Devir İnteraktif Filmler Devri: Black Mirror - Bandersnatch
30 Aralık 2018 Televizyon

Devir İnteraktif Filmler Devri: Black Mirror - Bandersnatch


Twitter'da Paylaş
0

28 Aralık 2018 sinema açısından tarihe geçen bir gün olmalı, zira Black Mirror: Bandersnatch gösterime girdi.

Black Mirror, ilk iki sezonu İngiltere'deki bir TV kanalında gösterilmiş bir bilimkurgu antolojisiydi. Altışar bölümden oluşan üçüncü ve dördüncü sezonu ise internet üzerindeki bir yayın platformu için hazırlandı. Black Mirror'ın yola çıkış noktası The Twilight Zone adlı dizi olsa da, birbirinden bağımsız olay örgülerinden oluşan bölümleri alternatif bir bugünde yahut yakın bir gelecekte geçiyor ve teknolojideki ilerlemelerin hesapta olmayan olumsuz yan etkilerini ele alıyordu. Dördüncü sezonu 2017'nin son günlerinde yayınlanan dizinin beşinci sezonunun 2018'in son günlerinde izleyiciye ulaşması beklenirken söz konusu yayın platformu aylardır sakladığı sürprizini diziden bağımsız bir film olarak dün ortaya çıkardı.

28 Aralık 2018 sinema açısından tarihe geçen bir gün olmalı, zira Black Mirror: Bandersnatch gösterime girdi. Sinema salonunda asla izlenmesi mümkün olmayacak bir film bu. Yine de uzandığınız koltukta izlerken uyuyakalabileceğiniz bir film değil. İlk kez yazar Lewis Carroll tarafından 1872 yılında kullanılmış bir ifade olan Bandersnatch aynı zamanda seksenli yılarda bir software şiretinin tamamlamadan bıraktığı bir bilgisayar oyununun adı. Black Mirror'un dördüncü sezonunda yer alan Playtest adlı bölümünde de bahsi geçiyordu. Hoş, film boyunca Black Mirror'ın neredeyse bütün bölümlerine göndermeler var, ancak dizi filmin hiçbir bölümünü izlememiş olmak, göndermeleri yakalamamak kayıp değil.

black mirror

 

Bandersnatch'in sade bir öyküsü var ve senaryoyu Black Mirror'ın yaratıcısı Charlie Brooker yazmış. Film 1984 yılında geçiyor, Stefan adından genç bir bilgisayar programcısının annesinden yadigar Bandersnatch adlı fantezi romanını bilgisayar oyununa uyarlama çabası anlatılıyor. Romanın yazarı Jerome F. Davies çağının çok ilerisinde bakış açısına sahipken önce alternatif gerçeklikle kafayı bozmuş, ardından karısını korkunç biçimde öldürmüş. Stefan, Tuckersoft bilgisayar şirketi yöneticisini oyununu satın almaya ikna ediyor. Bandersnacth'i geliştirmesi için önünde üç aydan biraz fazla kadar zamanı var. Stefan'ın kafası, bilgisayar oyuncusunun tercihleri ile ilerleyecek olan Bandersnatch'in yazılımıyla meşgulken tıpkı romanın yazarı gibi karışmaya başlıyor. O yılların en bilinen bilgisayar oyunu olan "Pac-Man" adının "programla ve kontrol et" kelimelerinden türetildiğinden hareket ederek kendisinin de birileri tarafından programladığı ve izlendiği sanrısına kapılıyor. Paranoyası ilerledikçe gerçeklikle olan bağı giderek kopuyor.

Tabii ki bu filmde Stefan'ın başına gelecekler büyük ölçüde izleyiciye kalmış. Ama şurası da bilinmeli ki filmin derdi Stefan ile değil izleyici ile. Film eski, tüplü bir TV ekranı üzerinden verilen talimat ile açılıyor. İzleyiciye, Stefan'ın kontrolünün kendisinde olacağı bu yüzden kumandayı elden bırakmaması gerektiği iletiliyor. Bundan sonrasında izleyici 5 saati biraz aşan materyalden kendi seçtiklerini izliyor olacak. Ne kadar farklı alternatif seçerseniz seçin filmin beş farklı sonu bulunuyor ve filmin süresi seçimlere bağlı olarak 90 dakika ile 2,5 saat arasında değişiyor. Stefan'ın dinlediği müziği, kahvaltıda yiyeceğini seçerek ana karaktere hükmetmek başlarda hayli eğlenceli gelse de, bir süre sonra film monotonluğa düşer mi acaba diye düşünmemek mümkün değil. Öyle ya bizim her dediğimizi yapan bir oyuncu kişiliksiz bir kukladan başka ne olabilir ki? Ancak monotonluk öyküdeki döngü anlarına girdiğinizde bile söz konusu değil, çünkü ana karakterimizin kişiliği var ve bazı talimatlarımıza itaat etmemek için yaptığı hınzırlıklar çok zekice. Dahası başlarda seçtiğimiz önemsiz detayların beklenmedik anlarda tekrar karşımıza çıkıyor olması etkileyici. Karakteri yönetmeye alıştıktan sonra öykü ilerlemeye başlıyor, bir süre sonra oyuncu ile aramızda bir iletişim kurulduğunu görüyoruz.

black mirror

Olaylar 1984 yılında geçerken oyuncumuz 21. yüzyılın ilk yıllarından bir kişinin kendisini internet üzerindeki bir yayın platformu üzerinden yönetmekte olduğunu anlıyor. Psikiyatristi yayın platformunun bir gezegen olduğunu düşünüyor. Film ilerledikçe aslında kontrol edenin kendimiz olmadığını filmin bizi kontrol ettiğini anlıyoruz. Döngülerde, farkettirmeden izleyicinin içine işleyen bir anı kırıntısı, filmin sonlarına doğru alacağımız kararları etkiliyor ve öykünün sonunu etki altında belirliyoruz. Kendi tercihlerimizden bize özel oluşturulmuş pişmanlık üzerinden, tam da tanrısal bir güç ile bir pişmanlığı düzeltiyoruz zannederken film kişiye özel sürprizini yapıyor. Özgür olduğumuzu, kontrol ettiğimizi, talimatlar verdiğimizi zannederken, bize özel finalimizdeki şok anında asıl kontrol edilenin kendimiz olduğunu idrak ediyoruz. Hangi yoldan geçersek geçelim seçtiğimiz final anı Black Mirror dizisinin ruhuna uygun bir final olacak.

Filmin öyküsünün fazla girift bir yapısının olmayışını filmin tek handikapı olarak görebiliriz. Ama öte yandan filmin sinemada yepyeni bir boyut kazandırıyor olması en önemli artısı. İzleyiciyi filmin bir parçası yapan ve iz bırakan bir deneyim. Bu türdeki filmlerin sayısının artması aynı zamanda bilinen formatlar üzerinden internet üzerinden yasadışı yollarla film indirmenin de önüne geçebilirmiş gibi görünüyor.

Black Mirror: Bandersnatch - 2018

Yönetmen: David Slade Senaryo: Charlie Brooker

Oyuncular: Fionn Whitehead, Will Poulter, Craig Parkinson, Alice Lowe, Asim Chaudry, Tallulah Haddon

Görüntü Yönetmeni: Aaron Morton, Jake Plpnsky

Kurgu: Tony Kearns

Müzik: Brian Reitzell


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR