Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

16 Temmuz 2023

Edebiyat

Kürtçe ‘Öykü Avcısı’

Selda Manduz

Paylaş

0

0


Cezaevinden çıktıktan sonra Kürtçe hikayeleri kayıt altına almaya başlayan Ayhan Erkmen'le konuştuk. Erkmen, "Klasik formattan kopmamaya çalışıyorum çünkü çocukluğumu arıyorum" dedi.

KARS - Ayhan Erkmen, Halkın Demokratik Partisi'nden (HADEP) seçilerek 2004-2009 yılları arasında Kars’ın Dağpınar Belediye Başkanlığı'nı yürüttü. Daha sonra 2011 yılında hakkında açılan davalar nedeniyle hapse giren Erkmen, yedi yıl boyunca cezaevinde kaldı. 

Cezaevinde Kürtçe öyküler yazan Erkmen, cezaevinden çıktıktan sonra çocukluğunda köy odalarında dinlediği Kürtçe hikayelerin peşine düştü. Önce çocukluğunun hikayelerini anlatmaya ve kayıt altına almaya başladı. Daha sonra ise köy köy dolaşıp hikayeleri belgeledi. Kendisini ‘öykü avcısı’ olarak tanımlayan Erkmen, hikayelerini bazen bir şehirde, bazen davet edildiği bir köyde aktarıyor. Ayrıca derlediği hikayeleri YouTube üzerinden anlattığı bir kanalı da bulunuyor.

Erkmen ile hikâye anlatıcılığındaki yolculuğunu konuştuk.

"Köy odalarında öyküler anlatılırdı."

Avukatlıkla başlayan, siyasetle devam eden hikâyeniz edebiyata nasıl evrildi?

Öncelikle edebiyata uzak olmadığımı, edebiyatın her zaman hayatımın bir parçası olduğunu belirteyim. Kars’a 2000’lerin başında geldim ve avukatlık yapmaya başladım. Ama o dönemde şiir ve öykü zaten yaşamımda vardı. Avukatsan, gençsen ve ağzın da biraz laf yapıyorsa, istemesen de kendini birilerinin davetiyle siyasette buluyorsun. O dönem HADEP "Kars’ta nerede belediye kazanılır?" diye çalışma yürütmüştü. Dağpınar’da (Pazarcık) karar kılındı ve beni 29 yaşında belediye başkanı adayı olarak gösterdiler. Siyaset hikayesi böyle başladı. Halkımızın teveccühü ile iki dönem belediye başkanı seçildim.

ayhen erkmen selda manduzAyhan Erkmen, köyleri dolaşarak yaşlılardan dinlediği hikayeleri kayıt altına alıyor.

Siyasetten sonra uzun süre cezaevinde kaldınız. Cezaevinden çıktıktan sonra siyasete dönmediniz ve Kürtçe hikâye derleme başladınız. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

Ben elektriğin olmadığı bir köyde doğdum. Yaşadığım köyde insanların kışın toplandığı köy odaları vardı. Köy odalarında öyküler anlatılır, dengbêjler deyiş söyler ve geçmişte başlarından geçen olayları anlatırlardı. 9 yaşına kadar her fırsat bulduğumda köy odalarına gittim, orada anlatılanları dinledim. Köy odalarına kadınlar gelemediği için eve döndüğümde annem ve kız kardeşlerime orada duyduklarımı anlatırdım. Bazı öykülerin tamamını anımsayamazdım, unuttuğum bölümlerde de hayal gücümü kullanırdım. Bu durum bizimkilerin hoşuna giderdi. Yetişkinlik dönemimde de arkadaş ve dost ortamlarında hep öykü, masal ve anı anlattım.

Yazı yazmaya da çocuklukta mı başladınız?

Evet. Çocukluğumda Erivan Radyosu vardı, Erivan Radyosu'nun dengbêjleri vardı. Onun bizim üzerimizdeki etkisi mistik bir etkiydi. Sonra avukat olup Kars’a geldiğimde, avukat Abdurrahman Alaca’yı tanıdım. Şairdi, entelektüeldi, müthiş bir birikimi vardı. Alaca’nın o entelektüel yönü beni etkiledi. Alaca, Kürtçe yazmıştı şiirlerini. "Ben niye Kürtçe yazmayayım?" diye düşündüm.

"Hapishanede tüm Kürt klasiklerini okudum."

Kürtçede ustalaşmanız nasıl oldu?

Tutuklanmadan önce bir Kürtçe şiir kitabı, bir de Abdurrahman Alaca’nın şiirlerinin yer aldığı bir biyografi kitabı yayınlamıştım. Tutuklanmadan önce Kürtçeye bu kadar hakim değildim. Hapishanede 7 yıl kalınca tüm Kürt klasiklerini okudum; Melayê Cizîrî, Ehmedê Xanî, Feqiyê Teyran, Baba Tahirê Uryan…

Tuncer Uşar adlı bir arkadaşımla Ehmedê Xanî'nin Mem û Zîn eserini 7-8 ay boyunca birbirimize okuduk, üzerine konuştuk. Zana Farqînî'nin İstanbul Enstitüsü’nde yayınladığı sözlükler vardı, sözlüklerdeki tüm kelimeleri okudum. Samî Tan Rêziman’ın Kürtçe dil grameriyle ilgili kitabı vardı, Rêziman’ı birkaç kez okudum. Sovyetlerde yaşamış olan Kürt yazarlardan Erebê Şemo, Heciyê Cindî, Seyîdê Îbo, Ferîkê Ûsiv, Eskerê Boyîk’ın tüm kitaplarını okudum. Sonra dünya edebiyatından öyküleri okumaya başladım.

Cezaevindeyken birlikte kaldığım insanların öykülerini, onlardan duyduğum öyküleri yazmaya başladım. Dışarı çıkarken 35-40 öykü vardı elimde. Amacım tahliye olduktan sonra köy köy dolaşıp çocuklara öykü anlatmaktı, sonra bir baktım YouTube diye bir platform var.

Selda Manduz'un Söyleşisi

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

J. R. R. Tolkien ve C. S. Lewis Mit An..James Parker
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Murat Erdin

24 Aralık 2025

Yeni Bir Yıl ve Zaman İllüzyonu

Ay’da yaşasaydık bizim için 24 saat olan 1günün süresi, 27 x 24 saat olacaktı.Yaşanmış bir yılı bitirip yaşanacak bir yıla girerken herkes zaman muhasebesi yapar. Biten bir yıl sadece kendi içindeki yaşanmışlıkları değil geçmişte kalan tüm yaşanmışlıkları temsil ederke..

Devamı..

Ele Geçirilemeyenin Peşinde

Nihat Dağlı

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024