Gustav Klimt Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Gustav Klimt Hakkında Bilinmesi Gerekenler


Twitter'da Paylaş
0

“Benim hakkımda bir şey bilmek isteyenlerin eserlerime dikkatlice bakmaları, ne olduğumu ve ne yapmak istediğimi anlamaya çalışmaları yeterli.” – Gustav Klimt

Gustav Klimt (1862-1918) sembolizmin ustalarındandı. Tuvalleri, duvar resimlerini ve mozaikleri dolduran, detaylı bir şekilde dekore edilmiş figür ve desenlerde, cinselliği ve insan ruhunu işledi. Çoğu zaman eserlerinin verdiği mesajların (zevk, cinsel özgürlük ve insanın acı çekmesi) üstü hafifçe örtülüdür. Daha cüretkâr olan eserleri söylentilere yol açsa da zamanın soyluları eserlerine bayılıyorlardı ve onları resmetsin diye sık sık Klimt’i görevlendiriyorlardı. Çağdaşları, cinselliği, mimikleri ve atmosferi yansıtış tarzına hayrandılar. Rodin, 14. Viennese Secession Sergisi’nde Klimt’in Beethoven Frizi (1902) adlı eseri ile ilgili şöyle dedi: “Çok trajik ve ilahi.” Genç Avrupalı empresyonistler onu kahramanlaştırdı. 

Bugün Klimt'in çalışmaları bizi hâlâ büyülüyor. Diğer sanatçılara kıyasla, eserleri çok daha fazla satılıyor. Çoğumuz Klimt’i 1907 tarihli Öpücük eseriyle tanıyoruz: İki figür birbirine sıkıca sarılmış, sanatçı bedenlerini altınla işlenmiş kumaşla birbirine bağlıyor. Soldaki figür dik köşeli dikdörtgenlerle süslenmiş, kadın ise dairelerle çevrelenmiş. Ancak ressamın yaşamına ve diğer eserlerine dair bilmediğimiz birçok önemli detay bulunuyor. 

Klimt kimdi?

Klimt özel hayatı ya da işinden bahsetmeyi sevmezdi. Bir keresinde “İlginç bir insan olmadığıma eminim. Benimle ilgili özel bir şey yok. Her gün sabahtan akşama kadar çalışan bir ressamım,” demişti. Öte yandan ardında bıraktığı detaylar, farklı bir hikâye anlatıyor:

  • Klimt sanatını tutkuyla icra eden, resim yaparken kaftan giyen, utangaç ama büyüleyici, kedisine tapan ve kadınlara hayranlık duyan bir insandı. Evlenmemesine rağmen on dört tane çocuğun babası olduğu ve birçok sevgilisi olduğu söyleniyor. 
  • 1862 yılında Avusturya'nın Baumgarten kentinde doğdu. Babası altın ve gümüş oymacısıydı. Yedi kardeşinden birkaçı gibi, Klimt de babasının yolundan gitti. On dört yaşındayken, Viyana'daki Uygulamalı Sanatlar Okulu'na kaydoldu, fresk ve mozaik gibi çeşitli konular üzerinde çalıştı.
  • Kendini derslerine adayan bir öğrenciydi ve zamanının büyük bir kısmını Viyana'daki müzelerde antika vazolar gibi eserleri inceleyerek ve Titian’ın eseri Isabella d'Este (1534-36) gibi resimleri kopyalayarak geçirdi. Klimt ve erkek kardeşi Ernst girişimciliklerini erken yaşta gösterdiler. Fotoğraflarda bakılarak resmedilmiş portreler sattılar ve bir kulak uzmanı için teknik çizimler yaptılar. Bu projeler, Klimt'in insan formuna dair bilgisine katkıda bulundu.
  • Klimt aynı zamanda duvar ve tavan resimleri gibi dekorasyon içerikli siparişler alıyordu. 1880'lerin sonunda, klasik temalar ve mitolojik figürlerin yer aldığı duvar resimleri yaptı. Klimt bu tarz eserleriyle, onu daha sonra Burgtheater’daki freskleri nedeniyle liyakat nişanı ile ödüllendirecek olan İmparator Franz Josef'in dikkatini çekti. 
  • Klimt’in yaşadığı süre boyuncs Viyana sanatsal deneyler ve gerilemeyi içeren bohem bir şehirdi. Klimt, mimar Otto Wagner, besteciler Gustav Mahler ve Arnold Schönberg ve psikanalist Sigmund Freud gibi genç sanatçılar ve entelektüellerin başlattığı avangart kültürel akım, devlet ve geleneksel sanat kurumları tarafından engellenmeye çalışılıyordu. Bu ortamda sanatını icra etmeye çalışan Klimt arzu, hayaller ve ölümlülüğe dair düşüncelerini, sembollerle ördüğü sanatı aracılığıyla aktardı. “Benim hakkımda bir şey bilmek isteyenlerin eserlerime dikkatlice bakmaları, ne olduğumu ve ne yapmak istediğimi anlamaya çalışmaları yeterli,” yorumunda bulundu.

Müzik, 1985

Klimt’e ilham veren neydi?

Kariyerinin başlarında Klimt, Hans Makart’ın ayrıntılı tarih resimlerinden büyülendi. Yunan tanrılarının ve mitolojik figürler aracılığıyla insan formuna olan ilgisini keşfedebileceğini gördü. Ancak Klimt okulu bıraktıktan sonra, yirmili yaşlarının sonundayken Viyana avangardından giderek daha fazla etkilenmeye başladı. Çağdaşlarının entelektüel isyanları onu büyüledi. Böylece Klimt, klasisizm, rasyonellik ile natüralizmi destekleyen ve resme daha geleneksel yaklaşan görüşleri reddetmeye başladı. 1890’da Kunsthistorisches Müzesi için sanat tarihini yansıtan büyük bir duvar resmini çizme görevini üstlenerek risk aldı: Mısır'dan Rönesans'a kadar her aşamayı kadın figürleriyle temsil etmeyi seçti. Klimt'den önceki sanatçıların yaptığı tarihsel ve alegorik resimlerden farklı olarak, kullandığı figürleri tanrısal özelliklerle donatmadı, aksine onlara insansı özellikler verdi. Ancient Greece II (Girl from Tanagra, 1890–91) eserindeki figür efsanevi bir varlıktan ziyade, gerçek bir kadına benziyor. Klimt’in resmettiği, hem baştan çıkarma hem de yıkma gücüne sahip, etkileyici kadınların ilklerindendi. 

Judith ve Holofernes Başkanı, 1901

1897'de Klimt, sanatçı ve tasarımcı arkadaşlarından bazıları ile daha geleneksel ressamlar topluluğu olan Viyana Sanatçılar Derneği'nden ayrıldı. Secession (“eski güçlere karşı isyan” anlamına gelen eski bir Roma terimi) adı verilen daha radikal bir topluluğun lideri oldu. Klimt’in ilham kaynağı başlıca avangart akıma hâkim olan psikoloji ve cinselliğe dair sorgulamalar oldu. Klimt'in kadın formuna olan ilgisi bu temalarla karıştı ve kadın tasvirlerinde daha fazla risk almaya başladı. Judith ve Holofernes Başkanı (1901) eserinde saldırganının başını tutan güçlü bir kadın figürünü resmetti. 

Kadınlar her zaman Klimt’in resmetmekten en çok haz aldığı figürler oldu. 1900'lerin başlarında, kadın tasvirlerini insani duyguları yansıtmak için kullandı. Viyana sanat kurulu Klimt’in eserlerinden memnun değildi, eserlerinde kullandığı, cinsel özgürlük gibi konuları destekleyen temalara karşı çıktılar. Klimt bunun üzerine, “Sansürden bıktım, devletten gelen her türlü desteği reddediyorum,” dedi. Goldfish (1901-02) eserini yarattı ve eseri, eleştirmenlere atfetti. Eser poposunu izleyiciye gösteren bir su perisini resmediyor. 

Kısa bir süre sonra İtalya’nın Ravenna kentine gitti ve burada yaldızlı boyayı kullanan Bizans sanatıyla tanıştı. Ünlü “Altın Dönemi” bu karşılaşmadan doğdu. Portre siparişlerinde tasvir ettiği kıyafetlerde altın, kırmızı, mavi ve yeşil renklerini sık sık kullandı.

Hayat Ağacı, 1905

Klimt 55 yaşında felçten kaynaklanan komplikasyonlar nedeniyle ölümüne yaklaştığında, yaşam döngüsüne yaptığı referanslar resimlerinde daha sık görülmeye başlandı. Örneğin, Hayat Ağacı (1905) son eserlerinde tekrar eden bir sembol hâline geldi. Eser, sanatçının en sevdiği temaları bir araya getiriyor: Çiçekler, kadınlar ve sürekli değişen mevsimler.

Beethoven Frizi, 1902

Klimt’in eserleri neden önemli?

Klimt sanatsal geleneklerden kopmada büyük bir cesaret gösterdi. Doğalcılık ve klasisizmin katı prensiplerini yerle bir eden bir dönem başlattı. Arzularını ve duygularını açıkça belli eden insan figürlerini tasvir etmeyi seçti. Öğrencisi Schiele’nin öncülük ettiği Viyana ekspresyonizmini etkiledi. Duvar resimleri ise Bauhaus ve Rus konstrüktivizmine öncülük etti. 

Klimt kariyerinin ilerleyen zamanlarında da etkili olduğunu kanıtlamaya devam etti: Altın Dönemi’ne ait resimler ve ölümünden hemen önce yaptığı manzaralar sırasıyla Art Nouveau ve kübizmin gelişinin habercisiydi.

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Artsy)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR