Jorge Luis Borges’in öylesine çok yönlü ve gizemli bir dünyası vardı ki, labirentler, kütüphaneler, kovboylar, detektif romanları dışında tango ve mitolojik yaratıklar da onun zihnini kurcalardı.
Tangonun Arjantin'in genelevlerinde doğduğu iddiasını sık sık dile getirirdi. İnsanların bu tezi beğenmedikleri için karşı çıktıklarını söylerdi. Tangonun tarihi hakkında yazdığı yazıda, dansın doğasındaki arzu ve kullanılan müstehcen terimlere dayandığı düşüncesini savundu. Borges, Arjantinli şair Evarsito Carriego için hazırladığı 1930 tarihli biyografide ve söyleşilerinde, tangonun doğuşuyla ilgili karmaşık soruları birçok kereler ortaya koyarak iddiasını yineledi.
Bu arada Borges yalnızca tangonun tarihiyle ilgilenmekle kalmadı, 1965 yılında sözlerini yazdığı ve Astor Piazzolla'nın bestelediği
El Tango adında bir de albüm çıkardılar.

Tango çizimi University of Notre-Dame'ın özel koleksiyonunda yer alıyor.
İkinci çizim ise University of Virginia Library'den. Albert and Shirley Small Special Collections bölümü, seksen yedi yaşında ölen Borges'in yaratmakla geçen ömrünün altmış beş yılına ait iki binin üstündeki kitaplarının ilk basımları, çevirileri, çizimleri, el yazmaları gibi görsel örnekleri saklıyor.
Borges,
“Die Hydra der Diktator” Almanca başlıklı çizimde Yunan mitolojisinin kötü yılanı Hidranın başlarını Rosas, Peron, Mussolini, Hitler ve Marx olarak çizmiş, Jorge Luis Borges 46 olarak da imzalamış.

Borges bu çizimi 1946 yılında kaleme aldığı
The Old Argentine Habit' in el yazmasında kullandı. Ayrıntılar, gözleri pek de göremeyen Borges için oldukça dikkat çekici.
Yazarın 1957 yılında
Manual de Zoología Fantástica adıyla yayımlanan kitabında edebiyatın ve folklorün içinden yüz yirmi mitolojik yaratığı tasvir ettiğini de burada anmakta yarar var.