Italya veya Kuzey Rönesansı kadar bilinmese de Bizans sanatı Batı sanat tarihinde önemli bir yere sahip. Cömertçe ve baş döndürücü şekillerde kullanılan altın işlemeleriyle bilinen Bizans sanatı Hristiyanlığın Avrupa’daki yükselişinden besleniyor. Hâlâ daha Akdeniz’deki pek çok kilisenin duvarlarını Bizans freskleri, mozaikleri ve resimleri süslüyor.
Constantinople’e (bugünün İstanbul’u) onuruna, hatıra olarak ismi verilen imparator 1. Constantine (272-337) döneminde Hristiyanlığa karşı tolerans gösterilmesiyle beraber ortaya çıkıyor Bizans sanatı. Constantine başkenti Roma’dan Constantinople’e (o zamanlar Bizantion) taşıyor ve şehirdeki Hristiyan kiliselerini süslemeleri için Romalı sanatçıları şehre getirtiyor. Antik Roma mosaik geleneğiyle Kilise konularını birleştiren sanatçılar etkisi yüzyıllar sürecek yepyeni bir sanat akımını böylece keşfediyorlar. Constantinople’un Osmanlı imparatorluğunun eline 1453’te geçmesiyle beraber, 15. yüzyılda, Bizans sanatı etkisini yitirmeye başlıyor.
Bizans sanatının en önemli karakteristik özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
Dini İkonografi

İsa, Ayasoyfa, İstanbul/ Türkiye
Bizans sanatının temel dini konularını Meryem, İsa ve İncil’den sahneler oluşturuyor. Konuların seçiminde çok büyük mal varlığı ve nüfuza sahip kilisenin etkisi fazla. İsa’nın evrenin hakimi olarak resmedildiği dönemin en ünlü mozaiklerinden birini Ayasofya’da görmeniz mümkün.
Mozaikler

İmparator Justinian'ı tasvir eden mozaik, Ravenna/ Italya
Romalı sanatçılar gibi Bizanslı sanatçılar da küçük taş, cam, seramik parçalarından oluşturdukları mozaik tarzı eserlerle adlarından söz ettirdiler. Bizanslı sanatçıları Romalılardan ayıran şey ise altın yaprakları ve değerli taşları gösteriş için bolca kullanmaları oldu.
Stilize Edilmiş İmgelem

Aya Demetri Kilisesi, Selanik
Daha doğal tasvirlerdense stilize edilmiş imgelemleri tercih eden Bizans sanatı, insanlarda kiliseye merak ve hayranlık uyandırmak istedi. Resimlerinde adeta süzülen zarif figürlere ve altın halelere yer vererek dini figürlerin sanki öteki dünyadalarmış gibi hissedilmelerini sağladılar.
Çeviren: Alper Güngör
(My Modern Met)






