Bir kadının ölümsüz hücreleri binlerce hayat kurtardı

Bir kadının ölümsüz hücreleri binlerce hayat kurtardı


Twitter'da Paylaş
0

Şöyle bir şey hayal edelim: Dünyanın en bilinen tıp kurumunun birinde tabip olarak görevlisiniz. Rahim ağzı kanseri ilerlemiş bir hasta size geliyor ve siz de onun hücrelerini alarak durumu anlamak için çalışmalar yapacaksınız. Çalışmaya başladıktan sonra garip bir şeyler fark ediyorsunuz. Belli sayıda hücre bölünmesinden sonra, bunların laboratuvar ortamındaki diğer hücreler gibi ölümü gerçekleşmiyor. Daha doğrusu bunlarda hiçbir şekilde ölüm gerçekleşmiyor. Senelerden 1950 ve henüz gözlem altındaki hastalardan hücre alınmasını düzenleyen yasalar henüz hayatta değildi. Aslında araştırma için hücre toplama izni istemek gibi bir gelenek de yok. Yine de bu ölümsüz hücrelerin sahip olabileceği potansiyel hakkında kafanız meşgul olur. Hayatınızda o âna kadar böyle hücreleri hiç görmediniz ve dünyanın herhangi bir yerindeki meslektaşlarınızın ve araştırmacıların da görmediğini biliyorsunuz. Peki ne yapardınız? George Otto Gey için bu oldukça basitti: Bu hücreleri saklamak ve gelecekteki araştırmalar için onların çoğalmasını sağlamak. Kendisine tedavi olmak için gelen kişi 31 yaşındaki Henrietta Lacks isimli hanımefendiydi. Bir tıp devriminin doğuşu Henrietta Lacks’in kanserli hücreleri bilimsel çevrelerde ‘‘HeLa Hücreleri’’ olarak tanımlandı. Bu hücrelerin saklanmasının üzerinden 60 yıl geçmesine rağmen, HeLa hücreleri milyarlarca kez çoğaltılarak dünyanın birçok yerinde kullanılan hücre dizisi oldu. Bunun nedeni, HeLa hücrelerinin bir test tüpünde saklanarak canlı tutulan ilk hücreler olması ve modern tıbbın en dikkat çeken keşiflerinden bir kısmının temelini oluşturmasıydı. Eğer çocuk felci aşısı olduysanız, Henrietta Lacks’a hücrelerinden ötürü minnettar olmalısınız. 1840 yılından 1950’ye kadar çocuk felci ölümcül bir küresel salgındı, ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt bile bu hastalıktan mustaripti. Roosevelt bu hastalığa karşı bir savaş ilan etmişti. Jonas Salk 1952 yılında, HeLa hücrelerinin bir tüpte korunuyor olması sayesinde bu hastalık için bir aşı geliştirebildi. HeLa hücrelerinin enfekte edilmesi ve incelenmesi kolaydı ve bu sayede Dr. Salk’ın araştırmasında yararlanması için mükemmel bir denekti. 2014’te sadece 403 çocuk felci vakası görüldü. Aşı sayesinde 1988’den beri 650 bin ölümün önüne geçildi ve 13 milyon felç vakasının önüne geçilebildi. Tüm bunlar Henrietta Lacks’ın ölümsüz hücreleri olmasaydı mümkün olamayacaktı. Henrietta Lacks’ın hücreleri ilk elde virüs biliminin açılmasına ön ayak oldu. Hepsi bu kadar da değil: Lacks’ın modern tıbba katkısı aşıların da ötesine geçti.  Kanser, uzayda hücrenin büyümesi, HIV, insan genomu, Tüberküloz, HPV, Parkinson ve hatta kozmetik çalışmalarında HeLa hücreleri sayesinde çalışmalar yapılıyor. Henrietta Lacks’in modern tıbba katkısı çok açık: onun hücreleri olmasaydı, kim bilir bugün ne durumda olacaktık? Tıbbi ilerlemenin genelde kaçınılmaz olduğu düşünülmesine rağmen, Lacks’ın hücrelerinin şans eseri keşfedilmesi gibi olaylar ilerlemenin esas belirleyici konumundalar. Bugün sahip olduğumuz birçok tıbbi ilerlemenin katalizörü onun hücreleriydi.

Çeviren: Ömer Faruk Yıldız

Yazının yayınlandığı blog  

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR