Aydın Öztürk • Tanrı ve Çocuk
26 Ağustos 2018 Öykü

Aydın Öztürk • Tanrı ve Çocuk


Twitter'da Paylaş
0

Dede

“Gel yavrum, babana bakma sen, ona kalsa sana dinimizden hiçbir şey öğretmeyecek.”

“Kuzumu nereye götürüyorsun dede.”

“Kurban vereceğiz Allah yoluna, ibadet, sevap.”

“Kurban nedir.”

“Allah yoluna her yıl bir hayvanını kesip etini fakirlere dağıtmak, çok sevaptır, kurban bu demek.”

“Kuzumu kesme dede, günah değil mi.”

“Asıl bunu demen günah, Allah yolunda kesiyoruz, o istedi diye.”

“Ama canı acımaz mı, Allah bunu bilmiyor mu.”

Hep o babası. Neymiş, hayvanları kesmek kötüymüş, sanki keyfimizden kesiyoruz, barbar mıyız, ibadet olduğunu bile bile çocuğa kim bilir neler anlatıyor. Kuzunun ayaklarını bağladım, nasıl da çırpınıyor, çocuğun dediği gibi, acıyor mudur, bıçağı boynuna dayıyorum, bismillah, sen kabul et Allahım. Kan fışkırıyor, kuzu bir iki meliyor, boynu koptu, gözleri açık, Allahım, bu ibadet olmasaydı yapar mıydım bunu, bu canavarlığı, ama ibadet, senin emrin. Çocuk ağlar gibi oldu, kuzunun gözleri kapandı, çocuk düştü, baygın yerde yatıyor. 

Baba

“Baba ne yapıyorsun, çocuğun yanında.”

“Hep senin yüzünden, çocuğa neler anlatıyorsun sen, kurban Allah'ın emri.”

“Çocuk kaç gündür onunla arkadaşlık kurdu onun yanında mı yapılır allah aşkına.”

“İbadete şahit olsun torunum.”

Kucaklıyorum oğlumu, nasıl da sararmış, ruhu çekilmiş sanki, ya ölürse, tanrım, yatağına götürüyorum, biraz su serpiyorum yüzüne, soğan tutuyorum burnuna, uyanıyor.

“Baba, dede kuzumu kesti.”

“Aa, nerden çıkardın bunu.”

“Gördüm baba, kuzumu kesti. Öldü o.”

“Rüya görmüşsündür oğlum, baksana yataktasın, etrafta hiç kan var mı, rüyaydı o.”

“Gerçekti baba.”

“Bazı rüyalar öyledir oğlum, insan gerçek olduğunu sanır, ben bile böyle rüyalar görüyorum bazen, bunun rüya olduğunu anlamam saatler sürüyor, küçüksün sen, sana bu yüzden rüyalar gerçek gibi geliyor, biraz dinlen, sonra kuzunun yanına gideriz.”

“Niye böyle bir rüya gördüm.”

“Eskiden insanlar kurban diye hayvanları kesermiş, kulağına gelmiştir ve rüyasını görmüşsün, duyduklarımız, rüya halinde görünür bize bazen.”

“Eskiden kesiyorlar mıymış hayvanları.”

“Evet, dinin emri işte, Allah öyle istemiş, ama artık kesmiyorlar, çünkü onun da canı var, boğazına bıçağı dayayıp boynu kesince kanar, acır, artık yok öyle şeyler.”

Torun

Dedem kuzumu alıp sürükledi, Nereye götürüyorsun, dedim, Kurbanlık bu, dedi, Allahın emri, elinde bıçak vardı, kuzumu yatırdı yere, üç ayağını bağladılar, kalan bir ayağını oynatıp durdu, nasıl da meliyor, onunla bir ara göz göze geldik, gel beni kurtar der gibiydi. Ama dedeme laf anlatamadım. Dedem kuzumu götürürken babam da beni kandırmak için, Kuzuna yeşil ot yedirecek, onu kesmeyecek, diye teselli etmeye çalışıyordu, ama görüyorum, kuzumu kesiyor dedem, Allah'ın adıyla kesiyor, onun isteğiyle kesiyor, Allah bir kuzunun kesilince boynunun kanayacağını bilmiyor olabilir mi, nasıl böyle bir şey ister insanlardan, Allahım ne olur buna bir son ver diyorum, kuzumla son kez göz göze geliyorum, gözü kapanıyor, ağlıyorum, düşüyorum.

Uyanıyorum, allahtan rüyaymış, allahım şükür, babamla annem başımdalar, kuzumu getirin diyorum, çok kötü bir rüya gördüm. 


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR