Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

17 Haziran 2020

Öykü

Denge ve Başlangıç

Murat Aslan

Paylaş

3

3


 “Nasıl başlanır unutmuşum. Başımdan geçenleri mi anlatsam, yoksa ilgimi çekenleri mi? En iyisi doğal akışına bırakmak. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra en çok kayıp verilen olayın içindeyiz. Bir insan ömründe nadir görülen küresel bir felaket olduğu söyleniyor. Yaklaşık otuz yıl sonra etrafımdaki çocuklar pandemi gibi afili kelimeleri rahatça kullandığımı görünce, beni önemli ve görmüş geçirmiş biri olarak görecekler. Nereden bilsinler bu kelimeleri mecbur kaldığımız ve tekrar tekrar duyduğumuz için öğrendiğimizi. Sahi çocuklar hep büyükleri olduklarından daha bilgili görürler değil mi? Memleketin durumu, bir yere giderken takip edilecek rota vs. Nasıl öğrendi bu büyükler tüm bunları? Ya da geleceği düşünürsek; acaba küçük çocuklar bizimle dalga mı geçecekler, en yakın yere giderken bile yolu, onlar gibi bir telefon uygulamasından öğrenmeye çalışıyoruz diye? Neyse asıl konumuza dönelim, bunlar başka bir günlüğün konusu olsun.

İki aydır evdeyiz. Ne kadar önemli bir süre. Fakat otuzlu yılların kapı eşiğinde bu süre o kadar da önemli gelmiyor. Tıpkı bir oyun gibi. Fakat yine de zaman ilerledikçe daha bir yüzleşiyorsun hayatınla. Günlük hayatımızdaki ritüellerimiz ne kadar güzeldi edebiyatına girmeyeceğim. Kimsenin sabahın köründe saatlerce sıkış tepiş İstanbul trafiğini özlediğini zannetmiyorum. Elbette bir bahar havasında iş dönüşü, hava tam kararmadan, kulağınızda sevdiğiniz bir müzikle otobüs beklemeyi de özleyebiliriz bazen. Fakat bana daha doğru gelen şey ‘denge’. Biz dengenin önemini anladık sanki. Dengeli beslenme, dengeli spor, doğanın dengesi, dengeli yaşamak… Yani her şeyden biraz ve her ‘az’ dan keyif alarak. Bir kargo elemanı siparişimizi getirdiğinde ona içten teşekkür etmek veya bir arkadaşımızla selamlaşıp öpüşmeyi, içten ve istediğimiz için yapmak. Belki bu süreçte çıkarabileceğimiz en önemli ders, hayatımızı bir dengeye oturtmak.

Nasıl olsa sadece kendim için yazacağımdan sıkıcı konuları da kalemime söyletebilirim herhalde. Mesela her hafta sonu soluklanmak için ya da havanın durumu nasıl diye çıktığım balkonuma, bu süreçte çıktığımda, başka şeyler de görüyorum. Dalları balkonumuza doğru uzayan komşumuzun erik ağacı küçük küçük erikleri bana uzatıyor sanki. Onların büyümesine şahitlik ediyorum. Ben de o doğanın bir parçasıyım, aslında hepimiz de. Büyüyoruz. Bir erik ağacına değil belki ama kendimizin büyümesine şahitlik ediyoruz.

Ya sonrası… Nasıl devam edeceğiz hayatımıza? Doğaya dönmek sadece Youtube fenomenlerinin bir deneyim şakası gibi mi kalacak hayatımızda? Yoksa gerçeğe yaklaştık mı çoktan? Aslında çok değiştik. Yemek yapmayı öğrenmeyi marifet sayan ataerkilliklerimizi yonttuk. Saç kestik, musluk tamir etik. Ve en ilginci bunlardan mutlu olduk ve işe yaradık. Başka bir yaşam tarzı mümkünmüş, öğrendik.

Birçok deneyimi de ıskaladık gibi geliyor. Mesela 2020 baharında tanışacağımız bir kişiyi, bize ilgilendiğimiz bir konuda çok faydalı bir pencere açan, ayaküstü konuştuğumuz bir arkadaş, bir molada kahve içerken yaptığımız gelecek planları… Madalyonun diğer tarafındaysa başka pencereler var. Birçoğumuz hayatını yeniden planladı, ertelediği işlerini düzene soktu, geleceğe dair –tek başına olsa da– kararlar aldı. Belki de birçoğumuz nasıl bir hayat istediğiyle daha bir yüzleşip normalde alamayacağı kararlar aldı. Yeni başlangıçlar yaptı.

Benim kısa dersimse şu: Denge ve başlangıç. Hiç olmadığı kadar dengeli ve müteşekkir bir hayat yaşamalıyız. Ayrıca hangi şartta olursak olalım, hangi zorluklarda tökezleyip, hangi yumruktan sonra sendelersek sendeleyelim, “bir ihtimal daha var” ya hani. Her seferinde daha derin bir nefesle daha umutlu, daha pes etmeyen bir ‘başlangıç’ yapmalıyız. Belki iki ayımı kaybettim ama buradan aldığım derslerle kalan aylarımı hiç olmadığı kadar değerli yaşayacağım. Nasıl olsa kimsenin görmediği bu günlük sayfamda kendime söz veriyorum. Umarım bir yerlerde başka birileri de bu ümidime omuz veriyordur.”

Uzun zaman sonra yazdığım ilk satırlardan sonra, defteri kapatıp, günlük göz attığım kitap ve dergilerin yanına koyuyorum. Sandalyemin tekerlerini çevirip, balkonun kapı koluna uzanıyorum.

YORUMLAR

Zümrüt Özgüler

Sade güzel bir yazı olmuş

17 Haziran 2020

Zümrüt Özgüler

Sade güzel bir yazı olmuş

17 Haziran 2020

Murat Aslan

Teşekkürler

17 Haziran 2020

Öne Çıkanlar

Yusuf Atılgan'ın Unutulmaz Romanı Anay..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

David Gurnham

17 Şubat 2025

Kafkaesk Bir Postane Skandalı

Biri iftira atmış olmalıydı ki, yanlış herhangi bir şey yapmamış olmasına rağmen bir sabah aniden tutuklandı.* İngiliz posta müdürü Harjinder Butoy’un hikâyesi tam olarak böyle başladı. Hırsızlık suçlamasıyla 2007 yılında tutuklanan Butoy, 2008 yılında mahkeme tarafından..

Devamı..

Alplerin Ötesinde

S. E. Breitegger

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024