Çivi Topuk
7 Mart 2019 Öykü

Çivi Topuk


Twitter'da Paylaş
0

Çivi topukların sesi hoşuma gidiyor. Keşke dün de bunları giyseydim. O zaman belki boşanmaya o kadınla gelmesine aldırmazdım. Aylardır konuşmadığım adama, Velinle gelmişsin, diye espri yapmazdım. Hatta belki hâkim, çivi topukların hatırına gelir, dava ertelenmezdi. Boş günümde bu iş biter, gece uçuşu öncesinde mahkeme köşelerinde sürünmezdim. Ne yazık ki üşendiğim için dolabın derinliklerinden çıkarmadığım ayakkabılarım bana dün yardım edemedi. Koridorun ucunda oturuyor. Ekürisi tuvalette filan mı acaba? Getirmemiş olmasına hiç ihtimal vermiyorum. Beş metre yakınına gitmem bugün ama o geliyor.

“Günaydın, karnın aç mı, sana da tost getireyim mi?”

Dün konuştum diye barıştım mı zannediyor bu adam? “Sağ ol, iyiyim ben, Müjde yok mu?”

“Seni rahatsız ettiğini gördü, gelmedi”

“Neden ben rahatsız olayım ki, birilerine ihtiyaç duyan sensin. Ama onun bile sana yardım edemeyeceği konular var."

"Neymiş o konular?"

"Kızımız dava açacakmış, benim soyadımı almak istiyormuş.”

“Yalan söylüyorsun.”

Eskiden ciddi misin derdi şaka yaptığımda, şimdi ciddiye alıyor, telefona sarılıyor.

“Telefonu cevap vermiyor.”

“Dersi var Alev'in, duruşmadan sonra ararsın.”

Tost almaya gidiyor. Mahkeme duvarları üstüme geliyor. Ahşap kaplamanın, cep telefonumun kabı ile aynı renk olmasına inanamıyorum. Pekâlâ bir süre kapsız durabilir şu telefon. İnsan kaynıyor burası. Yine de bütün resmi kurumlarda aynı soğukluk, aynı bitsin de gidelim buradan hissi. Sanki tahlil yaptırmak için sıradayım. Sonrasında ne çıkacak belli değil. Hâkim, emin misiniz, dediğinde, bir senedir eminim, diyeceğim. Bir senedir başkasıyla yaşıyor yine de anlaşabildik aramızda. Yanlış anlamayın hâkim bey, anlaşamadığımızda anlaştık. Her şey ne çabuk olup bitiyor. Düşünmek için vakit ister misiniz bile demedi hâkim. Boşadı gitti. Şakam onda şok etkisi yarattı. Yoksa kaldıramadığı sorumluluklardan sonunda kurtulduğu için dans ediyor olurdu. Bir aileyi çevirmek herkesin harcı değil. Şaka olduğunu anlayınca rahatlayacaktır. Nereye gidiyor bu koşaradım, Alev’in okuluna mı? Onunla konuşurken yüzünün alacağı şekli merak ediyorum. Arabasına binmedi. Bak sen şu işe, Müjde hanım yan kafede sevgilisini bekliyormuş. Harika görünüyorlar buradan. Bizimkinin yüzünden düşen bin parça. Kaç kez eline aldı telefonu sayamadım. Ben de arasam mı Alev'i? Hâlâ derste galiba. Müjde hanım dayanamadı karşılıklı oturmaya, sandalyesini sevgilisinin dibine kadar çekti. Sakinleştiler, usul usul bir şeyler konuşuyorlar. Kadın eski kocamın elini tutuyor, karnına götürüyor. Birden ayağa kalkıp birbirlerine sarılıyorlar. Masanın üzerindeki telefon uzun uzun çalıyor, sonunda susuyor. Ayakkabılar ayağımı vuruyor.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR