Sokaklardaki protestolar toplantı odalarına, sınıflara ve her türlü topluluğa girmeli. Asıl ırkçılık buralarda gizleniyor.
Nisan 2018’de ilk TED konuşmamı yapmak için Kanada’ya uçtum. TED üyesi olarak hem konuşma hem de çello konseri verme fırsatım oldu. Yanıma Ku Klux Klan’ın kıyafetlerinin başka bir yorumu olan kendi eserlerimi aldım. Bu kıyafetler ırkçılığın gizli yönünü temsil eder: Ayrımcılığı empoze eden, ancak ayrımcılık yaptığını kanıtlaması zor olan günlük sistemler. İster konut, ister iş, sağlık, bankacılık ya da cezaevi sistemi olsun, sistemik ırkçılık yaptığımız her şeyde kendini gösterir ve asıl gücü, gizleme yeteneğinde yatar.
Geçen ay bütün dikkatimizi bir kez daha polis şiddetine çevirdik. Bu seferki şiddetin kurbanı George Floyd, Breonna Taylor, Ahmaud Arbery, Tony McDade ve Rayshard Brooks'un ölümleri ve Amerikan toplumunun derinine işlemiş olan ırkçılık ve baskı yüzünden hayatını kaybeden daha birçok kişi.
Sanatı bilgi, empati ve anlayışı yaymanın bir yolu olarak görüyorum, ancak her sektörde olduğu gibi sanatın da kısıtlamaları var. Şiddete karşı protestolar devam ederken aynı zamanda ırkçılığın “gizlenmiş” yönlerini de protesto ettiğimizi umut ediyorum. Sanal toplantılarımız, sınıflarımız ve Black Lives Matter’ın yeteri kadar taşınmadığı her platformda bunu sürdürmeliyiz.

Medeni bir toplum olarak, ekonomik şiddetin toplum tarafından kabul edilebilir sayıldığını anlamalıyız. Bu durum, finansal kaynaklara, eğitime ya da işgücü piyasasına erişimi kısıtlamanın yanı sıra, Flint, Michigan’da olduğu gibi güvenli içme suyu gibi doğal kaynaklara kısıtlı erişim şeklinde karşımıza çıkabilir.
İşyeri: Eğer ofisinizdeki siyahi işçiler kapıcı, güvenlik ya da kafeterya çalışanlarından oluşuyorsa bunun önemli olduğunu unutmayın. Ekonomik baskı birçok farklı şekilde karşımıza çıkar ve bu, bir çeşit terörizmdir.
Ekonomik baskı, fırsatı reddetme dahil birçok şekilde karşımıza çıkar. Bu, protestolar sırasında ele alınması gereken bir sorundur. Eski bir hademe ve güvenlik görevlisi olarak yönetim katının tamamında tek bir siyah çalışanı olmayan kurumlarda çalıştım. İş verdiğiniz insanları, iş arkadaşlarınızı gözden geçirin. Kararları veren kim?
Eğitim: Umarım protestolar siz okulunuza geri dönünce devam eder. Eşitsizliğe karşı koyabilmek ve direniş yolculuğunu sürdürebilmek için ayrımcılık yapıldığının farkında olmalıyız. Orantısızlıklar fırsat eşitsizliklerini arttırır. Bu dengesizlik artık göz ardı edilemez. Bunu normalleştirdik, ancak bu durum, daha çok protesto ve devam eden eylemler gerektiriyor.
Son günlerde yaşanan değişim bizi umutlandırabilir, ancak zafer çanlarını çalmak için henüz çok erken. Dört yüz yıldan fazla süredir yaşanan baskılar birkaç haftada çözülemez. Eğer tarih bize bir şey öğrettiyse o da baskı uygulayan tarafın iki katı şiddetle karşılık vereceğidir.
Tarihsel örnek: 1918’deki salgını 1919’da Kırmızı Yaz olarak bilinen, otuz altı şehirde yaşanan katliamlar ve isyanlar takip etti. Bu örnekte beyazlardan oluşan bir grup siyahilere saldırdıktan sonra siyahiler şiddete şiddetle karşılık verdi.
O zamanla şimdi yaşananlar arasında bir paralellik görmek çok kolay. Birçok kişi COVID-19 salgınının yarattığı sonuçlara ve bu yılki polis şiddetine karşı küresel protestoların arttığına işaret ediyor. Ancak iyimserlik ve harekete geçmenin yanında dikkatli olmak da gerekli.
Kırmızı Yaz’ın ardından Tulsa'daki Black Wall Street katliamı gibi olaylar meydana geldi: 1924 Johnson-Reed Yasası'nın geçmesi, Çinli göçmenlerin gelişinin yasaklanması ve Ku Klux Klan’ın ikinci dalgası. Bugünün protestolarının öngörülemeyen sonuçları beraberinde beyaz üstünlüğünün güçlenmesini getirebilir. Bu yüzden hedeflerimizden şaşmadan ve bu konu üzerinde daha detaylı düşünerek savaşmalıyız.
Sokaklardaki protestolar toplantı odalarına, sınıflara ve her türlü topluluğa girmeli. Asıl ırkçılık buralarda gizleniyor.
Çeviren: Aslı İdil Kaynar
(TED Ideas)






