Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

19 Temmuz 2024

Kitap

Libido öldü! Yaşasın Libido!

Aynur Kulak

Paylaş

0

0


Libido Zirvesi kitabında Freud’un “Libidinal ekonomi” dediği saptamanın, “Libidinal ekoloji” ye nasıl dönüştüğünü okuyoruz.

Kültür teorisyeni akademisyen yazar Dominic Pettman tarafından kaleme alınan Libido Zirvesi / Seks, Ekoloji ve Arzunun Çöküşü, Ayrıntı Yayınları Lacivert Kitaplar serisinden Oya Gürbahçe Teoman çevirisi ile geçtiğimiz ay yayımlandı. Kitabın ilk çağrışımı aşk, hazlar, arzu kavramları üzerine bir düşünceyi beraberinde getiriyor. Fakat arka kapağını çevirdiğinizde bizi ilk karşılayan soru ilginç gerçekten: “Libidonun karbon ayak izi nedir?” İster istemez şunu düşünüyorum; bu soruyla tam olarak ne söylenmeye çalışılıyor? Daha doğrusu “Libido” ve “Karbon ayak izi” birleşimi ile ne anlatılmak isteniyor? Elimize ilk aldığımız andan itibaren çok soru sorduğumuz bir kitapla karşı karşıyaysak eğer, bu çok katmanlı bir kitapla karşı karşıya olduğumuz anlamına gelir.  Zira henüz Önsöz kısmında, sayfa 10’da Dominic Pettman şöyle çok kışkırtıcı ve merakımızı cezbedici bir cümle kuruyor: “Erotikleştirilmiş bir ekolojinin varlığı ve sonuçlarını henüz enine boyun düşünmedik.”

Libidinal Ekoloji Psişesi

Dominic Pettman’ın  bu cümlesi ile kitabın yazılma amacını bizimle paylaştığını anlıyoruz. İçinde yaşadığımız, çok konuştuğumuz, çokça yorumladığımız iklim krizi ve ekolojik denge meselelerinin yaşamı sürdürmekte birincil derecede etkisi olan cinsel dürtülerimiz ile –yani libidomuz ile- etkisini tartışmaya açan Pettman ilk vurgusunu elbette meseleyi enine boyuna düşünmemiş olmamıza yapıyor. Hemen ardından ikinci vurgu Freud üzerinden geliyor: “Çalışırız çünkü bu dünyadaki varlığımızı sürdürmemiz gerekir. Ancak işgücü fazlasını üretirken bir gözümüz erişilmez olandadır: Cinsel tatmin, erotik entrikalar, bedensel doyum ve benzeri şeyler. Freud hem psişenin farklı farklı seviyeleri arasında hem de psişe ve dünya arasında farklı erotik alışveriş yöntemleri için özel bir terim kullanmıştır: “Libidinal ekonomi.”

Libido Zirvesi kitabında Freud’un “Libidinal ekonomi” dediği saptamanın, “Libidinal ekoloji” ye nasıl dönüştüğünü okuyoruz. Freud’un kavramsal bakış açısının günümüze gelene kadar ne çeşit değişikliklere uğradığını, Antroposen dönem olarak adlandırılan insanlığın Dünya’ya olan etkisinin en üst düzeylere çıktığı günümüz koşullarında insanın çevre üzerindeki ölçülebilir ve hızlı artan etkisini daha iyi kavrayabilmemizi sağlıyor.

Şu saptamalar doğru olmasının yanı sıra çok da çarpıcı:  “Antropocen'in gelişi, erosun azalmasına, cinsel zevk ile insan üreme arasındaki bağın zayıflamasına ve dolayısıyla potansiyel olarak insan neslinin tükenmesine yol açıyor. Birbirimize anlamlı bir şekilde bakma kapasitemiz, huzursuz, teknolojik olarak geliştirilmiş bir zombi dürtüsüyle yer değiştiriyor. Zamanımızın çevresel krizi aynı zamanda ve aynı anda insan üreme ve kişilerarası yakınlık krizidir.”

Dikkate almayarak dışarda bırakabileceğimiz, sırtımızı dönüp yürüyebileceğimiz, yadsıyarak görmezden gelebileceğimiz tek bir saptama okuma şansımız yok Libido Zirvesi’nde. Bizler sevişen fanileriz ve libido hâlâ sıklıkla feminen ve anaç olarak kodlanan toprağı yağmalayan tehlikeli bir güç. Pettman bu gücü, “Libido “iyi ve kötünün ötesinde” olduğu için, insanlar şiddet ve huzursuzluğa mahkumdur.” sözleriyle açıklıyor.

Libidolarımıza dair çöküşü yaşadığımız aşikar ama en cafcaflı ve dünyayı bir kazan olarak düşünürsek içinde kaynatılan her kavramın en fokurdadığı dönemi yaşıyor olabilir miyiz? Ekoloji, aşk, seks, arzu, ihtiras beşlisinde her şey kontrol altında gibi sanki ama her şey çığırından da çıkmış gibi. İstekler, ihtiyaçlar, umutlar, arzular hepsine bağımlıyız gibi gelmiyor mu size? Makroekonomi ve mikroekonomi bağlamında ekonomi üzerine var edilen her şeyin erotik bileşeni olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz diyor Pettman. Bu görüşünü kitabın bölümleri boyunca çok güzel açıklayarak, neredeyse boşluk bırakmayacak şekilde şaşırtıcı gerçek verilerle açıklıyor.    

Doğanın Akıldışı Talebi

Seks, ekoloji ve arzunun çöküşünde akıldışı taleplerin inşa ettiği bir arka plan var. Bu gölgeli, karanlık, hatta yer yer alacakaranlık olan bu tarafı anlatmak için seçilebilecek en doğru kişi hiç şüphesiz gerçeküstücü olarak bilinen sosyolog, antropolog ve filozof George Bataille. Bataille’nin klasik ekonomiyi kastederek organizmalar ile toplumların “lanetlenmiş pay” olarak tabir ettiği, yani ilgilenmek zorunda bırakıldıkları bir durum var. “Lanetlenmiş pay” tam da içinde bulunduğumuz antroposen dönemini anlatan nefis bir tabir değil de, nedir? Ve özellikle Bataille’den şu harika alıntıyı yapmak zorundayım:

“Tüm takas yöntemleri –ister ticari ister hediye vermek isterse de kurban etmek şeklinde olsun- yaşamın kendi enerjik gücünden akan erotik bir taşkınlıkla garanti altına alınmıştır.” Pettman bu cümlenin hemen ardından Bataille’nin, “Bu gereklilik değildir.” dediğini de belirtiyor ve, “Tam aksine, yaşayan madde ve insanoğlunun temel problemleriyle karşı karşıya bırakan “lükstür”” cümlesini de alıntılayarak noktayı koyuyor. Fazlalığın her zaman gerçek kahraman olduğu noktada kıtlığın dikkati dağıtmak için öne çıkarıldığı ayan beyan ortada, öyle değil mi? George Bataille ve Dominic Petman ikisi de ayrı ayrı çok değerli bilim insanları gerçekten.  

Aşkın Doğal Felsefesi: “İnsan bir problemdir.”

Fransız yazar ve şair Remy de Gourmont’a ait olan bu söz insana dair bunu söylemekle kalmayarak şu kışkırtıcı, eksantrik tespitle devam ediyor; “İnsan tek başına şehvet düşkünüdür.”

Kavramsal ögelere yaslanan bir kurgu dışı yazarken sırtını yasladığın bilim insanları, felsefeciler, sosyologlar çok önemli. Özellikle de bu kurgu dışı insanın var oluşuna yönelik ise, insana dair yaşamdaki rotayı belirleyen cinsellik (üreme) arzu duyma, libidoyu zapt-ı rapt altına alma ve tüm bunların ekolojiye etkisini saptarken bunu nasıl anlatacağın yönünde yol yordam arama meselesine dönüşüyorsa. Petman birçok yerde, her fırsatta belirtiyor: “Libido doğası gereği ekolojiktir.”

Felix Guattari,  Gilles Deleuze, Donna Haraway, Roland Barthes. Bu şahane modern, çağdaş filozoflardan konuya çok uygun, yerli yerinde önemli alıntılar  yapıyor Dominic Pettman. Salt alıntı da yapmıyor üstelik. Konuyu açıyor, perspektifi genişleterek yeni alanlar katıyor. Net olan şu: Yeryüzündeki tüm canlılar gibi biz de “beslenme ve üreme” konusunda takıntılıyız.  Daha da net başka bir şey daha var: “En kıymetli insan varlığını kaybettik.” diyor Pettman, “Bağlanma, bütünleşme, keyif verme, hayati ve gelişen insani ilişkileri yeniden kurma beceresi.” İtiraz edemeyeceğimiz kadar doğru. Zira, örnek vermek gerekirse, çevremizle gerçekten organik bir ilişkimiz olsaydı “çevrecilik” siyasi bir seçenek veya çıkar yol olacak mıydı?

Ekoloji ile ilgili, insanın ekoloji ile ilgili bağı, köprüleri, oluşumları ile ilgili cinsellik ve üreme ile ilgili, “libidinal ekoloji” ile ilgili, “ekoseksüellik” ile ilgili dipnotları ile birlikte kesinlikle bir kaynakla karşı karşıyayız. Dominic Pettman işin bir de “Kuir” boyutunu anlatılıyor ki, kitabın bu kısımları ekolojik ilişki ve üremeler adına ufuk açıcı. Stratejik sanat dünyası ve ağırbaşlı yeniçağ felsefesini yaratan “Kuir” söylemlerin libidinal çevre hareketlerine katkısı yadsınamayacak düzeye gelmiş durumda. Bu konu için verilebilecek en iyi örnek tabii ki Judith Butler’ın Cinsiyet Belası kitabı.

Ezcümle bu şahane kaynak kitap ile ilgili tek bir cümle söyle deseler yine sözü Dominc Pettman’a veririm: “Libido öldü! Yaşasın libido!”   

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Kürk Mantolu Madonna'yı Fatih Akın Çek..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Adalet Çavdar

20 Mart 2026

İnsan Hikâyesini Neden Yeniden Yazar?

“Bir şeyi yalanlayan mekanizmanın aynı zamanda ispatın ta kendisi olduğunu; inanmadıklarımızın bize neye inandığımızı öğrettiğini. İnanç da tıpkı sevgi gibi bir mekanizmadır; kendini bir kalemde, ama her seferinde yeniden, yok oluşuyla ispatlayan.”(s. 145–146)İns..

Devamı..

Şiir ile kendini keşfetmek mümkün

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024