Çıkmaz Sokak
5 Ocak 2019 Kitap Öykü Yazıları

Çıkmaz Sokak


Twitter'da Paylaş
0

“Kaçmanın yolu kendini kapatmaktır. Tek başına ölümü bekleyerek öbürlerinden ayrılır, önce kendinden nefret etmeyi, sonra da dışarıdakileri küçümsemeyi öğreniverirsiniz.”

Bodrum doğumlu olan İlker Karakaş yaşamını Bodrum’da sürdürüyor. Asıl mesleği olan avukatlığa ve yazmaya devam ediyor.

İlk kitabı Hennoz (2007), Tahterevalli (2011), Kasaba Avukatı (2014) olmak üzere kitaplarının tamamı Notos Kitap’tan yayımlandı. Çıkmaz Sokak yazarın dördüncü kitabı.

Çıkmaz Sokak, orta yaşlı bir erkeğin dilinden yazılmış on iki kısa öyküden oluşuyor. Hepsi diğerinden bağımsız gözükmesine rağmen, dil, içerik, anlam bütünlüğü bakımından birbirini izler nitelikte. Okurken öykülerin akışı içinde aynı kahramanın gözünden ve yaşamından kesitlere tanıklık ettiğiniz duygusuna kapılabilirsiniz.

Öykülerin genelinde içki bağımlılığı, beraberinde gelen yaşamdan kopma, savrulma, kalabalıkların aksine anlamı ararmış gibi görünmeden, gerçekten “anlam”ı sorgulama teması işleniyor. Kendini akışa bırakan, savrulan, ne kendisiyle barışık ne çevresine uyum sağlayabilmiş, uyum sağlayabilenlere de hep mesafeli yaklaşmış, kadınlarla ilişkisi yüzeysel ve sorunlu ama en çok da hep yalnız bir kahraman. 

O hiçbir yere ait değil. Ne kendini vurduğu sokaklara, ne ailesine ne de içkiye. İçki sadece hiçliği, yaşamın anlamsızlığını bir süre için kolay ve katlanılabilir kılan bir çeşit acı ilaç. Etkisi geçtiği zaman farkına vardığı tek gerçek, girdiği sokakların onu hiçbir yere götürmeyeceği. Çabalamanın anlamsızlığı. Usanmadan denediği, deneyeceği bütün çıkışlar “Çıkmaz Sokak” olacak. Bunun bilincinde.

İlker Karakaş benzer temaları işleyen günümüz genç yazarlarından çok önemli bir farkla ayrılıyor.

ilker karakaşMutsuzluğu, yalnızlığı, uyumsuzluğu, anlamsızlığı, aidiyetsizliği işlerken, birbirine benzer kalabalıkları anlatmıyor. Edebiyatla bağdaşmayacak, dili bozan küfre, argoya, kestirme ve popüler olana meyletmiyor. Anlatısına, kahramanı için ifade ettiğinden daha fazla duygu yükleyerek popülarize etmek gibi bir gayretkeşlik içinde değil.

Karakaş, tüm kelime oyunlarından, süs marifetlerinden kendini arındırmayı başarmış bir yazar. Yer yer düz anlatıya yakın duran alçak gönüllü dili, sade yalın ve etkili. Anlatmak istediklerinin tamamını içerde, gereksiz ve önemsiz her şeyi ise dışarda bırakmayı başarabiliyor. Kanımca bu kadar sade yazmayı başarabilmek için ciddi bir çaba harcamış olmalı.

Çıkmaz Sokak, İlker Karakaş’tan okuduğum ilk öykü kitabı. “Uzak”, “Banyo” ve “Metro Müfettişi” ise şimdiden favori öykülerim arasına girdi. Sıra diğer kitaplarında.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR