Cheshire Kedisi'nden Behemoth'a, Macavity'den Madam Norris'e edebiyatın kedileri neredeyse hiçbir zaman uslu duramıyor.
Uslu köpek arkadaşlarının aksine, eğer kedilerle biraz vakit geçirdiyseniz onların ne kadar acımasız ve yanardöner olabileceklerini az çok deneyimlemişsinizdir. Bir an için kucağınızda mırıl mırıl uyurken saniyeler içinde yarış arabasına dönüşebilir, hızını alamayıp pençelerini size sebepsiz yere geçirebilirler. Birbirinden acayip hâlleriyle kediler, aynı anda hem dünya tatlısı bir ev arkadaşı hem de ninjalıklarıyla evde terör estiren bir terminatör olmayı bir şekilde başarır.
Edebiyatta, beklenildiği gibi, kedi temsilleri bu ikinci ruh hâlinin ağırlığını daha çok hissettiriyor. Kedi karakterleri incelediğimizde şeytani kedilerin dostane kedilerden (maalesef) çok daha fazla olduğunu görüyoruz.
Sizin için edebiyat dünyasının kötü kedilerini kronolojik olarak sıraladık.

1) Cheshire Kedisi: Alice Harikalar Diyarında, Lewis Carroll (1856)
Cheshire Kedisi'ne şeytani veya hırçın demek biraz haksızlık olabilir sonuçta Lewis Carroll'ın sırıtışıyla ünlü yaratığı hırçınlığındansa afacanlığı ağır basan bir karakter. Yine de bu, Alice'i konuyla ilgisi olmayan sözleriyle çileden çıkarırken aşırı keyif almasına engel olmuyor. Aniden buharlaşırken havada asılı kalan gülüşü de cabası...

2) Macavity: İhtiyar Farenin Kediler Kılavuzu, T.S. Eliot (1939)
Macavity ya da diğer adıyla Gizemli Pati, Idris Elba'nın deyimiyle "kedi suçlarının Napolyon'u", Eliot'un kaprisli şiirlerinin sürekli dans edip şarkı söyleyen baş suçlusu. Yaratılışındaki ilhamı Sherlock Holmes'ün baş düşmanı Profesör Moriarty'den alan Macavity, akla gelebilecek bütün kötülüklerin peşinde oluşuyla Jellicle toplumunun korkulu rüyası.

3) Behemoth: Usta ile Margarita, Mikhail Bulgakov (1967)
Edebiyatın tüm hırçın kedilerinin büyük babası. Kötü şöhretli Woland çetesinin eli silah tutan ve puro tüttüren gaddar üyesi Behemoth'un ikonik kötülüğünün yanına, sanıyorum, hiçbir kedi ulaşamaz. Bir domuz kadar büyük bedeniyle ve insan şekli alma kabiliyetiyle bu şeytani kara kedi, Bulgakov'un Moskova'sında terör estiriyor.

4) Church: Hayvan Mezarlığı, Stephen King (1983)
Zavallı Church (ismi Winston Churchill'den geliyor, belki de karakterini anlamamıza yardımcı olabilir) aslında hiç de kötü bir kedi olmak istemezdi. Genç (ama lanetlenmiş) sahibi Ellie'nin tatlı ve uslu kedisi olan Church'ün hayatı koca bir petrol kamyonunun altında kaldığı kazadan sonra asla eskisi gibi olmadı. Mezarından fırlayan zombi Church yanında cehennemi de beraberinde getirdi.

5) Greebo: Diskdünya serisi, Terry Pratchett (1988-2006)
Greebo besili ve zorba bir erkek kedi. Korkutuculuğu Lancre'nin büyülü ormanları boyunca hissediliyor - bir defasında bir ayıyı ağacın tepesine kadar kovalamışlığı bile var. Yaralı, bitli ve sürekli azgın Greebo bir defasında insana da dönüşmüş.

6) Madam Norris, Harry Potter serisi (1997-2007)
O bir ispiyoncu. Çok bile söyledik.

7) Yugoslavia: My Cat Yugoslavia, Pajtim Statovci (2017)
Listemizin son kedisi Fin-Arnavut yazar Pajtim Statovci'den geliyor. Karakter olarak Behemoth'u andıran bu kedi yine insan gibi konuşabiliyor. Hikâyeyi ağzından duyduğumuz yalnız Bekim'i Helsinki'de bir gay kulübünde cazibesiyle ağına düşürüyor. Anında abayı yakan Bekim (daha sonrasında Yugoslavia'nın aşırı derecede bencil, homofobik ve göçmen karşıtı olduğunu anlasa da) kediyi yanına taşınması için evine davet ediyor. Ancak ilişkilerinin pek iyi yürüdüğünü söyleyemeyiz.
Çeviren: Alper Güngör
(Lit Hub)


.jpg)



