Fernando Pessoa: Huzursuzluğun Kitabı
12 Ekim 2019 Edebiyat

Fernando Pessoa: Huzursuzluğun Kitabı


Twitter'da Paylaş
0

“İnsanların büyük bir kısmı, gördüklerini ya da düşündüklerini nasıl dile getireceklerini bilmemekten mustarip” diyen yazar, dünyadaki en zor şeyin “bir sarmalı kelimelere dökmek” olduğunu savunuyor.

“İman, eylemin içgüdüsüdür.”

Aramak, bulmaya açılan bir kapıdır. Gerçeği arayıp bulma yolunda karşımıza birden fazla kapı çıkacağı bir gerçek. Eğer doğru kapının kilidini açarsak, bakmak ile görmek arasındaki farkın farkındaysak aradığımız gerçekler karşımızda belirir.

1888 yılında Lizbon’da doğan Fernando Pessoa, Portekiz modernizminin öncülerinden sayılır. Düzyazı metinler, eleştiri, şiir ve denemelere imza atan yazar, fütürist harekette yer alarak Paulismo akımına öncülük etti. Huzursuzluğun Kitabı adlı eseri, yazarın ölümünden yaklaşık elli yıl sonra açılan sandıktan çıkan dağınık metinlerin (binlerce notlardan oluşan günlüklerin) birleştirilmesiyle ortaya çıktı.Kitap Pessoa’nın yakın dostu olan Mario de Sa-Carneiro’ya yazmış olduğu mektupla başlıyor. Kitabın ilk bölümünü oluşturan “Olaysız Bir Özyaşam Öyküsü” dört yüz seksen üç tane başlık altında toplandı. Diğer iki bölüm ise “Büyük Metinler” ve “Ekler” adını taşıyor. Kitabın yaklaşık beş yüz sayfalık bölümünü kaplayan ilk bölümün baş kahramanı Bernardo Soares’tir.  Bir kumaş dükkânında çalışan Soares gündüz işine gidip gelirken, geceleri düşündüklerini kâğıda döken bir kişilik. Yalnızlık, karamsarlık, varoluş sancıları, hayata sıkıntılı bir bakış açısı bazı bunalımları beraberinde getirmiş. Bir söylentiye göre yaklaşık yetmiş farklı kişilik altında eser yazan Pessoa’nın metinlerinin ana tarzı anlatı, üslubu şiirsel ve bol miktarda felsefi aforizmadan oluşuyor. Yetmiş farklı duygu, düşünce beraberinde yetmiş farklı yaşam, düşünce yapısı ve kişilik getirdiğinden Pessoa’nın kafasının karışmasını sanırım normal karşılamak gerekir. Her heteronim, biyografi, psikoloji, dini inanış ve fiziksel bakımdan birbirinden farklı. “Bütün yaşamım boyunca kendimi uyumsuz hissettim, en yüce şeyler karşısında bile. Oysa diğer bütün şeylere, en alçaklarına bile uyum sağlayabiliyordum. Böylece kendime ikili bir kişilik buldum. Bunun iki kolu da aynı ölçüde yanlış. İşte bu yüzden kendimi bulamıyorum. Başkalarıyla nispeten iyi geçinen nükteli insanın ardında ben, ölü bir sanatçıyım ve hatta gerçekte bu bile değilim,” diyor yazar. 

İşlediği konular arasında yaşadığı ruhi sıkıntılar, bir yaratıcının varlığını sorgulama ve metafizik yer alıyor. Kendi içinde varlık ve varoluş adına çelişkilere düşen ve kendini “En içten düşüncelerimde bile ben, ben değilmişim” diye tanımlayan Pessoa, kendini bulmak yolunda kaybetmiş desek yanlış olmaz. Çünkü yazar, “Bu dolambaçlı sayfalarda size karşı sergilediğim ben gerçekten var mı, yoksa kendi uydurduğum sahte ve estetik bir kavram mı, bunu kendim de bilmiyorum. Doğru bildiniz, estetik olarak bir başkasında kendimi yaşıyorum. Kendi hayatım, varlığıma yabancı bir maddeden yabancı bir heykel yonttum. O kadar kendimin dışına çıktım ki kendimi, öz bilincimi, sırf bir sanat malzemesine öyle çok indirgedim ki kendimi tanıyamadığım oluyor” cümleleriyle içinde olduğu durumu açıkça dile getiriyor. Ayrıca yazar, “Kendime karşı bir yabancıyım ve kendimin seyircisiyim” cümlesiyle de yaşamış olduğu benlik karmaşasını ortaya koyuyor. “Ey okurlar, mutlu olup olmadığımı soruyorsanız, cevabım hayırdır” ve “Hayatımın adım adım çöküşüne, olmaya özendiğim her şeyin ağır ağır gömülüşüne tanıklık ettim gizlice” diye okurlarına dipnot düşerken bulunduğu halden çok da memnun olmadığını yansıtıyor.

Pessoa’a göre yazmak, unutmanın ve hayatı görmezden gelmenin en doğru yolu. “İnsanların büyük bir kısmı, gördüklerini ya da düşündüklerini nasıl dile getireceklerini bilmemekten mustarip” diyen yazar, dünyadaki en zor şeyin “bir sarmalı kelimelere dökmek” olduğunu savunuyor. “Ben bu dağınık, ilintisiz duygularla olaysız yaşam öykümü, hayatsız hikâyemi anlatıyorum. Bunlar benim itiraflarım. Bu itiraflarda hiçbir şey söylemiyorsam bu, söyleyecek bir şeyim olmadığındandır,” diyor.

Pessoa yaşam ile ilgili düşüncelerini, “Doğru hisseden, dürüst düşünen bir insan, dünyadaki kötülük ve adaletsizlikten rahatsızsa gayet doğal olarak bunu önce kendine dokunan kısmını düzeltmeye çalışmalı, yani kendini. Bu bazen ömür boyu sürer” cümlesiyle ele alıyor. “Tefekküre daldığımda hiçbir şey düşünmem, düş kurmakla geçti ömrüm. Hayatımın anlamı buydu. İç hayatımın dışındaki hiçbir şeye dönüp bakmadım. Hayatımdaki en büyük üzüntüler, gönlüme bakan pencereyi açıp oradaki bitip tükenmez kaynaşmayı seyrederek kendimi unutmamla geçip gitti” diye özetliyor. “Başkalarıyla yaşamak ölmektir,” diyen yazar yaşamı boyunca yalnızlığı tercih etti.

Pessoa ölümü, “Hayat diye kabul ettiğimiz şey, gerçek hayatın uykusu, varlığımızın gerçek halinin ölümüdür” ve “Neden bilmem, bazen öleceğim içime doğar, ölüm uykuya benziyorsa ölümden uyanacağımızı varsaymamız gerekir” diye tanımlıyor. Aynı zamanda imanı da “İman eylemin içgüdüsüdür” ifadesiyle dile getirmesine rağmen inandığı şeylere iman etmediğinin de altını çiziyor.

Her okur okuduğu kitaplarda farklı izlenimler edinir ve her bir aforizmanın insan üzerindeki etkisi farklıdır. Bence bir kitabı en iyi kendi yazarı anlatır. Huzursuzluğun Kitabı kurmaca bir karakterin kendi hayatından bir şeyler anlattığı bir roman olarak görülebilir, ama gerçekte bir anlatı ya da denemedir. Bana göre, adeta huzursuzluk abidesi olan Huzursuzluğun Kitabı’nı Pessoa “Hiç hayatı olmamış bir adamın biyografisidir” diye nitelendirmiş. Bu eser, bir arayış içinde kayboluş, bir hayat bulamayış, yaşamın içinde yer edinemediğini düşünen bir insanın hikâyesi. Düşünmek güzel bir uğraş ve düşündüklerini yazıya dökmek de öyle. Fakat gözden kaçırdığımız bir şeyler var hayatta. Farklı olmak güzeldir, bunun farkında olmak da. Düşüncelerinin Pessoa’yu ulaştırmış olduğu noktanın umutsuzluk, kaybediş, kimliksiz bir kimlik ve üzüntü dağının altında kalması noktasından hareketle, eser bana bu duyguları hissettirdi diyebilirim. Bu kitabın içeriğiyle ismi tamamen uyum içinde olmuş, huzur arıyorsanız bulamayabilirsiniz doğrusu.    


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR