Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Haziran 2026

Roman

Uzay Mikrokozmosunda İnsanlığın ve Zamanın Belirsizliği

Aysun Korkmaz

Paylaş

0

0


Roman, gezegenin ve insanın yalnızlığını, kırılganlığını, zamansızlığı lirik anlatımla okura hissettiriyor.

Samantha Harvey'nin Yörüngede romanı 2024 Booker jürisi tarafından “uzay pastoralinin” örneği, “yaralı bir dünya hakkında kitap” şeklinde tanımlandı ve ilk uzay/bilim kurgu romanı olarak ödülünü kazandı. Jürinin gerekçesi şöyle devam ediyordu: “Romanın sunduğu o yoğun, sessiz güzellik ve yarattığı hayranlık hissi; yazarın lirik diliyle dünyamızı bize yabancı ve yeni kılarak onun değerini hatırlatmaktadır." Püren Özgören sayesinde bu anlatım şiirselliğine yakışır biçimde dilimize çevrildi. 

Romanda ana karakter Dünya, mekân Dünya'dan 400 kilometre uzaklıktaki uzay istasyonudur. Oldukça sınırlı alana sahip bu istasyonda mekanik yaşam süren astronotlar günde 16 defa dünya yüzeyini gözlemlemektedir. İklimlerin, kıtaların, coğrafyanın değişmesini bu sıklıkta gözlemek, “eşgüdümlü evrensel zaman”ı yaşamak onları lineer zaman akışından koparır. Aynı döngüde dolanıp dururken zamanı doğrusal değil, döngüsel ve parçalı hissederler. 

Başlıca görevleri eriyen buzullar, yaklaşan tayfun başta olmak üzere meteorolojik ve ekolojik veri toplamaktır. Hem bu kayıtları hem de gündelik sorumluluklarını yerine getirirken sürekli çetele tutarlar. Yer çekimsizliğin bitki ve insan/hayvan kökleri üzerindeki etkileri (kas kaybı, kalp hücreleri, fareler üzerinde yapılan deneyler, lahana deneyi), özellikle radyasyon ve mikro yer çekiminin kendi vücutlarında oluşturduğu fiziksel değişimler, yaşam destek sistemlerini kontrolleri mekanik şekilde hatasız kayıt altına alınmalıdır. Bu donukluğu aşmak için kimsenin doğum günü olmasa da kutlamalar yaparlar, birbirlerinin yoldaşı, akıl hocası, dişçisi, doktoru, berberi olurlar. Sevdiklerinin yokluğunu aralarında oluşturdukları “yüzen aile” sıcaklığıyla gidermeye çalışırlar. Bu yüzen aile giderek onları ulusal kimliklerinden sıyırır, insanlığın parçası haline getirir.

Altı karakterin dönüşümlü iç sesiyle şekillenen üçüncü kişi anlatıcı hem bireysel hem kolektif bilinç yaratmaktadır. 16 bölümlük romanda yazar hangisine odaklanmışsa, okur onun algı alanındadır. Çok uluslu mürettebatın kişisel düşünceleri, ortak insanlık sesi yaratacak şekilde tek sese dönüşmüştür. Öyle ki roman sonunda mürettebatın evlerine dönüp dönemedikleri dahi kesin olarak belirtilmemiştir.

Yazar, mürettebatı gelişmiş ülke vatandaşlarından seçmiştir. İki Rus kozmonot ile İngiliz, İtalyan, Amerikalı ve Japon astronotlar. İstasyondaki zorunlu ortak yaşam ulusal ayrımları anlamsızlaştırır. Birbirlerinin geri dönüştürülmüş idrar suyunu içmek gibi ayrıntılar, insanlığın mikrokosmosunda kaçınılmaz bir ortak bağımlılığı simgeler. Amerikalı Schaun bunu şöyle açıklar: “Milliyetler kaybolur, geriye sadece insan kalır." Yörüngedeki döngülerinde insanlığın varlığı ancak gecenin yaşandığı enlemlerde aydınlatmalar sayesinde görülebilir. Gün doğduğu zaman bütün ışıklar söner, insanlığın kibri görünmez olur, geriye sadece nefes kesen dünyanın serencamı kalır. 

Kitapta özellikle Michael Collins’in çektiği ay fotoğrafı ve Velasquez’in Nedimeler Tablosu üzerinden varlık/yokluk, gerçeklik, bakış açısı, zaman, inanç, ölüm/yaşam ve makineleşmiş yaşam gibi felsefi sorgulamalar yapılır.  

Yazar romanının daha ilk bölümünde Shaun’un iç sorgulamalarıyla Nedimeler Tablosu’nunda “konu”nun gerçekte ne olduğunu irdeler. Kralla kraliçe mi, onların kızları mı, nedimeler mi, ressamın kendisi mi, gözleri kapalı olan köpek mi yoksa resme bakan bizler miyiz? Mürettebatın Dünya gözlemleri; tablonun içinde aynadaki yansımayla örtüşürcesine izleyenin rolünü öne çıkarır. Gözlemciyle gözlemlenenin sınırlarını belirsizleşir. 

Görülen öznenin ne olduğu sorgulaması Rus kozmonot Anton’un iç sesiyle aktarılır. Apollo 11’de çekilen ünlü fotoğrafta Dünya ve uzay modülü görülmektedir. Fotoğrafı çeken Amerikalı Michael Collins vizörde belirmez. Yine de fotoğrafın kendisi, onun varlığının en kesin kanıtıdır. Buradan hareketle romanda gözlemcinin varlığı paradoksal biçimde tartışılır. Onlar, Dünya’ya “dışarıdan bakarak” gezegenin varlığını en somut şekilde doğrulayan gözlemcilerdir. Varlık, ancak bir dış gözün tanıklığında rüştünü ispatlamaktadır. 

Roman, gezegenin ve insanın yalnızlığını, kırılganlığını, zamansızlığı lirik anlatımla okura hissettiriyor. Harvey öylesine duyumsatarak Dünyanın görkemli güzelliğini anlatmaktadır ki okuyucu da kapsülün içindeymişçesine bu akıl almaz ihtişama tanıklık eder. Ancak karakterlerin bireysel öykülerinin ve felsefi sorgulamaların yeterince işlenmemesi, olay örgüsündeki durağanlık ve tekrarlanan detaylar okumayı güçleştirmektedir. Kitapta geçen “Rüzgâr olduğumuzu sanıyoruz, oysa sadece yaprağız,” cümlesindeki gibi yazar bilinçli olarak karakterlerin yazgılarını geri plana atsa da onları yeterince içselleştirememek ve ayrıntılar arasına sıkışmış hissi veren şiirsel betimlemelerin bağlantısızlığı, oldukça dikkatli bir okuma gerektiriyor. Roman, dramatik sona veya olay örgüsüne değil; yörüngesel bakış açısıyla, evrendeki yerimize ve varlığımıza dair metafizik sorguya ulaşarak son bulur. 

Kaynakça

  1. The Booker Prizes. Orbital by Samantha Harvey wins the Booker Prize 2024. The Booker Prize Foundation, 12 November 2024

  2. Vuksanović, Vuksan. Foucault’s Analysis and Interdisciplinary Perspective on Velázquez's Painting Las Meninas. AM Journal of Art and Media Studies, No. 35 (2024)

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Mine Soysal: "Pandemi kitaba darbe vur..Erdinç Akkoyunlu
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nagehan Denk

8 Ekim 2025

Kız Kulesi'nden Prens Adalarına Kalp K..

Kökleri İstanbul’da atılmış, sırlarla dolu bir roman Kalp Kırıklığı Kitabı.Onun adı, Sare. Hayatının daha yirmilerine varamadığı genç yaşında pek çok badire atlatmış, yaşamını annesi ile birlikte sürdürdüğü Cambridge şehrinin kalabalığı içinde..

Devamı..

Savaşın Gölgesinde Çocukluk

B. Y. Genç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024