinden top atma oyunu oynuyor. Ve yenilen bazı katılımcılar, koşullu olarak kendilerini reddedilmiş hissediyor. Bu oyun bittikten sonra araştırmacılar, başarılı olamayan katılımcıların hislerini gözlemliyor ve bu sefer onlara dijital “Voodoo Bebeği” oyununu oynatıyorlar. Bu aşamada katılımcılara, sanal Voodoo bebeğinin top atma oyunundaki rakiplerini temsil ettiği söyleniyor ve kaç tane iğne batırmak istedikleri soruluyor. Sonucunda ise bireylerin kendi morallerini yükseltmek için agresifleşme eğilimi gösterdikleri gözlemleniyor. Çalışmanın anlatıldığı yazıda araştırmacılar, “Sosyal olarak kabul görmeme ve reddedilme, agresifliği arttırıyor. Buna ilave olarak kişinin moralini agresif güdülerle düzeltmeye çalışması, daha çok saldırganlaşmasına sebep oluyor” cümlesini not düşmüş. İlave olarak araştırmacılar, “Reddedilme ile kişinin duygusal durumunu düzeltme yöntemleri arasında kayda değer bir bağlantı gözlemledik. Elde ettiğimiz bulgular, reddedilme ve kabul görülmeme bağlantılı saldırganlığın öncelikli olarak ruh halini iyileştirmek isteyen insanlarda meydana geldiğine ilişkin başlıca bir kanıt oluşturuyor” diyor. Başka bir deneyde ise, katılımcılardan kızgın oldukları bir zamana ilişkin kompozisyon yazmaları isteniyor. Daha sonra ise yazdıklarıyla ilgili geri bildirim almak için, kompozisyonlarını seçili bir partnerle online olarak değiş tokuş etmeleri isteniyor. Bu simgesel metinlerin kritiğini yaptıktan sonra, katılımcılara skorları söyleniyor, pozitif bir yanıt: “Harikaydı!” ya da negatif bir yanıt: “Okuduğum en kötü yazılardan biriydi!” Araştırmacılar, skorlarını öğrenen katılımcıların duygusal tepkilerini inceliyor ve onlara yine “Voodoo Bebeği” çalışmasını yapıyor. Bu kez Voodoo bebeği, yazdıkları metinleri inceleyen partnerleri temsil ediyor. Sonuçlar ise şöyle: “Saldırganlık, negatif yorum alan katılımcının üzerindeki olumsuz etkiyi azaltmakta ve onu pozitife çevirmekte oldukça başarılıydı. Ancak pozitif yorumlar alan katılımcıların üzerinde benzer bir etkisi olmadı.” Çalışmadaki araştırmacılardan biri ve aynı zamanda Virginia Commonwealth Universitesi’nde psikoloji profesörü olarak görev yapan David Chester, Broadly’e verdiği röportajda verilerin bazı sürprizlerinin de olduğunu söylüyor. Chester ve ekibi yapılan 6 deneyin ikisinde (yukarıda söz edilen de dahil olmak üzere), intikam almanın sosyal olarak kabul görülmediğini hisseden kişinin daha iyi hissetmesine “az çok” yardım edeceğini öngörebilmişler. Ancak sonrasında Chester, “Katılımcıların sosyal olarak kabul gördüklerindeki, yani her şey yolunda gittiğindeki hisleriyle intikam aldıktan sonraki hisleri aynı. Yani intikam, onların üzerinde kabul görülme kadar tatmin edici bir etki bırakıyor. Bu yüzden, intikam almanın duygular üzerinde tahmin ettiğimizden de çok etkisi var” diyor. Chester ilave olarak, “Saldırganlık, amaca giden yoldaki araç. Ve buradaki amaç da duygusal dengenin ve özdengenin olduğu hale geri dönmek” diyor ve ekliyor: “Olay yalnızca hedefe zarar vermek değil, olay daha çok bu zararın kişiye hissettirdikleri.” Bulgular biraz can sıkıcı görünse de Chester aslında buradan pozitif bir sonuç çıkarılabileceğini de söylüyor: “Eğer saldırganlık duygularla alakalı bir stratejiyse, onu başka bir stratejiyle alt edebiliriz. Egzersiz yapmak, özellikle kişinin içinde bulunduğu düşünce ve davranışları yargılayıcı olmadan fark etmesini sağlayan farkındalık egzersizleri ve zihin rahatlatma gibi egzersizler hedefimize ulaşmamızda yardımcı olacaktır. Bunun gibi intikam arzusunun yerine geçecek etkili alternatifleri de test etmeliyiz.”
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Öne Çıkanlar

Tarih ve Toplum Tezleriyle Romanlar Ya..A. Ömer Türkeş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Erhan Sunar

25 Mart 2025

Roland Barthes, Albüm

Barthes’ın, annesinin ölümünden sonra gecesiyle gündüzü, düşleriyle gerçekliği, dünyasıyla yazısı yer değiştirmiş Proust’un peşinde, belki daha yoğun bir can sıkıntısıyla, yeni bir hayat bulma ihtiyacı.Sonradan büyük bir kültür kuramcısı olarak ünlenecek biri için, hayatının tec..

Devamı..

Latin Amerika Demokrasiyi Teknolojinin..

Sebastian Smart

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024