Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

24 Ekim 2022

Kitap

Küçük Domates*'ten Mektuplar

Nagihan Kahraman

Paylaş

1

0


Metin, macera peşinde koşarken bir yandan da ötekileştirme, eşitlik, adalet ve ön yargıları kırma gibi temel izlekleri de takip ediyor.

On iki yaşında olduğunuzu ve bir sebepten hapiste olan öz babanızdan ansızın bir mektup aldığınızı hayal edin bir an için. O yaşınıza kadar hiç görmemişsiniz babanızı ve suçlu olduğunu düşündüğü için anneniz babanız hakkında konuşmaya dahi tahammül edemiyor. Peki ya sanıldığı gibi suçlu değilse? Haksız yere yıllardır hapisteyse? On iki yaşındaki bir çocuk için oldukça sarsıcı bir durum elbette bu. Öte yandan baba açısından da suçsuz olduğunuza inanan tek kişinin çocuğunuz olduğunu varsayalım. İşte tam da bu konu etrafında dönen bir kitaptan bahsedeceğimi sizlere: Zoe’nin Masasından.

On ikinci yaş gününde böyle bir mektup alan bir kız Zoe. Annesi ve beş yaşından beri de baba diye hitap ettiği üvey babasıyla yaşıyor. En büyük hayali bir gün büyük bir pasta şefi olmak ve bunun için de televizyondaki yarışma programlarına katılmanın yollarını arıyor. Günleri bu hayali ve okuldaki arkadaşları ile geçen, “normal” bir hayatı olan Zoe’nin gündemi hapishanedeki babası Marcus’tan aldığı mektup ile değişir. O güne kadar hiç görmediği ve annesi tarafından iletişim kurmasının engellendiği babası hakkında meraka düşer. Sonrasında kendini fark etmeden bir maceranın içinde bulur. Hapishanedeki babadan alınan mektup ile macera fikri garip gelebilir başta, fakat yazarın yapmak istediği tam da bu, ön yargıları yıkmak! Kitabın yazarı Janae Marks yaratıcı yazarlık alanında yüksek lisans yapmış ve yayıncılık sektöründe tecrübeli biri. Gençlik romanları oldukça ses getirmekle birlikte, gençler için yazmaya başlamadan önce üç adet yetişkin kitabı kaleme almış. Ayrıca bu eserin devam kitabını da yazan Marks, bir yandan da 2023’te yayımlanacak olan üçüncü kitap için çalışmalarını sürdürmekte. Geçtiğimiz günlerde Genç Timaş’tan çıkan bu eserin çevirisi ise Gizem Şakar’a ait.

Zoe’nin Masasından iki koldan ilerleyen bir roman. İlki Zoe’nin birlikte yaşadığı annesi, babası, büyükannesi ve arkadaşlarından oluşan gerçek dünya. Bu romanın birincil katmanı. Burada Zoe’nin en büyük hayali ileride başarılı bir pasta şefi olmak; bu yüzden devamlı cupcake tarifleri deniyor ve kendi orijinal tarifini bulmak için çabalıyor. Diğeri ise öz babası Marcus’tan aldığı mektupla başlayan ve mektuplaşmalarıyla devam eden dünya. Bu ikincil katmanda babasının gerçekten suçsuz olma ihtimali mantıklı geliyor ve bunu araştırmaya başlıyor kendi gücünün yettiği ölçüde. Bunu yaparken de alışık olmadığı durumlar içinde buluyor kendini. Bu araştırmaya ve mektuplaşmalara annesinden habersiz, sadece büyükannesinin bilgisi dahilinde devam ettiğinden de içten içe suçluluk duyuyor. Ama babasının suçsuz olduğunu kanıtlayabilecek en ufak bir ipucunun annesini de yumuşatacağını biliyor. Böylece biz de kitabı okurken, adalet peşinde koşan ve gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışan on iki yaşındaki bu kızın rüzgarına kapılıp gidiyoruz.

Metin, macera peşinde koşarken bir yandan da ötekileştirme, eşitlik, adalet ve ön yargıları kırma gibi temel izlekleri de takip ediyor. Siyahi bir aileye sahip olan Zoe, “beyaz” olan babası Paul ile birlikte dışarıda iken başkalarının garip bakışlarına maruz kalır örneğin. Ya da öz babası Marcus da bir siyah olduğu için bahsedilen olayda yeterince dinlenmemiş ve onun için gerekli mücadele verilmemiştir zamanında. Teninin siyah olması suçlu bulunması için yeterlidir. Bunlar gibi pek çok durumu detaylıca okuyoruz romanda. Bu yönden oldukça bilinçlendirici ve duyarlılık geliştirici buldum eseri. Üvey babası Paul, burada iyiliğin ve hoşgörülü olmanın da timsali gibi resmedilmiş. Bu açıdan da yazar herkes kendi davranışlarına göre değerlendirilmeyi hak eder mesajı veriyor. Elbette bir diğer önemli şey roman boyunca adaletin sağlanması ve gerçek suçlunun bulunması teması. Oldukça kasvetli ve tetikleyici bir yere sürüklenebilecekken yazarın dili ve doğru yerlere parmak basması sayesinde kitap çok bilgilendirici olmuş. Ayrıca roman boyunca Zoe ve Marcus arasındaki mektuplaşmalarda şarkı önerilerine rastlıyoruz. Özellikle de Stewie Wonder şarkıları odakta. Hatta bu şarkıların çalma listesine Spotify üzerinden de ulaşılabiliyor ki bu da genç okuyucuları oldukça etkileyecektir diye düşünüyorum. Bu konulara merakınız varsa Zoe’nin bu sürükleyici macerasını kaçırmamalısınız. Kitabın film haklarının da Disney Branded Television tarafından alındığını yazıyı bitirirken bir müjdeli haberi olarak vermek isterim. İyi okumalar!

 

*Hang on Little Tomato, Pink Martini

Kapak Fotoğrafı: Jerri Graham Photography

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Kızıl Saçlı GeceA. Ömer Türkeş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tuba Karamuklu

25 Nisan 2025

Kaygı Robotu: Çocukların Kalbindeki Se..

Biz ne zaman neşemizi kaybettik? Belki de çocukların kaygıları üzerine bu kadar az konuşmamızdan.Günümüz ebeveynlerinden biri olarak, bugünün ebeveynlerinin maruz kaldığı baskıların çocuklara da doğrudan yansıdığını fark ediyorum. Bu da haliyle, kaygı..

Devamı..

Traktör Yürüyüşünde Taşralı Melankolin..

Josef Kılçıksız

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024