Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

20 Aralık 2020

Öykü

Mektup

Derman Gülmez

Paylaş

3

0


Sevgili Nazlı,

Canım Kardeşim Nazlı,

Bir mektup nasıl başlar?

Bu aralar çok içleniyorum kardeşim. İçerliyorum çok şeye. Sebeplerini biliyorsun. Bilmediklerin de eklendi ya böyle kâğıda kaleme sığmaz. Bir gün bir demlik çayla, ardından ikinci demliğe geçerken uzun uzun anlatacağım sana. Ara sıra çalan telefonlarda birden bir ağlamaktır çöküyor, dayanamıyorum; karşıdakine hıçkırık içinde ben seni sonra... ben... diyerek cümleyi bitiremeden bir vaveylaya benzer seslerle kapatıyorum. Çoklukla da açmıyorum telefonları bu yüzden. İşlerinde güçlerinde insanlar, iş yerlerinde benim ağlama sesime kafalarını takmasınlar şimdi; gün ortasında bir kederle sarsılmasınlar diye açmıyorum. Oysa sarsılsa ya herkes, gerçekten bir keder yarıya, sonra da o yarıya, derken o da yarıya bölünse de kimsenin kederi kimseye bir başına bunca yük olmasa ya.

Ah kardeşim. Günler böyle ağır, herkese ağır biliyorum. Ben şimdi zamanın çok gerisinde, elli yıl gerisinde hissediyorum. Bir eskilik, bir toz çöktü üzerime. Kaldıramıyorum. Buzdolabında bazen günlerdir bekleyen bir tas çorba oluyor. Isıtacak halim olmadığından, açlığımı duymaz oldum artık. Bir gün gibi hepsi. Hepsi, her şey bir günde oldu bitti sanki. Tek bir gün. Onca acı, onca açlık, onca yokluk. Takvim yapraklarını senelerdir azaltmıyorum. Öyle top top duruyorlar duvarda. Nasılsa içimde hiç geçmiyor yıllar.

Son mektubunda, “Bir evlilik neden sürer?” demişsin. Bunu seninle evvelden de çok konuşmuştuk. Belki bir gün bir sabah öylece çekip gideceksin. Ne ardında bırakacağın kitaplar, ne de annenin ölmeden önce sana çeyiz diye aldığı porselen takımlarının üstündeki çiçekler olacak aklında. Evliliğinin duvarlarına bütün umutlarını, yalnızlığını da asıp gidecek de sonra başka umutlar bulacaksın belki yürüğün yollarda. Bende cevabı yok ama kardeşim. Bazı cevaplar öyle bir soruyla bulunmaz zaten. Birden, ansızın gelen cevabı da yabana atma ama. O epeydir içinde dolanan sorunun, içinde olan yanıtın beden bulmuş hali olacak.  

Şimdi, ben bu ikinci, hatta üçüncü hayatımda yeniden, yine var olmaya çalışıyorum. Artık öyle çok şeyler bekleyerek, gözeterek değil. Fakat bu yıl, bu tek başıma geçireceğim bu yılın son gününde, bu mahsur kaldığım küçük yerde, bana yolladığın mektuplar, evdeki tek zengin şey olan senin seneler önce Kapadokya’dan alıp yolladığın şarap, bir de eski yılların takvimleriyle olacağım. Bir de karar verdim, sobaya bütün yılların, bu biriken, esnaftan aldığım bütün bu takvimlerin yapraklarını tek tek, gün gün sobaya atacağım. Sayacağım bir bir, Nisan on beş, Ocak sekiz, Aralık 30, 1998… İçimde biriken yılları tek tek atıp, bir gecede hepsini yaşanmış sayacağım. Derdim ya sana bir ara “direnmekten” başka yolumuz mu var diye… Yok kardeşim. Bazen unutursam bana hatırlat. Ali sorarsa beni, “Bilmiyorum” de. Bana da yazmıyor de. İnsan ablasını hiç mi merak etmez? Etmesin. Bir yıl daha geçsin böyle. Bir söz ver bana diyorsun ya, sözüm bu işte. Artık hiçbir takvim biriktirmeyeceğim. Bütün takvimlere o gün yaşanmadıysa bile –nasıl oluyor bilmesem de– uzun uzun bakıp o günü iyice bir belleyip mevsimine göre sobada yakacağım yahut toprağa gömeceğim. Sözüm olsun. Sen de karnındakini merak etme. Yalnız değilsin kardeşim. Yalnız değiliz.

Sevgiler,

Aysel.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Tıbbın Askeri Deyimlerle İstilasıFaik Çelik
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Adrien Rivierre

26 Ocak 2025

Makine Çevirisinin Bilişsel Kapasitemi..

Yeni bir dil öğrenmenin beynimizi doğrudan etkilediği uzun süredir bilinen bir gerçek ama bu etkinin boyutu hâlâ tartışma konusu. Makine çevirisi, yapay zekâ teknolojisindeki hızlı gelişmeler sayesinde kısa süre içinde hayatlarımıza ..

Devamı..

Antalya’nın En Büyüleyici Antik Kentleri

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024