Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

23 Haziran 2017

Öykü

Fatih Öztürk • Cumartesiydi

Oggito

Paylaş

48

0


Cumartesiydi. Sabah saat daha sekiz olmadan uyanmıştım. Kurduğum alarm daha çalmamıştı ama sırtımdaki ağrı daha fazla uyumama müsaade etmeyecekti, biliyordum. Zor da olsa doğruldum, kalktım yataktan. Dün akşam eve dönerken aldığım nohutları ıslattım. Elimi yüzümü yıkayıp birkaç gün önce yamadığım mantomu giydim ve çıktım evden. Alışveriş merkezindeki temizlik işimden yüzümdeki morlukları kapatamadığım için kovulduğumdan beri gündeliğe gittiğim Ayten Hanım ve Rukiye abladan başka gelir kapımız kalmamıştı. Sağ olsunlar bu dar zamanlarda her türlü desteği vermeye çalıştılar bana, çok iyi insanlardır ikisi de. Cumartesi Ayten Hanımlara, pazarları Rukiye ablalara temizliğe giderdim. Her zamankinden biraz daha erken varmıştım Ayten Hanımlara. Çaldım kapıyı, girdim içeri.  Ayten Hanım kuru bir hoşgeldinden sonra beni mutfaktaki masaya buyur etti. Ayten Hanım'ın kocası Hilmi Bey de evdeydi. Masaya dirseklerini dayayıp, başını avuçlarının almış, umutsuzca ekrana bakıyordu. Anladım bir sorun olduğunu. Ayten Hanım işlerinin bozulduğunu ve memleketlerine taşınacaklarını söyledi. Sağ olsun günlük yevmiyemi verdi ve vedalaştı benimle. Ne yapacağımı bilmeden, geçtiğim yolları anlayamadan evime dönmüştüm. Hiçbir zaman sevememiştim bu evi. Küçük mü küçük, daracık bir evdi. Ne kadar uğraştıysam bir türlü o pis, basık havasından kurtaramamıştım bu evi. Duvarları rutubetten çürüyor, çeşmesinden pas tadı veren su akıyordu. Elime bir bez aldım. Nereyi temizlediğim belli olmadan saatlerce sağı solu sildim. Akşam olmuştu. Sabahtan ıslattığım nohutları ocağa koyacaktım ki koyamadım. Doğalgazımızı kesmişlerdi. Faturaları ödeyemediğimizden ya da geç ödediğimizden bu son zamanlarda çok sık oluyordu. Tedbirliydim. Tezgâhın altından küçük piknik tüpünü çıkardım ve onu kullandım. Sonra pilav yapmak için pirinçleri ayıklamaya başladım. Saat sekiz buçuk oldu. Yani mesaisi yarım saat önce bitmişti. Anahtar kapının kilit yuvasına girerken çıkardığı sesi duydum. Bu ses beni hep tedirgin ederdi. İçeri girdi. Her zamanki gibi suratsız ve yorgun görünüyordu. Köyden şehre geldiğimizden beri böyleydi. Alışamıyordu şehre, uyum sağlayamıyordu. Aslında köydeyken bambaşka bir adamdı. Severdim galiba onu o zamanlar. Ayten Hanım'ın verdiği gündelik işini de kaybettiğimi anlatmam gerekiyordu ona. Çok korkuyordum ama söylemeliydim. Başımı öne eğip, mırıldanırcasına durumu ona anlattım. Çıldırdı. Elimdeki pirinç dolu tepsiye sert bir şekilde vurdu. Ben havaya saçılıp yere düşmekte olan pirinçleri izlerken, beni sol omzumdan tutup savurdu. Yere kapaklandım. Tekmelemeye başladı. Ağzından tükürükler saçarak, öfkesinden bulduğu son enerjisiyle rastgele tekmeler savurdu. Yorulunca mutfağa yöneldi. Tüpün üzerinde pişen nohutun altını kapadı, kendine bir tabak koydu. Yerde bir süre kıvrandıktan sonra ayağa kalkabildim. Masaya oturmuş, hiçbir şey olmamış gibi yemeğini yiyordu. Bana sırtı dönüktü. Hafiflemiş olan piknik tüpünü elime aldım. Olanca gücümle tüpü ensesine indirdim. Başı masaya çarptı ve geri sekti. Tekrarladım. Bir daha vurdum. Başını piknik tüpüyle, yemek masasında ezdim. Sonrasını hatırlamıyorum. Mahkemede tarihin 24 Ağustos 2015 olduğundan bahsetmişlerdi. Cezaevinde dördüncü yılımdayım. Bu sene açıktan üniversite eğitimi almaya başladım. Edebiyat okuyorum. Lisedeyken de en çok edebiyat dersini severdim zaten. Matematiği de sevebilirdim ama ona pek kafam basmıyordu galiba.
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

“Mario” ve “The Sims” Müziklerini Dinl..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Mehmet Dinç

29 Eylül 2025

Zülfü Livaneli’yi Neden Okumalıyız?

Livaneli insan doğası ve tutkularını bilince çıkarmada isabetli tespitlerde bulunur.Zülfü Livaneli uluslararası çapta tanınan bir yazardır. Sanatındaki derinlik onu bilge konumuna taşır. Zorlu aşamalardan geçmesi, hayati riskler alması ve şartlar ne olursa olsun du..

Devamı..

Edebiyatı Savunmanın Önemi

Maris Kreizman

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024