Bu Kadardım
23 Eylül 2019 Öykü

Bu Kadardım


Twitter'da Paylaş
0

Tam olarak ne olduklarının ve nasıl olduklarının bir önemi yok. Kendilerinden emindiler. Şüphesiz. Hor görmeleri kaçınılmazdı. Bunu –özellikle– nazikçe hallederlerdi. Onlar tamamdı. Ötesi yok. Eğer bu tamamlanmaya varamamışsan vay haline. Gizliden gizliye hor görülmeye mecbursun.

Yapacak edecekleri elbet vardı. Tamamlanmış oluşları ruhen, kalben ve bedenlerine oturttukları tavırlarındaydı. Bunları yeni mi anlıyor, farkına varıyorum diyeceğim, ama yok. Öyle değil. Haksızlık etmeyi bırakalı çok oldu. (Kendime.) İlkin uyum sağlamakla ilgilendim. En iyi yaptığım. Dedim ki, doğrusu bu, böyle davranmalı. Onlar gibi. Aksini yapan yoktu ortalıkta. Bir de ortalık vardı tabii. Kenardakilerden bahseden yok. Her şey ortalık, içimiz dışımız, yediğimiz, gülüşümüz, ortalık. Ortalık. Ortalıkta olmayana yer yok.

Ayrışmaya çalıştıkça yer edinemedim. Taraf bulamadım. Uzak kalmaya çabaladığım dönemlerde sıkça sorgulandım. Hoş tamamen kaçmış, kaçabilmiş değildim. Belki içimdeki noksanlığı tamamlama arzusu iteledi. Öte yandan onlar da bırakmadı peşimi. Tamamlanmış insanlar. Ona da bir haller oldu, kalıbıyla başlayan eleştirel meraklar uyandırdım. Evet. Merak edecek kişiler çevremde vardı. En tuhafı, bu gibi dönemlerden geçen insanların  –iyi bir sıçrayışla– yükseleceğini düşünenlerdi. Belli bir süreçte de olsa başarılı iş dönemimde -sevilen, iş bitiren, güler yüzlü halimden- insanların çıkarımları umutluydu. Yaşadığım gelip geçer bir bunalım ya da yorgunluktan ibaret değildi. Kendi yapaylıklarından dem vuramayanlar, bana da onu yüklediler. Yakıştırdılar.  Onlar için anlamlandırmak buydu.  

Tüm bunların ortasında –orta yerinde– solurken başka başka sorgulamaların peşine aklım düştü. Beden farklı komutlarla şekillense de aklım boşlamadı. Kestiğim rollerin yanı sıra elimde değildi tepeden bakmak. Kurguladığım hayal, istediğim yaşantı baskın geldi. Hiç değilse kendi içimde.  İnandığım, incitmeme fikrinin yanı başında durdu. Bu fikir ise tüm kapalı kapıların ardında bırakılmıştı.

Kıyılarından tamamen çekilmiş olmam kendimi gösterecekti. Şimdi göreceğiz seni, dedim iç sesime. Bir konuştuğum oydu. Buna sebep mi etraflarında dolanıp durdum? Bir başınalığımdan mı ürktüm? Kaçtıklarımın başka bir sürümü mü oldum diye sormuyor değildim. Nasıl görünmekteydim acaba? Rastlamaktan korktuğum, onlara benzer biri mi vardı içimde? Kendimce bu duygularımı mı ört bas etme derdindeydim? Görünmesin istediğimi, yakıştıramadığımı mı saklıyordum?

Şimdi çoğunlukla kaçınıyorum yeni insanlar tanımaktan. Tanışmamaya gayret ediyorum. Ürktüğüm bir başınalık içinden çıkamadığım bir alana dönüştü. Yuvam oldu düpedüz.

Becerebildiğim uzaklaşmaktı. Buralardan gitmek gerek, diyerek bir sahil kasabasında huzuru aramaya gidenlerden olmadım. Benimki kaçmaktı. Bu kadar olabildim. Bu kadardım.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR