Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

29 Aralık 2021

Söyleşi

Fatma Erkman Akerson: "Edebiyattaki Tren Şu Bildiğimiz Tren mi?"

Mahmut Yıldırım

Paylaş

1

0


Fatma Erkman Akerson’un Edebiyattaki Tren Şu Bildiğimiz Tren mi? adlı kitabı Bilge Kültür Sanat Yayınları’ndan çıktı.

Kitap, tren olgusunun nasıl ortaya çıktığını ve gündelik hayatımızı nasıl etkilediğini, hız, zaman, mesafe gibi algılarımızı nasıl değiştirdiğini anlatan bir giriş bölümü ile başlıyor. Daha sonra Cumhuriyet’ten bu yana Türk Edebiyatında tren kavramının nasıl işlendiği ele alınıyor. Yazar bunun için, 12 romanı (Reşat Nuri Güntekin’den başlayarak) ve 43 öyküyü toplumsal arka planla ilişkilendirerek inceliyor. Bu incelemeleri yapmak için başvurduğu çözümleme yöntemlerini de son derece açık bir dille etraflıca anlatıyor. Edebiyatın nasıl işlediğini, içinde oluştuğu toplumla nasıl ilişki kurduğunu, biçimsel özelliklerle içeriğin nasıl birbirini etkilediğini merak edenler için mutlaka okunması gereken bir kitap! Kitabın kendisi sürükleyici, ama trenin kendisi de zaten sürükleyici bir konu oluşturuyor!

Mahmut Yıldırım: Paulo Coelho, “Doğduğumuz andan ölene kadar hayatımız sürekli bir yolculuktur. Manzara değişir, insanlar değişir, ihtiyaçlar değişir ama tren hep ileri gider. Hayat bir trendir, tren istasyonu değil,” der.

Bu sözden yola çıkarak öncelikle edebiyattaki tren özelinde çalışmanızın hikâyesinden bahsedelim isterim.

Fatma Erkman Akerson: Ama, Coelho ne derse desin, istasyon diye bir şey de var! Trenin içinde olup bir yerlere gitmekle istasyonda beklemek arasındaki farkı edebiyat metinlerinde görmek mümkün. Ben bu farkı da ortaya çıkarmaya çalıştım.

MY: “Demiryolu Hikâyecileri olmasaydı, böyle bir işe girişmezdim herhâlde,” diyorsunuz. Oğuz Atay’ın tek öykü kitabı Korkuyu Beklerken’in içinde yer alan öykü özelinde neler söylersiniz?

FEA: Etkileyici bir öykü! Zaten kitapta uzun uzun yorumlamaya çalıştım. Bu öyküde de tren (gitme) ve istasyon (durma) arasında bir karşıtlık kuruluyor, ama bu öyle basit bir karşıtlık değil. Terk etme ve terk etmeme arasında kurulan bir gerilim olarak da nitelendirilebilir. Nitekim bir yazar olan başkahraman (yoksa Oğuz Atay’ın kendisi mi?) öykünün sonunda ısrarla “Ben buradayım!” diyor, yani terk etmemeyi seçmiş oluyor.

MY: Eserinizi oluştururken özellikle, incelediğiniz üç antolojinin yazarlarına baktığımızda kadın yazarların azlığı dikkat çekmekte. Sizce kadın yazarları detaya önem vermelerinden ve farklı konular üzerine eğilmelerinden dolayı mı seçkilerde daha az görmekteyiz?

FEA: Aslında trenle ilgilenen kadın yazarlar da var: Sevgi Özdamar, Ayfer Tunç, Leyla Erbil gibi. Ancak tren konusuna eğilen erkek yazarların sayısı gerçekten daha çok. Demek ki, tren konusu erkek yazarları daha çok çekmiş! Ya da toplumdaki yaygın kültürün koşullandırmaları o yönde. Ben, kitapta bu olguyu da açıklamaya çalışıyorum.

MY: Seçtiğiniz eserler için Rus filozof ve edebiyat teorisyeni Bahtin’in yöntemleri üzerinden bir okuma yapıyorsunuz. Bunun sonucunda ayrı bir köşeye koyacağınız hangi öyküler veya romanlar oldu?

FEA: Önce inceleyeceğim metinleri seçtim, sonra Bahtin yönteminin uygun olacağını düşündüm. Yönteme uymuyor diye kenara ayırdığım bir metin olmadı.

MY: Son olarak hafızanızın o geniş bahçesinde neler var? Yazmak istediğiniz konular, teknikler, okumak istediğiniz kitaplar vs. ?

FEA: ‘Hafızamın geniş bir bahçesi!’ var mı, bilmiyorum! Şu sırada Fütürizm üzerine bir şeyler okuyorum.  

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Montaigne ve Dünya AkrabalığıAteş Yersu Gök
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Antoine Dubiau

28 Temmuz 2025

Faşizmin Emperyal Güç Kaynağı

Günümüzde faşist ırkçı şiddet, küreselleşmiş kapitalizmin yanı sıra örgütlü proleter hareketin zayıflığıyla da karakterize başka bir emperyalist bağlamda yer almaktadır.Bütün dünyada aşırı sağ hızlı bir yükselişe geçti. Soldaysa –özünde değişmeyen ancak farklı bir görünü..

Devamı..

Arjantin’den Türkiye’ye… Anılar ve Kit..

B. Y. Genç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024