Babamın Hastalığı
14 Ağustos 2019 Öykü

Babamın Hastalığı


Twitter'da Paylaş
0

Taziyeden sonra ilk defa dükkânı açıyorum. Manav komşum her günkünden önce açmış, kurmuş tezgâhı. Bugün bana karşı daha özenli, döner tezgâhımı kurmama yardım ediyor, taziyem var, ondan herhalde. 

“Çok tuhaf.”

“Tuhaf olan ne.”

“Babam.”

“Allah rahmet etsin.”

“O değil de adamcağızın hastalığını teşhis edemedi doktorlar.”

“Nasıl yani.”

“İşte ölüm tutanağında bir şeyler yazdılar ama o kadar kısa sürede erimesini açıklayamadılar. 

“Nasıl olmuştu.”

Sokaktan iki genç sarmaş dolaş geçiyordu, öpüşerek. İkimizin gözleri bir süre onlara takıldı. Birkaç saniye sürdü bu. Neredeyse konuyu unutacaktım. "İşte," diyerek söze devam ettim. Sanki konuyu unutmamışım, deminki görüntüyle film kopmamış. Yanımıza almıştık. Depremde annem ölünce bir başına kalmıştı. Türkiye'de tek başına kalmasın dedik. İmamlıktan emekli olunca iyice yalnızlaşmıştı zaten. Cemaatini kaybeden bir şeyh gibi. Allahım bizi affet deyip duruyordu son zamanlarda. Büyük bir günah işlediğini düşünüyordum bazen ama bilinmez ki. Burada iyice kaptırdı kendini. Gün boyu allah allah deyip ağlıyor, tespih çekiyor, bazen de Allah devletimize zeval vermesin diyordu. Devletimize bir şey olmadı demem kâr etmiyordu. Sanki onu koruyan bir zırh delinmişti ve korunmasız kalmıştı. Bir gün sokağa çıkardığımızda gerisingeri kendisini eve atmıştı. Evde de beni Türkiye'deki evime götürün diye tutturmuştu. İlk zamanlar bunlar geçici sandıydık. Sonra doktora götürdük. Benim bir şeyim yok diye diretti bu kez, zor ikna ettik. Travma sonrası stres bozukluğu dedi doktor. Bir şeyim yok dememiş miydim deyip durdu sonra. Aynen devam etti. Bazen sabah uyanır uyanmaz, cemaat beni bekliyor, deyip hazırlandığı oluyordu,  Ve gün gün zayıflıyordu. 

“Yani psikolojik hastalıktan mı öldü baban.”

“Bilmiyorum ama yaptığımız tahlillerde başka bir hastalığa dair hiç bir iz bulunamadı, yaşlı da sayılmazdı. Ama allah allah, bazen, devletimize zeval vermesin diye diye, tespih çeke çeke, bazen cemaatini araya araya eridi adamcağız. Öleceği gece hastanenin tüm doktorları başındaydı. Herhangi bir ölümcül belirti görmediler. Görseler öyle bırakırlar mıydı. Sabah cenazeyi aldık. Ölüm tutanağında da ani bir şeyden bahsedilmiyordu. Öncesinde ve sonrasında bir olumsuzluk tespit edilmedi ama adam öldü. Babamın ölümünden sonra göçmenlere bir başka bakıyorum biliyor musun. Sanki hepsinin babamınkiyle aynı bir hastalığı varmış gibi. Onlara sarılmak istiyorum, biz buradayız, burası sizin eviniz diyesim var ama hay huy içinde buna fırsatım olur mu bilmem, kaldı ki hangi birine yetişeceksin. O kadar çoklar ki. Bir hastane dolusu doktor birisini iyileştirmeye yetmezken, ben ne yapabilirim.”


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR