Fotoğraf Makinesi
7 Mayıs 2019 Öykü

Fotoğraf Makinesi


Twitter'da Paylaş
0

Geçerken karışmış gibiydi

birisinin çektiği fotoğrafa

– Gülten Akın

Trafik kazasında yitirdiği sevgilisini anlatıyor. Gözleri bazen belli bir noktada sabitleniyor, sözlerinin arasına uzun suskunluklar giriyor, bazen yutkunuyor, bütün tutukluğuna rağmen en doğru sözcükleri seçmeye özen gösteriyor. Bu kadar masum anlatılan sevgiliyi bir yandan kıskanırken bir yandan da aşka dair bunca sene vâkıf olup da bir türlü ifade edemediklerim dile geldiği için içim rahatlıyor. Meğer ikimizin de böylesi bir âna ne çok ihtiyacı varmış. Bunu bir yerde o da dile getiriyor ve ekliyor: “Konuştuklarım sustuklarımla aynı yaşta.”

Her zamanki dinginliğiyle sandalyeden kalkıyor sonra, çaycıya su dolduruyor. Bu fırtınanın bu denli olgunlukla taşınmasına imreniyorum. Acısını göze sokmadan sessizce yaşayan insanlara güvendiğimi, hatta hayranlık duyduğumu artık daha iyi idrak ediyorum. Sessizliğin kelimeleri çok konuşur, derdi annem, anneannemin neden kimseyle doğru düzgün konuşmadığını soranlara. Sanırım, ben annem kadar onun bu kelimelerinin de çocuğuyum.

Çayı demlediğinde konuşmaya devam ediyor. Uzun zamandır kimseyi dinlemediğimi anlıyorum. Anlattıkları bana bir an bir şeyleri çağrıştırıyor, düşüncelere dalıyorum.

“Çok yordum seni.”

“Lütfen böyle düşünme. Bana o fotoğraf makinesini gösterecek misin?”

Yan odaya gidiyor, çok geçmeden dönüyor. Yılın o son gününde İstanbul’a ne çok kar yağdığından bahsediyor.

“Deklanşörüne yalnızca bir defa basıldı. Benim fotoğrafımı çekmişti. Onun fotoğrafını çekmem için hayat bize fırsat vermedi.”

Fotoğraf makinesini uzatıyor. Alıyorum. Bu, o an itibariyle aramızda daha da köklenen bir ilişkinin karşılığı oluyor. Hiçbir aşkta yaşamadığım karmaşıklığı yaşıyorum.

Makinenin görünümüne dikkat çekerek, “Geçmiş zamana bir ilgisi vardı,” diyor. Oğlunu anlatan birinin şefkatiyle konuşuyor hep. Oturduğum koltuğun kenarına yaslanarak çekilmiş o tek fotoğrafı ekrana getiriyor: Kar yağıyor İstiklal’e, Doğu’ya yağar gibi. Tünele yol alan tramvayın ışığı lapa lapa yağan karı parlatıyor. Kalabalıktan bazılarının kara hazırlıksız yakalandığı belli. Onlardan biri de benim. Kadrajın köşesinden öylece bakakalmışım.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR