Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

2 Nisan 2020

Felsefe

Koronavirüse Verilen Tepkilerin Ahlak Felsefesindeki Yeri

John Authers

Paylaş

1

0


Şimdilik, Batı devletlerinin uyguladığı yaklaşım Rawls’un felsefesine daha yakın. Siyasetçiler, yurttaşları koruma görevini üstlendi. Halk da herkesin iyiliği için gönüllü tecrit altında. Ama bunun ne kadar devam edeceği muallak. Salgın daha da ciddileşirse, umalım ki bu anlayış da etki alanını arttırsın.

Koronavirüs salgını insanlık için bir sınav. Sadece tıbbi kapasiteyi, siyasi iradeyi değil, ayrıca tahammülü, müsamahayı, insanlığın ahlaki kararlar verirken, kişisel ve toplumsal davranışlar sergilerken göz önünde bulundurduğu etik düşünceleri de test ediyor.

Bireyler toplumdan ne bekleyebilir? Toplum bireylerden ne bekleyebilir? Başkaları benim için fedakârlık yapmalı mı? Ya ben başkaları için fedakârlık yapmalı mıyım? Salgın herkesi, birçok filozofun cevapladığı ve şimdi hiç olmadığı kadar pratik şekillerde karşımıza çıkan sorularla yüzleştiriyor. Modern dünyanın toplumsal adalete dair düşüncelerini etkilemiş birden fazla filozof bulunuyor. Her birinin doğru ve yanlışa yönelik ortaya attığı kuramlar bugünlerde çarpışıyor.

Rawlsçu Denemeler

Farkında olmasa da çoğu Batılı, Harvard Üniversitesi profesörü John Rawls’un fikirlerine yakın bir duruş sergiliyor. “Bilgisizlik peçesi” altında, yani toplumsal statüsü hakkında hiçbir şey bilmeyen kişilerin nasıl bir toplumsal düzen oluşturacağını bulmaya çalışan Rawls, tam bir eşitlik yaratılmasa da herkesin en kötü durumda olacak sınıfa dâhil olmaktan korkup bugünkü refah devletine benzer önlemleri destekleyeceği sonucuna ulaşıyor. Rawls, en temel ihtiyaçların karşılanmasını ve yükselme olasılığını toplumsal ve siyasal adaletin dayanağı olarak görüyor. Rawls’un 1971 tarihli kitabı Bir Adalet Teorisi, “ortanın solundaki” ekonomik yöntemlerin fikirsel gerekçesini oluşturuyor.

Bilgisizlik perdesi görüşü, Batı hükümetlerin çoğunun hamlelerinde geçerliliğini koruyor gibi görünüyor. Toplumlar seferberlik halinde ve hükümetler, tecrit uygulayarak güçsüz kesimlerde görülecek can kayıplarını engellemek için elinde yeni yetkiler topluyor.

Faydacı Teklifler

19. yüzyılın İngiliz filozofu John Stuart Mill’le birlikte anılan faydacılık (yararcılık, utilitarianism) anlayışı, yöneticilerin “toplam mutluluğa” ya da “faydaya” bakması ve olabildiğince fazla kişi için olabildiğince fazla iyiliği getirecek kararlar almaya çalışması gerektiğini söylüyor.

Victoria Devri İngiltere’sinde bu fikir epey radikaldi. Bu anlayış, toplumun bir felaketle karşı karşıya olduğunu kabul ederek zararı en aza indirmeye çabalamayı yapabilecek en mantıklı davranış olarak görüyor. Faydacı anlayış, bazı kişilerin feda edilebileceği iddiasının önünü açıyor.

Açıkça ortaya konan faydacı fikirler bugün de sınırı aşan görüşlermiş gibi görünüyor. Geçen haftalarda İngiliz Başbakanı Boris Johnson’ın baş danışmanı, halkın hastalığa yakalanmasına izin vererek ekonomiyi koruyacaklarını ve ülke çapında “sürü bağışıklığı” siyaseti güdeceklerinden bahsederken birkaç emekli ölecekse bile bunun çok üzücü olduğunu ama yapacak bir şey olmadığını söylemişti. Bu açıklama güçlü bir itirazla karşılaştı ve başbakan tarafından da reddedildi.

Mill’in kendisi de ekonominin insan yaşamının önüne konmasını kabul etmezdi ancak buradaki faydacı hesap, yaşanacak ekonomik durgunluğun daha yaygın bir sefalete sebep olması halinde ortaya çıkacak mutsuzluk. Bu sebeple, şimdilik nahoş sonuçları yüzünden rafa kaldırılan faydacı politikalar, önümüzdeki aylarda tekrar yüzeye çıkabilir.

Liberteryen Eylemler

Köklerini Aydınlanmacı filozof John Locke’a kadar takip edebileceğimiz ve modern dünyada yeniden Ayn Rand’la yeniden canlanan bu görüş, insanın kendi için yaşama hakkı olduğunu ve başkalarının düzenine uyması gerekmediğini savunuyor. Yine Harvard’dan profesör Robert Nozick, Rawls’a yanıt şeklinde bir düşünce deneyi tasarlayarak herhangi bir toplumsal yapı bulundurmayan ütopik dünyaya düşen insanların nasıl bir devlet kuracağını hayal etti. Yazar William Golding’in de Sineklerin Tanrısı romanıyla olası cevaplardan birini verdiği bu deney sonucunda Nozick, epey sınırlı, sadece bireyleri ve hakları koruyan bir devlet mekanizması kurulacağını iddia etti.

Koronavirüse verilen tepkiler, devlet yetkilerini fazlasıyla genişlemesine sebep olurken bireysel hakların da tartışmaya bile yer bırakmadan sınırlanmasına yol açtı. Elbette uygulanan tecritlere, bireysel hakları yok ettikleri gerekçesiyle liberteryen karşı çıkışlar yaşandı. Örneğin birçok kişinin panikle devasa alışverişler yapması, tıbbi malzeme istifi gibi eylemler Rand’ın öne sürdüğü kendini koruma ve öne koyma fikrini yansıtıyor. Ve bu fikirler, birkaç hafta sonra daha çekici görünebilir.

Komüniteryen Destekler

Bireysel hakların önemli olduğunu ama toplumsal düzenden daha önemli olmadığını savunan bu felsefe kökenini antik Yunan düşünürlerinden alıyor. Yine Rawls’a cevap niteliğinde bir çalışma yapan Michael Sandel, adaletin boşlukta ya da bir bilgisizlik perdesinin ardında belirlenemeyeceğini, toplumsal anlayışa dayanması gerektiğini söylüyor ve kamu yararına dayanan bir adalet teorisi açıklıyor.

Geçen hafta verdiği röportajda Sandel ,“Kamu yararı, toplum olarak birlikte nasıl yaşadığımızla ilgili. Birlikte kovaladığımız etik ilkeler, paylaştığımız yarar ve yük, birbirimiz için yaptığımız fedakârlıklarla ilgili” diyor.

Virüs de tam olarak bu noktaya saldırarak bizi toplumsal yaşamdan mahrum bırakıyor. Dünya genelinde komüniteryen fikirlerin kendini gösterdiğini görmek güç değil: Tecritteki halk camlarına ve balkonlarına çıkarak ülkenin sağlık emekçilerini alkışlıyor. Bu tür eylemler, toplum olmanın yapıtaşlarından biri.

Ancak komüniteryen aynı zamanda muhafazakâr düşüncelere de itebiliyor. ABD’de bir vali yardımcısı, ülkenin tamamının yaşlılar için kendini feda etmemesi gerektiğini söylerken faydacı değil, komüniteryen bir iddia atıyordu ortaya. Bu hikâyeye göre yaşlılar ülkelerini sıkıntıya sokmamalı ve torunları için daha kötü bir yer haline getirmemeli.

Herkes için Rawls

Şimdilik, Batı devletlerinin uyguladığı yaklaşım Rawls’un felsefesine daha yakın. Siyasetçiler, tıpkı kendilerinin korunmak isteyeceği şekilde tüm yurttaşları koruma görevini üstlendi. Halk da herkesin iyiliği için gönüllü tecrit altında.

Bunun ne kadar devam edeceği muallak. Birçok kişi, burada bahsi geçen diğer anlayışlara daha yakın hissediyor olabilir. Salgın daha da ciddileşirse, umalım ki bu anlayış da etki alanını arttırsın.

Bloomberg'deki yazıdan kısaltarak çeviren: Ata T.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Resimli Puslu KıtalarRuhi U. Karakurt
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Halil Yörükoğlu

24 Ağustos 2025

Banu Yıldıran Genç: “Okur problemimiz ..

Edebiyatta yeteneğe çok inanmam ama dilde sanırım biraz inanıyorum.Halil Yörükoğlu: Sevgili Banu,klasik bir girişle yani nasılsın demekle başlayacaktım ama hemen aklımdaki soruya geçmek istedim. Dünyanın herhangi bir yerinde..

Devamı..

Evlilik Hakkında Konuşmalıyız

B. Y. Genç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024